

Vellini

Ryno de Marigny

Hermangarde

La marquise de Flers

La comtesse d'Artelles

le vicomte Prony

Mme de Solcy

Mademoiselle Divine des Airelles

La chanteuse

La dame de Pique
Paris aristokrasisinin göz bebeği olan genç ve yakışıklı Ryno de Marigny, toplumun saygı duyulan isimlerinden birinin torunu olan masum Hermangarde ile evlenmek üzeredir. Ancak bu evliliğin önünde devasa bir engel durmaktadır: Ryno’nun on yıldır kopamadığı, tutkulu ve yıkıcı bir ilişki yaşadığı İspanyol metresi Vellini. Toplumun dilinden düşmeyen bu skandal ilişki, Ryno’nun sadakatini ve onurunu her geçen gün daha fazla sorgulanır hale getirir.
Ryno, Hermangarde ile yeni bir sayfa açmak ve geçmişin hayaletlerinden kurtulmak istediğini iddia etse de, Vellini’nin büyüleyici ve karanlık cazibesi onu tekrar derin sulara çekmektedir. Bir yanda saflık ve toplumsal kabul, diğer yanda ise tenin ve ruhun dizginlenemez arzusu vardır. Film, bu iki uç nokta arasında sıkışan bir adamın trajedisini ve aristokrasinin ikiyüzlü ahlak anlayışını cesur bir perspektifle beyazperdeye yansıtır.
Filmin en çarpıcı performansı kuşkusuz Vellini karakterine hayat veren Asia Argento’dan geliyor. Argento, vahşi, tahmin edilemez ve tutku dolu İtalyan-İspanyol metres rolünde adeta devleşiyor. Onun kaotik enerjisi, aristokrasinin donuk ve kuralcı dünyasıyla muazzam bir tezat oluşturuyor. Ryno rolündeki Fu'ad Aït Aattou ise ilk oyunculuk deneyimi olmasına rağmen, arzuları ve görev bilinci arasında parçalanan bir adamı büyük bir kırılganlıkla canlandırıyor.
Efsanevi oyuncu Roxane Mesquida ve tecrübeli isim Michael Lonsdale gibi sanatçılar, filmin editoryal gücünü pekiştiren performanslar sergiliyor. Özellikle aristokratik kuralları temsil eden yan karakterler, filmin soğuk ve mesafeli atmosferini güçlendirerek, ana karakterlerin sıcak ve yıkıcı tutkusunu daha belirgin hale getiriyor.
Yönetmen Catherine Breillat, bu filmde Barbey d'Aurevilly’nin klasik romanını sinemaya uyarlarken alışıldık dönem filmi estetiğinin dışına çıkıyor. Metres, şık kostümler ve görkemli mekanların ardında, cinselliği ve duygusal vahşeti en çıplak haliyle tartışmaya açıyor. Breillat’nın sinema dili, karakterlerin içsel acılarını ve fiziksel çekimlerini izleyicinin teninde hissettirecek kadar yakın planlarla örülü. Tempo, bir tutkunun anatomisini çıkarmak istercesine yer yer ağırlaşsa da, gerilim bir an bile düşmüyor.
Klasik dönem dramalarından hoşlanan ancak bu türde daha cesur, karanlık ve kışkırtıcı bir anlatım arayan izleyiciler için bu yapım vazgeçilmezdir. Arzunun doğasını ve toplumsal maskeleri sorgulayan bir platform filmi arayışındaysanız, Catherine Breillat’nın bu eseri size aradığınız derinliği sunacaktır. Asia Argento hayranları ve Fransız sinemasının "yeni ekstrem" dalgasına ilgi duyanlar için de oldukça etkileyici bir seyir vaat ediyor.
Film, aşkın sadece bir duygu değil, aynı zamanda fiziksel bir hapis ve ruhsal bir işkence olabileceğini çok iyi analiz ediyor. Benzeri dönem filmlerinin aksine, romantizmi idealleştirmek yerine onun en yıkıcı ve bencil yanlarını gösteriyor. Görsel bir şölen sunan sinematografisi ve Asia Argento’nun unutulmaz performansı, Metres'i sıradan bir dram olmaktan çıkarıp modern bir başyapıta dönüştürüyor.
Arzu ve Saplantı: Geçmişin ve tenin bitmek bilmeyen çağrısının mantığın önüne geçmesi.
Toplumsal Maskeler: Aristokrasinin dışarıdan mükemmel görünen ama içeriden yozlaşmış ahlak yapısı.
Masumiyet ve Günah: Hermangarde’ın temsil ettiği saflık ile Vellini’nin temsil ettiği karanlık tutku arasındaki çatışma.
Sadakat: Bir erkeğin verdiği sözler ile kalbinin (ve bedeninin) gerçekte kime ait olduğu sorunsalı.
Eğer aristokrasi, yasak ilişkiler ve tutku dolu dönem hikâyelerini seviyorsanız, Dangerous Liaisons (Tehlikeli İlişkiler) veya The Age of Innocence (Masumiyet Çağı) sizin için doğru adresler olabilir. Ayrıca, cinselliği ve kadın-erkek ilişkilerini benzer sertlikte ele alan diğer Catherine Breillat yapımları ve sanat filmi kategorisindeki iddialı Fransız dramları Metres ile benzer bir tatta olacaktır.
Film, 2007 Cannes Film Festivali'nin ana yarışma bölümünde yer alarak büyük ses getirmiştir.
Başrol oyuncusu Fu'ad Aït Aattou, yönetmen Catherine Breillat tarafından bir kafede tesadüfen keşfedilmiştir.
Filmdeki kostümler ve dekorlar, 1830’ların Fransa’sını en ince ayrıntısına kadar yansıtmak üzere büyük bir titizlikle hazırlanmıştır.
Evet, film 19. yüzyıl yazarlarından Barbey d'Aurevilly’nin 1851 yılında yayımlanan aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır.
Evet, yönetmen Catherine Breillat’nın tarzı gereği filmde arzuyu ve fiziksel çekimi vurgulayan cesur sahneler yer almaktadır.
Film, seçim yapmanın ötesinde bir tutku hapsini işlediği için izleyiciye karakterin içsel karmaşasını son ana kadar hissettiren bir final sunmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...