

Üsteğmen Oğuz Çağlar

Uzman Çavuş Bekir Özbey

Kurmay Yarbay Veysel Gökmusa

Ceyda Balaban

Astsubay Kademeli Kıdemli Başçavuş Mustafa Şahin

Astsubay Kıdemli Üstçavuş Arif Sayar

Astsubay Kıdemli Çavuş Baybars Yücel

Astsubay Kıdemli Başçavuş Eşref Çullu

Nabat

Boran
Oğuz ve Bekir, ilk filmde yaşadıkları travmatik ve kahramanca olayların ardından yedi yıl geçmiş, ikisi de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en seçkin birliği olan Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler) saflarına katılmıştır.
Film, Kuzey Irak’ta terör örgütü tarafından infaz edilmek üzere olan muhalif bir gazeteciyi kurtarmak için gönderilen yedi kişilik bir timin (Fırtına Getiren) hikayesine odaklanır. Ancak görev, sadece bir kurtarma operasyonu olmaktan çıkarak, vicdani bir sınav ve hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Tim, gazeteciyi kurtardıktan sonra bir köydeki çaresiz insanları korumak için, sayıca kat kat üstün olan bir düşman birliğine karşı durmaya karar verir.
Film, karakterlerin derinliği ve oyuncuların fiziksel hazırlığıyla öne çıkar:
Çağlar Ertuğrul (Oğuz): Daha sakin ve stratejik düşünen karakterin profesyonel gelişimini yansıtıyor.
Ufuk Bayraktar (Bekir): Grubun asi, gözü pek ve içgüdüleriyle hareket eden ruhunu canlandırıyor.
Murat Serezli (Veysel Komutan): Timin babası ve lideri rolünde, "Neden oradayız?" sorusuna verdiği cevaplarla filmin felsefi yükünü sırtlıyor.
Ahu Türkpençe (Ceyda): Kurtarılmaya çalışılan idealist gazeteci rolünde, çatışmanın etik boyutunu temsil ediyor.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Alper Çağlar’ın üstlendiği yapım, Türk sinemasında gerçek askeri mühimmatların, helikopterlerin ve taktiklerin en yoğun ve doğru kullanıldığı filmdir. Alper Çağlar, aksiyon sahnelerini Hollywood standartlarında çekerken, aralara serpiştirdiği flashback (geriye dönüş) sahneleriyle karakterlerin neden Bordo Bereli olmayı seçtiklerini ve "Fırtına Getiren" timinin kuruluşunu duygusal bir derinlikle anlatır.
Sinematografik açıdan dağların haşmetli görüntüsü ile çatışmanın kaosu arasındaki denge mükemmel kurulmuştur. Bir askeri dram olarak, sadece aksiyon değil, "vatan, bayrak ve kardeşlik" kavramlarını epik bir dille sorgular.
Black Hawk Down veya Lone Survivor tarzı yüksek prodüksiyonlu askeri filmleri sevenler.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin eğitim ve operasyon mantığını merak edenler.
Sadece silah sesine değil, güçlü bir hikayeye ve karakter gelişimine önem veren aksiyon tutkunları.
Film, izleyiciye "Ölmek için değil, yaşatmak için orada olma" felsefesini aşılıyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o yıkıcı ve bireysel yalnızlığının aksine; Dağ II, bir ekibin parçası olmanın, bir amaç uğruna canını hiçe saymanın ve sarsılmaz bir kardeşlik bağının gücünü gösteriyor. Filmin finaline doğru yükselen o destansı savunma sahneleri, sinemada nadir görülen bir seyir keyfi sunuyor.
Kardeşlik: "Burası neresi? Burası sınır! Burada kardeşin için ölürsün."
Vicdan: Emirler ile insanlık onuru arasındaki o ince çizgi.
Fedakarlık: Kendi hayatını, tanımadığı insanlar ve kutsal saydığı değerler için feda etme.
Askeri Disiplin: Bordo Berelilerin fiziksel ve zihinsel dayanıklılık sınırları.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...