

Lorraine Broughton

David Percival

Spyglass

Emmett Kurzfeld

Eric Gray

Chief "C"

Aleksander Bremovych

Delphine Lasalle

Merkel

James Gasciogne
1989 yılı, Berlin. Duvar yıkılmak üzereyken casusluk dünyası hiç olmadığı kadar karışıktır. MI6’in en ölümcül ajanı Lorraine Broughton (Charlize Theron), öldürülen bir meslektaşının ardından çalınan çok gizli bir listeyi geri almak için Berlin’e gönderilir. Bu liste, dünyadaki tüm aktif ajanların kimliklerini barındırmaktadır ve yanlış ellere geçmesi felaket demektir.
Lorraine, şehirdeki istasyon şefi David Percival (James McAvoy) ile zoraki bir ortaklık kurar. Ancak kimin dost kimin düşman olduğunun belirsizleştiği bu tekinsiz şehirde, Lorraine her adımda bir pusuyla karşılaşır. Film, bir yandan listenin peşindeki amansız takibi işlerken, diğer yandan Lorraine’in kendi geçmişi ve sadakatiyle olan sınavını 80'lerin ikonik müzikleri eşliğinde anlatıyor.
Filmin tartışmasız yıldızı, rolü için aylarca yoğun bir fiziksel eğitim alan ve dublör kullanmadan sergilediği sahnelerle büyüleyen Charlize Theron. Theron, Lorraine karakterine hem buz gibi bir soğukkanlılık hem de sarsılmaz bir direnç katıyor. Ona, tekinsiz ve kaotik tarzıyla James McAvoy eşlik ederken; John Goodman, Sofia Boutella ve Bill Skarsgård gibi isimler casusluk ağının farklı halkalarını başarıyla canlandırıyor.
John Wick’in yönetmenlerinden David Leitch, bu filmde aksiyon sinemasına yeni bir soluk getiriyor. Sarışın Bomba, sadece bir casus filmi değil, aynı zamanda bir görsel ve işitsel şölen. Filmin sinematografisi, neon ışıkları ve gri Berlin sokaklarını harika bir tezatla sunuyor. Özellikle apartman boşluğunda geçen ve tek çekim gibi görünen (long take) merdiven dövüşü sahnesi, aksiyon sineması tarihinin en gerçekçi ve yorucu koreografilerinden biri olarak kabul ediliyor.
John Wick tarzı stilize aksiyon filmlerini sevenler, Soğuk Savaş atmosferine ilgi duyanlar ve güçlü kadın kahraman hikâyelerini tercih edenler bu filmi kesinlikle kaçırmamalı. 80’li yılların müziklerine (Depeche Mode, New Order, Queen) hayran olanlar için soundtrack listesi başlı başına bir izleme sebebi. Eğer karmaşık olay örgüsüne sahip, "kim kime ihanet ediyor" sorusunu sorduran casusluk gerilimleri size hitap ediyorsa, bu film tam size göre.
Film, aksiyon sahnelerindeki gerçekçiliğiyle ön plana çıkıyor; karakterler darbe aldığında canları yanıyor, yoruluyor ve nefes nefese kalıyorlar. Charlize Theron’un performansı, bir aksiyon kahramanının ötesinde, psikolojik olarak da derinlikli bir karakter sunuyor. Berlin Duvarı’nın yıkılış atmosferini, dönemin politik gerilimiyle çok iyi harmanlayan yapım, izleyiciyi son ana kadar ters köşe yapmayı başarıyor.
Güven ve İhanet: Hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığı bir dünyada hayatta kalmak.
Kadın Gücü: Fiziksel ve zihinsel olarak sınırları zorlayan bir ana karakter.
Soğuk Savaş Sonu: Bir dönemin kapanırken yarattığı kaos ve belirsizlik.
Stil ve Estetik: Şiddetin, müzik ve ışıkla estetik bir biçimde sunulması.
Eğer Lorraine Broughton’ın bu sert dünyasını sevdiyseniz, John Wick serisini, Salt'ı, Lucy'yi veya Anna filmini izleyebilirsiniz. Daha soğuk ve derin casusluk öyküleri için ise Tinker Tailor Soldier Spy (Köstebek) harika bir alternatif olacaktır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...