

The Giver

Chief Elder

Jonas

Father

Mother

Fiona

Asher

Rosemary

Lily
Gabriel 12 Months
Gelecekte, büyük bir yıkımın ardından kurulan "Topluluk", insanların acı çekmediği, çatışmanın olmadığı ve herkesin birbirine eşit olduğu kusursuz bir düzen vadetmektedir. Ancak bu düzenin bir bedeli vardır: İnsanlar genetik olarak duygularını, anılarını ve hatta renkleri görme yetilerini kaybetmişlerdir. Her sabah yapılan iğnelerle duygular bastırılmakta, toplum "Eşitlik" (Sameness) adı verilen bir monotonlukta yaşamaktadır.
18 yaşına basan Jonas, toplumdaki en önemli görevlerden biri olan "Anı Aktarıcısı" (Receiver of Memory) olarak seçilir. Yaşlı bir adam olan "Verici" (The Giver) ile çalışmaya başlayan Jonas, o güne kadar kimsede olmayan bir yetiye sahip olur: Dünyanın gerçek tarihini, acıyı, neşeyi, sevgiyi ve savaşı içeren tüm anıları devralır. Renkleri görmeye ve duyguları hissetmeye başladıkça, yaşadığı toplumun aslında ne kadar büyük bir yalanın üzerine inşa edildiğini fark eder. Jonas için artık tek bir seçenek vardır: Özgürlük için her şeyi riske atmak.
Film, hem genç yetenekleri hem de Hollywood’un dev isimlerini bir araya getiren muazzam bir kadroya sahip:
Brenton Thwaites (Jonas): Dünyayı keşfetmeye başlayan, meraklı ve cesur genç karakteri başarıyla canlandırıyor.
Jeff Bridges (Verici): Filmin hem başrolü hem de yapımcısı. Anıların ağırlığı altında ezilen bilge adam rolünde devleşiyor.
Meryl Streep (Baş Yaşlı): Toplumun düzenini korumaya yeminli, soğuk ve otoriter lider rolünde karşımıza çıkıyor.
Alexander Skarsgård ve Katie Holmes: Jonas’ın sistemin kurallarına sıkı sıkıya bağlı anne ve babasını canlandırıyorlar.
Taylor Swift (Rosemary): Filmde küçük ama hikâye açısından kritik öneme sahip gizemli bir rolle karşımıza çıkıyor.
Yönetmen Phillip Noyce, kitabın ruhuna sadık kalarak filmin başında siyah-beyaz bir görsellik tercih etmiş. Jonas anıları aldıkça ve dünyayı anlamaya başladıkça, filme renklerin yavaş yavaş dahil olması sinematografik açıdan harika bir metafor sunuyor. Film, aksiyon dolu bir gençlik distopisinden ziyade (örneğin Açlık Oyunları veya Uyumsuz gibi), daha felsefi ve etik sorular soran bir yapıya sahip. "Acı çekmemek için duygularımızdan vazgeçmeli miyiz?" sorusu, filmin temel direğini oluşturuyor.
Distopik dünyaları sevenler, felsefi derinliği olan bilim kurgu meraklıları ve bir sistem eleştirisi izlemek isteyenler için harika bir tercih. Gençlik edebiyatı uyarlamalarını seven ama daha olgun bir anlatım arayan izleyiciler de Seçilmiş'ten oldukça keyif alacaktır. Ayrıca Jeff Bridges ve Meryl Streep gibi iki efsaneyi karşı karşıya izlemek her sinemasever için bir şölen.
Film, bize sıradan görünen şeylerin (bir bebeğin gülüşü, karın soğukluğu, bir müziğin tınısı) aslında ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. İnsan olmanın sadece hayatta kalmak değil, hissetmek olduğunu savunan bu yapım, final sahnesiyle izleyiciyi uzun süre düşünmeye itiyor. Özellikle anıların aktarıldığı sahnelerdeki kurgu, dünya tarihinin güzelliklerini ve acılarını kısa bir klip gibi önümüze sererek duygusal bir darbe vuruyor.
Orijinal Adı: The Giver
Tür: Bilim Kurgu, Dram, Gizem
Vizyon Yılı: 2014
Öne Çıkan Özellik: Siyah-beyazdan renkli görselliğe geçiş tekniği.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...