

Bryan Mills

Inspector Frank Dotzler

Kim Mills

Stuart St. John

Lenore St. John

Oleg Malankov

Garcia

Smith

Sam Gilroy

Bernie Harris
Emekli CIA ajanı Bryan Mills, kızı Kim ve eski eşi Lenore ile ilişkilerini düzeltmiş, Los Angeles'ta sakin bir hayata dönmüştür. Ancak bu huzur, eve döndüğünde Lenore'un cansız bedeniyle karşılaşmasıyla paramparça olur. Henüz şoku atlatamadan polisler kapıya dayanır ve Bryan, işlemediği bir cinayetin bir numaralı şüphelisi haline gelir. Tutuklanmayı reddeden Mills, polisin elinden kaçar ve kendi adaletini sağlamak üzere yeraltına iner.
Bu kez Bryan'ın karşısında sadece onu öldürmek isteyen acımasız Rus mafyası değil, aynı zamanda zeki ve takıntılı dedektif Franck Dotzler'in yönettiği tüm Los Angeles polis teşkilatı (LAPD) vardır. Bir yandan polislerden, FBI'dan ve CIA'den kaçarken, diğer yandan gerçek katili bulup ismini temize çıkarmak zorundadır. Ancak her şeyden önemlisi, hayatta kalan tek varlığı, kızı Kim'i bu kaotik intikam çemberinden koruması gerekmektedir. Mills, tüm yeteneklerini bu kez bir "kaçak" olarak sergilemek zorundadır.
Serinin finalinde Liam Neeson'a, Oscar ödüllü güçlü bir isim eşlik ediyor ve ortaya zeka dolu bir oyunculuk düellosu çıkıyor.
Liam Neeson (Bryan Mills): Neeson, karakterin yaşlanmış ama hala ölümcül olan tarafını ustaca yansıtıyor. Bu filmde bir avcıdan çok, köşeye sıkışmış bir av olarak izlediğimiz oyuncu, fiziksel aksiyondan ziyade taktiksel zekasını konuşturuyor.
Forest Whitaker (Franck Dotzler): Filmin en güçlü kozu. Bryan'ın suçsuz olabileceğini sezen ama görev bilinciyle peşini bırakmayan, zeki dedektif rolünde filme büyük bir ağırlık katıyor. Elindeki lastik tokayla oynayarak düşünen ilginç polis tiplemesiyle akılda kalıyor.
Maggie Grace (Kim Mills): Artık sadece kurtarılmayı bekleyen bir kız çocuğu değil; hamilelik haberi ve babasına yardım etme çabasıyla hikâyenin duygusal merkezinde yer alan bir yetişkin.
Dougray Scott (Stuart): Lenore'un yeni kocası rolünde, hikâyenin kilit ve tekinsiz noktalarından birini tutuyor.
Olivier Megaton'un yönettiği Takip 3: Son Karşılaşma (Taken 3), serinin formülünü değiştirerek riskli bir adım atıyor. İlk iki filmin aksine bu kez "kaçırılan" kimse yok; film daha çok The Fugitive (Kaçak) tarzı bir "suçsuz olduğunu kanıtlama" gerilimine dönüşüyor. Bu tercih, hikâyeye tazelik getirse de, serinin alametifarikası olan o saf "intikam" duygusunu biraz zayıflatıyor.
Aksiyon sahnelerindeki "shaky cam" (sarsıntılı kamera) kullanımı ve çok hızlı kurgu, zaman zaman takip etmeyi zorlaştırsa da Liam Neeson'ın karizması filmi ayakta tutmayı başarıyor. Forest Whitaker'ın varlığı, filmi sıradan bir aksiyon olmaktan çıkarıp zihinsel bir satranç maçına dönüştürüyor. Senaryodaki bazı mantık boşluklarına rağmen, Mills efsanesine veda etmek isteyenler için tempolu bir kapanış sunuyor.
Bryan Mills'in hikâyesinin nasıl bittiğini görmek isteyen seri hayranları için zorunlu bir final. Ayrıca Kaçak (The Fugitive), Adalet Peşinde (Law Abiding Citizen) gibi polisten kaçış ve masumiyetini kanıtlama temalı aksiyon filmlerini sevenler keyifle izleyecektir.
Liam Neeson ve Forest Whitaker gibi iki dev oyuncunun karşılıklı sahnelerini ve uzaktan uzağa süren zeka oyunlarını izlemek için tercih edilmeli. Bryan Mills'in otoyolda geçen araba kovalamaca sahnesi ve "bir tavşanın deliğine nasıl girilir" sorusuna verdiği pratik cevaplar, aksiyon severleri tatmin edecek düzeyde.
Adalet ve Hukuk: Yasaların suçlu ilan ettiği bir adamın, gerçek adaleti kendi yöntemleriyle arama çabası.
Masumiyet: İftiraya uğramanın getirdiği psikolojik baskı ve çaresizlik.
Koruma İçgüdüsü: Bir babanın, kendi hayatı tehlikedeyken bile önceliği çocuğuna vermesi.
Güven ve İhanet: En yakınındakilerin bile göründüğü gibi olmayabileceği gerçeği.
The Fugitive (Kaçak): Karısını öldürmekle suçlanan bir doktorun kaçışını anlatan, bu türün atası sayılan klasik.
Shooter (Tetikçi): Komploya kurban giden bir keskin nişancının adını temize çıkarma mücadelesi.
Jack Reacher: Kanıtların aleyhine olduğu durumlarda bile gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan bir başka aksiyon kahramanı.
Non-Stop: Yine Liam Neeson'ın başrolde olduğu, iftiraya uğrama ve suçluyu bulma temalı bir uçak gerilimi.
Filmin orijinal adı "Taken" (Alınan/Kaçırılan) olsa da, filmde teknik olarak kimse kaçırılmaz. Liam Neeson, senaryoyu okumadan önce "Eğer yine birisi kaçırılırsa bu filmde oynamam" şartını koşmuştur.
Bryan Mills'in filmde kullandığı dövüş tekniği, önceki filmlerdeki gibi "Krav Maga" ağırlıklıdır.
Liam Neeson, bu film için 20 milyon dolar ücret alarak kariyerinin en yüksek kaşelerinden birine imza atmıştır.
Filmde görülen otoyol kovalamaca sahnesi, trafiğe kapalı özel bir alanda günlerce süren çekimlerle tamamlanmıştır.
Evet, yapımcılar ve Liam Neeson, bunun Bryan Mills karakterini göreceğimiz son film olduğunu ve serinin bir üçleme olarak tamamlandığını açıklamıştır.
Hikâyeyi "kızını kurtarma" döngüsünden çıkarıp, Bryan Mills'e kişisel bir intikam motivasyonu ve polisten kaçma sebebi vermek için senaryo gereği öldürülmüştür.
Önceki filmlerin aksine Avrupa'da değil, hikâyenin büyük kısmı Los Angeles, California'da (ABD) çekilmiştir. Bazı sahneler için İspanya'da da set kurulmuştur.
Tehlikeli atlama ve düşme sahnelerinde dublör kullanılmış olsa da, dövüş koreografilerinin büyük kısmını Liam Neeson kendisi gerçekleştirmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...