
Ülkenin en köklü ve prestijli eğitim kurumlarından biri olan William College, sarsıcı bir olayla çalkalanmaktadır. Bir son sınıf öğrencisinin sosyal medyada paylaştığı "kedi öldürme" videosu, okul yönetiminin sert bir karar alarak öğrenciyi okuldan atmasına neden olur. Olayın ardından öğrencinin annesi Yasemin, bu kararı geri aldırmak ve oğlunun geleceğini kurtarmak amacıyla okulun rehber öğretmeni İpek’i ziyarete gider.
Ancak bu görüşme, sıradan bir veli-öğretmen diyaloğunun çok ötesine geçer. Rehberlik odasının kapıları kapandığında, iki kadın arasında sınıfsal farklılıkların, annelik içgüdüsünün ve gizlenmiş sırların çarpıştığı amansız bir psikolojik satranç oyunu başlar. Karşılıklı hamlelerle birbirlerini köşeye sıkıştırmaya çalışan Yasemin ve İpek, her saniyesi gerilim yüklü bu süreçte kendi hayatlarındaki karanlık noktalarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır. Gerilim ve dramın iç içe geçtiği On Saniye, izleyiciyi vicdan ve otorite arasında ince bir çizgide yürütüyor.
Filmin başrollerini paylaşan Bergüzar Korel ve Bige Önal, tek mekanda geçen bu hikayenin tüm yükünü muazzam bir oyunculukla sırtlıyor. Bergüzar Korel, cemiyet hayatından gelen, nüfuzlu ve oğlunu korumak için her yolu mübah gören Yasemin karakterinde kariyerinin en soğukkanlı ve katmanlı performanslarından birini sergiliyor.
Bige Önal ise idealist ama sistemin içinde kendi travmalarıyla boğuşan rehber öğretmen İpek rolünde, sessizliğin içindeki fırtınayı izleyiciye hissettirmeyi başarıyor. İki oyuncunun arasındaki kimya ve karşılıklı restleşmeler, filmi bir sinema yapıtından ziyade canlı bir düelloya dönüştürüyor. Kadroda ayrıca Defne Burnaz da etkili bir yan karakter performansıyla yer alıyor.
Ceylan Özgün Özçelik’in yönetmenliğini üstlendiği On Saniye, kısıtlı bir mekanda devasa bir gerilim yaratmayı başaran nadir yapımlardan biri. Yaklaşık 72 dakikalık süresiyle izleyiciyi hiç soluklandırmayan film, klostrofobik bir atmosferi ustalıkla kuruyor. Erdi Işık’ın kaleminden çıkan senaryo, diyalogların gücüne dayanarak sınıfsal kibri ve eğitim sistemindeki çürümeyi sert bir dille eleştiriyor. Yönetmen Özçelik, kamera açıları ve ses kullanımıyla rehberlik odasını adeta yaşayan bir karaktere dönüştürerek, izleyiciyi bu etik tartışmanın tam ortasına bırakıyor.
Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı ve tek mekanda geçen gerilim filmlerinden hoşlananlar için On Saniye mükemmel bir tercih. Özellikle toplumsal hiyerarşiyi, ebeveynlik sınavlarını ve modern dünyanın etik ikilemlerini sorgulayan bir Türk yapımı dram arayanlar bu filme mutlaka şans vermeli. "Minimalist ama etkisi büyük" filmleri seven bağımsız sinema takipçileri için de yılın en dikkat çekici yerli yapımlarından biri.
Film, sadece bir "video skandalı" üzerinden ilerlemek yerine, izleyiciye "Kendi çocuğunuz için ne kadar ileri gidebilirsiniz?" sorusunu tokat gibi çarpıyor. Sınıfsal tahakkümün kibar cümlelerin ardına nasıl gizlendiğini ve adaletin kişiye göre nasıl esnetilmeye çalışıldığını görmek için izlenmeli. Kısa süresine rağmen bıraktığı tortu oldukça ağır olan yapım, temposu hiç düşmeyen bir güç mücadelesi vaat ediyor.
Sınıfsal Çatışma: Üst sosyal sınıfın kuralları kendi lehine bükme çabası ve statü kibri.
Kutsal Annelik Miti: Bir annenin koruma içgüdüsünün nerelerde suça ortaklığa dönüşebileceği.
Dijital Etik ve Gençlik: Sosyal medyanın ve anlık tüketimin genç zihinlerde yarattığı tahribat.
Sırlar ve İtiraflar: Maskelerin ardındaki gerçek kişiliklerin baskı altında ortaya çıkışı.
Tek mekanda geçen gergin diyalog yapısıyla Roman Polanski’nin Carnage (Acımasız Tanrı) filmiyle benzerlikler taşır. Ayrıca bir okul ortamında geçen ve toplumsal ahlakı sorgulayan İlker Çatak imzalı The Teachers' Lounge (Öğretmenler Odası), On Saniye ile benzer bir huzursuzluk ve gerilim atmosferine sahiptir.
Film, prömiyerini 31. Adana Altın Koza Film Festivali'nde gerçekleştirmiş ve büyük ilgi görmüştür.
Senaryo, Erdi Işık'ın ödüllü oyunundan sinemaya uyarlanmıştır.
Çekimler, atmosferin etkisini korumak adına gerçek bir okul binasında ve oldukça kısa bir sürede tamamlanmıştır.
Filmin süresi 72 dakikadır; bu da onu hikayenin özüne odaklanan, fazlalıklardan arınmış bir yapım kılar.
Film, bir lise öğrencisinin kedi öldürme videosu çekip paylaşması sonucu okuldan atılmasıyla başlayan; annesi ve rehber öğretmeni arasındaki gergin hesaplaşmayı anlatıyor.
Film, yaklaşık 1 saat 12 dakikalık (72 dakika) süresiyle, hikayesini dağıtmadan sonuca ulaştıran kompakt bir yapıya sahip.
Film, şiddet eyleminin kendisinden ziyade bu eylemin yarattığı toplumsal ve psikolojik sonuçlara odaklandığı için grafiksel bir şiddet gösteriminden kaçınmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...