

Ela

Ali

Süleyman
Muna
Aysa

Hasan

Ahmet
Ayşa
Zeynep
Halid
Muna, Gazze’de ailesiyle birlikte yaşayan 6 yaşında küçük bir kız çocuğudur. Bir gece, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın sırasında evleri darmadağın olur. Muna, büyük bir panik ve kargaşa içerisinde ailesinden ayrı düşer ve bir mutfak dolabına saklanarak hayatta kalır.
Ertesi sabah uyandığında ne evini ne de ailesini bulabilir. Tek başına, savaşın gölgesindeki sokaklarda ailesini ararken yolu; Yeryüzü Doktorları ekibiyle bölgeye gelen Türk doktorlarla kesişir. Özellikle Doktor Ela, Muna'nın yaşadığı travmayı atlatması ve ailesini bulması için her şeyi riske atarak ona yardım etmeye karar verir. Film, savaşın ortasında kalan masumiyetin ve dil, din, ırk gözetmeksizin uzatılan bir yardım elinin hikayesini spoilersız bir dille aktarıyor.
Filmin kadrosunda hem Türk hem de yabancı oyuncular yer alıyor:
Pınar Alabora (Ela): Muna'ya kol kanat geren idealist Türk doktoru canlandırıyor.
Leyla Göksun: Doktor ekibinin bir diğer önemli ismi.
Turgay Aydın: Hikayenin dramatik yapısını güçlendiren performansıyla dikkat çekiyor.
Kaan Çakır: Sert ve gerçekçi sahnelerde rol alıyor.
Muna: Filmin kalbi olan küçük kızı canlandıran çocuk oyuncu, hiç konuşmasa bile bakışlarıyla izleyiciyi derinden etkiliyor.
Yönetmen koltuğunda Serdar Gözelekli oturuyor.
Muna, siyasi bir tartışmadan ziyade "insan" odaklı bir hikaye anlatmayı tercih ediyor. Savaşın en çok çocukları nasıl yaraladığını, onların hayallerini nasıl yıktığını çok yalın ama bir o kadar da sert bir dille gösteriyor. Filmin büyük bir kısmı gerçekçi mekanlarda çekilmiş olup, savaş atmosferi izleyiciye oldukça başarılı bir şekilde hissettiriliyor.
Toplumsal dramları sevenler, savaşın insani boyutuna odaklanan hikayelerden etkilenenler ve çocuk odaklı dramları takip edenler için mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. Eğer Nadine Labaki’nin Kefernahum filmini veya Hayat Güzeldir (Life is Beautiful) gibi trajik ama umut dolu yapımları seviyorsanız, bu etkileyici film tam size göre bir platform filmi.
Film, haber bültenlerinde sadece birer "sayı" olarak gördüğümüz hayatların aslında ne kadar büyük trajediler barındırdığını hatırlatıyor. Küçük Muna'nın sessiz çığlığı, izleyicinin vicdanına dokunuyor. Aynı zamanda zor şartlar altında görev yapan gönüllü doktorların mücadelesine de ışık tutması bakımından oldukça değerli.
Masumiyetin Kaybı: Savaşın ortasında kalmış bir çocuğun dünyayı algılama biçimi.
Yardımlaşma ve Empati: Hiç tanımadığın birinin acısını sahiplenmek.
Umudun Peşinde: En karanlık anlarda bile ailesine kavuşma inancını yitirmemek.
Bu tarz dokunaklı dramları sevdiyseniz; Lübnan iç savaşını anlatan İçimdeki Yangın (Incendies), Suriye'deki durumu işleyen Kapımdaki Savaş veya yerli sinemadan Ayla gibi yapımları da listenize ekleyebilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...