

Billy Moore

Officer Preecha

Fame
Suthin

Doctor

Keng
Chanachol
Saiyok

Billy Moore's Father
Patumsuk
İngiliz boksör Billy Moore’un otobiyografik romanından uyarlanan film, Billy’nin Tayland’da uyuşturucu suçundan tutuklanarak "Cehennem" lakaplı Klong Prem hapishanesine düşmesini anlatır. Dilini bilmediği, kurallarını anlamadığı ve her köşesinde şiddetin kol gezdiği bu yerde Billy, hem bağımlılığıyla hem de hapishane çeteleriyle savaşmak zorundadır.
Billy için tek kurtuluş yolu, hapishanenin Muay Thai (Tayland Boksu) turnuvalarına katılmaktır. Eğer dövüşleri kazanırsa, sadece saygı görmekle kalmayacak, aynı zamanda özgürlüğüne giden yolu da açacaktır. Film, bir spor filminden ziyade, insanın en ilkel hayatta kalma içgüdüsüne odaklanan klostrofobik bir deneyim sunar.
Filmin en etkileyici yönü, başroldeki Joe Cole’un ( Peaky Blinders’ın John Shelby’si) fiziksel ve ruhsal dönüşümüdür. Cole, neredeyse hiç diyalog kurmadan, sadece vücut dili ve bakışlarıyla Billy’nin yaşadığı dehşeti ve kararlılığı muazzam bir şekilde yansıtır.
Filmin gerçekçiliğini artıran en önemli detay ise, kadrodaki diğer mahkumların çoğunun gerçek eski mahkumlar ve Muay Thai dövüşçüleri olmasıdır. Bu tercih, filmdeki şiddet ve dövüş sahnelerine belgeselvari bir çiğlik ve sarsıcılık katar.
Yönetmen Jean-Stéphane Sauvaire, izleyiciyi Billy ile birlikte o terli, kanlı ve kalabalık hücrelerin içine hapseder. Kamera, karakterin ensesinden ayrılmaz; bu da filmi izlemeyi bir seyirden çok, bir "maruz kalma" haline getirir. Aksiyon ve biyografi türündeki yapım, dövüş sahnelerini stilize etmek yerine, gerçek bir kavganın tüm çirkinliğini ve yorgunluğunu gösterir. Film, 2017 Cannes Film Festivali'ndeki prömiyerinde büyük ses getirmiştir.
Sert hapishane filmlerini, Muay Thai sporunu ve karakterin sınırlarını zorladığı "insan vs. sistem" hikâyelerini sevenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Midnight Express (Gece Yarısı Ekspresi) veya Bronson tarzı, atmosferiyle boğan ve fiziksel gücün ön planda olduğu yapımlar ilginizi çekiyorsa, A Prayer Before Dawn sizi tatmin edecektir. Ancak uyaralım; film oldukça yüksek dozda şiddet ve rahatsız edici sahneler içerir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, sinema tarihindeki en gerçekçi hapishane atmosferlerinden birine şahitlik etmektir. Film, Billy’nin Tayca bilmemesi nedeniyle diyalogları çevirmez; böylece izleyici de Billy gibi ne olup bittiğini anlamaya çalışarak o çaresizliği bizzat yaşar. Joe Cole’un performansı ise tek başına bir oyunculuk dersi niteliğindedir.
Kurtuluş (Redemption): Bir insanın kendi yarattığı cehennemden spor ve disiplin yoluyla çıkma çabası.
Bağımlılık: Uyuşturucu krizleri ve bedenin bu bağımlılığa karşı verdiği acı dolu savaş.
Yabancılaşma: Dilini ve kültürünü bilmediği bir ortamda tamamen yapayalnız kalmak.
Fiziksel Direniş: Acıya karşı dayanıklılığın bir hayatta kalma aracına dönüşmesi.
A Prayer Before Dawn'un o sert ve gerçekçi dokusunu sevdiyseniz; Jack O'Connell'ın başrolde olduğu Starred Up, Tom Hardy’li Bronson veya bir başka hapishane klasiği olan Un Prophet (Yeraltı Peygamberi) filmlerini listenize ekleyebilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...