
Mert, geçmişiyle yüzleşmek yerine kendine kusursuz, "mutluluk üzerine kurulu" bir hayat yaratan biridir. "https://www.google.com/search?q=mutlulukzamani.com" adlı bir şirketin sahibidir ve insanlara nasıl mutlu olunacağına dair profesyonel destek vermektedir. Mert'e göre mutluluk, acılardan kaçmak ve her şeyi kontrol altında tutmaktır.
Ancak Mert'in bu planlı dünyası, heykeltıraşlık yapan ve hayatı olduğu gibi yaşayan Ada ile tanışınca altüst olur. Ada, Mert'in tam aksine geçmişine bağlı, duygularını saklamayan ve "mükemmeliyet" peşinde koşmayan bir kadındır. Mert, Ada'yı etkilemek için kendi yöntemlerini kullanmaya çalışırken, aslında gerçek mutluluğun kontrol edilemeyen duygularda saklı olduğunu keşfedecektir.
Film, izleyicinin enerjisine çok alışık olduğu bir kadroya sahip:
Barış Arduç (Mert): Özgüvenli, başarılı ama aslında içten içe savunmasız olan "modern plaza erkeği" rolünde karizmatik bir performans sergiliyor.
Elçin Sangu (Ada): Doğal, yetenekli ve ayakları yere basan sanatçı kadın rolüyle hikayenin ruhunu oluşturuyor.
Cengiz Bozkurt (Tarık): Ada'nın abisi rolünde, filmin mizah yükünü sırtlıyor. Her zamanki kendine has tarzıyla, aşkın ortasında kalan "beceriksiz ama iyi niyetli abi" tiplemesiyle çok güldürüyor.
Yönetmenliğini Şenol Sönmez’in üstlendiği yapım, görsel estetiği yüksek bir romantik komedi. İstanbul'un modern yüzü ve Heybeliada'nın nostaljik atmosferi arasında gidip gelen çekimler, filme ferah bir hava katıyor. Senaryonun merkezinde yer alan "Mutluluk öğretilebilir mi?" sorusu, filmi sadece bir aşk hikayesi olmaktan çıkarıp hafif bir sistem eleştirisine de yaklaştırıyor.
Sinematografik açıdan parlak renklerin ve şık mekanların tercih edildiği yapım, teknik olarak oldukça temiz bir işçilik sunuyor. Bir yerli romantik komedi olarak, türün tüm gerekliliklerini yerine getirirken başrol oyuncuları arasındaki kimya sayesinde izleyiciyi içine çekmeyi başarıyor.
Elçin Sangu ve Barış Arduç ikilisini ekranda görmeyi özleyenler.
Haftanın stresini atmak için hafif, neşeli ve romantik bir film arayanlar.
Cengiz Bozkurt’un absürt komedi performanslarını sevenler.
Film, bize modern dünyanın "sürekli mutlu olma" zorunluluğunun aslında ne kadar yorucu olabileceğini gösteriyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o kasvetli ve geçmişe saplanıp kalmış karakterinin aksine; Mutluluk Zamanı, geçmişi reddetmek yerine onu kucaklayarak anı yaşamanın önemini vurguluyor. Özellikle Heybeliada sahnelerindeki o sakinlik, izleyiciye bir nefes alma alanı sunuyor.
Gerçek Mutluluk: Kontrol edilen bir hayat mı, yoksa akışına bırakılan bir aşk mı?
Zıt Kutuplar: Rasyonalizm (Mert) ile duygusallığın (Ada) çatışması ve uyumu.
Geçmişle Barışma: İnsanın hatalarından kaçmak yerine onlarla büyümeyi öğrenmesi.
Aile Bağları: Abi-kardeş ilişkisi üzerinden samimi bir bakış.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...