

Nikolai Luzhin

Anna Ivanovna Khitrova

Kirill

Semyon

Helen

Yuri

Stepan

Ekrem
Azim

Soyka
Londra’da bir hastanede ebeliğe devam eden Anna, doğum sırasında hayatını kaybeden kimsesiz bir genç kızın bebeğini kurtarır. Genç kızın çantasından çıkan Rusça yazılmış bir günlük, Anna’yı Londra’nın ışıltılı vitrinlerinin arkasındaki karanlık bir suç ağına sürükler. Günlüğün izini sürerken yolu, nazik bir restoran sahibi gibi görünen ama aslında bir suç imparatorluğunu yöneten Semyon ve onun gizemli, soğukkanlı şoförü Nikolai ile kesişir.
Nikolai, Rus mafyası "Vory v Zakone" (Kanun Kaçakları) hiyerarşisinde hızla yükselen, vücudundaki dövmelerle tüm geçmişini ve suçlarını üzerinde taşıyan bir adamdır. Anna, bebeğin kökenlerini araştırırken istemeden de olsa bu tehlikeli dünyanın sırlarını deşifre eder. David Cronenberg’in yönetmenliğinde film, şiddetin sadece fiziksel değil, ruhsal bir yıkım olduğu gerçeğini izleyicinin yüzüne bir tokat gibi çarpıyor. Sadakat, ihanet ve hayatta kalma arzusu, Londra’nın sisli atmosferinde kanlı bir hesaplaşmaya dönüşüyor.
Viggo Mortensen, Nikolai rolünde kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sergiliyor. Sadece dili ve aksanıyla değil, bedeniyle de bir Rus suçlusuna dönüşen Mortensen, karakterin gizemini ve içsel derinliğini her bakışında hissettiriyor. Naomi Watts, masumiyeti ve vicdanı temsil eden Anna rolünde hikâyeye insani bir ağırlık katarken, Vincent Cassel, babasının gölgesinde ezilen ve dengesizliğiyle her an patlamaya hazır Kirill karakterinde muazzam bir iş çıkarıyor.
Semyon rolündeki Armin Mueller-Stahl ise, dede figürü gibi görünen ama aslında saf kötülüğü temsil eden bir karakterin ne kadar ürkütücü olabileceğini kanıtlıyor. Özellikle Mortensen ve Cassel arasındaki tekinsiz dinamik, filmin gerilimini her saniye tırmandırıyor.
David Cronenberg, "body horror" (vücut korkusu) janrındaki ustalığını bu kez suç sinemasına taşıyor ve insan bedenini bir harita gibi kullanan Rus mafya kültürünü mercek altına alıyor. Filmin görsel dili son derece net, çiğ ve dürüst. Özellikle sinema tarihine geçen hamamdaki dövüş sahnesi, şiddetin estetize edilmeden, tüm çıplaklığı ve acısıyla nasıl anlatılabileceğinin dersi niteliğinde. Film, sadece bir mafya hesaplaşması değil, aynı zamanda göçmenlik, kölelik ve kimlik arayışı üzerine kurulu derin bir sosyolojik eleştiri sunuyor.
Suç dünyasının romantize edilmediği, aksine tüm pisliği ve gerçekçiliğiyle sunulduğu yapımları sevenler için bu film bir başyapıttır. Eğer gerilim filmleri içerisinde karakter derinliği ve güçlü oyunculuk arıyorsanız Şark Vaatleri sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Rus yeraltı dünyasına ve mafya ritüellerine ilgi duyanlar ile David Cronenberg’in kendine has sert tarzını takip eden sinemaseverler için bu başarılı yapımlar mutlaka izleme listesinde olmalı.
Bu filmi izlemek için en geçerli sebep, sinema tarihinin en gerçekçi dövüş sahnelerinden birine şahitlik etmek ve Viggo Mortensen’in bir karaktere dönüşme sürecindeki adanmışlığını görmektir. Film, aksiyon sahnelerinden ziyade atmosferi ve diyaloglarıyla gerilimi tırmandırmayı başarıyor. "Sözler gümüştür, dövmeler ise altındır" felsefesiyle ilerleyen hikâye, izleyiciyi Londra'nın hiç bilmediği yeraltı tünellerine davet ediyor.
Kimlik ve Aidiyet: Vücuda kazınan dövmelerin bir insanın hiyerarşideki yerini ve kaderini belirlemesi.
Sadakat ve İhanet: Suç dünyasındaki aile bağları ile gerçek sadakat arasındaki ince çizgi.
Kurtuluş: Masum bir bebeğin, günahlarla dolu bir dünyada umudu temsil etmesi.
Vahşet: Şiddetin kaçınılmaz bir iletişim aracı olarak kullanılması.
Bu filmin sert ve gerçekçi tonunu sevdiyseniz, yönetmenin bir önceki işi olan ve yine Viggo Mortensen’in başrolde olduğu A History of Violence (Şiddetin Tarihçesi) kesinlikle izlenmelidir. Rus yeraltı dünyası ve suç hiyerarşisi ilginizi çekiyorsa Brat (Brother) serisi veya Londra merkezli suç öyküleri için Layer Cake keyifli seyirler sunabilir. Ayrıca, suç ve vicdan temalı The Departed (Köstebek) de benzer bir gerilim dozajına sahiptir.
Viggo Mortensen, dövmelerin anlamlarını öğrenmek ve karakterine hazırlanmak için Rusya'da hapishanelerde bulunmuş suçlularla vakit geçirmiş ve gizlice Rusya seyahati yapmıştır.
Filmdeki dövmeler o kadar gerçekçiydi ki, çekim molasında bir restorana giden Mortensen, diğer müşteriler tarafından gerçek bir mafya üyesi sanıldığı için korku dolu anlar yaşanmasına neden olmuştur.
Hamam sahnesinin çekimleri tam iki gün sürmüş ve koreografi santim santim planlanmıştır.
Rus mafya kültüründe dövmeler bir özgeçmiş niteliğindedir. Bir suçlunun hangi hapishanede yattığını, ne tür suçlar işlediğini ve rütbesini temsil eder. Nikolai’ın dizlerindeki yıldızlar "asla diz çökmeyeceğini" simgeler.
Hayır, film kurgusal bir hikâyedir ancak senarist Steven Knight, Londra'daki Rus yeraltı dünyası ve insan kaçakçılığı üzerine yaptığı derin araştırmalar sonucunda senaryoyu kaleme almıştır.
Uzun yıllar boyunca bir devam filmi üzerinde konuşulsa ve senaryosu hazır olsa da, çeşitli yapım sorunları nedeniyle proje rafa kaldırılmıştır. Ancak hikâye, bu haliyle de tamamlanmış bir bütünlük sunmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...