

Daniel Morales

Émilien Coutant-Kerbalec

Commissaire Gibert

Petra

Alain

Général Edmond Bertineau

Le Belge

Serge

Sukk

Léo
Marsilya emniyetinin en renkli figürü Komiser Gibert, bu kez Avrupa’nın en çok aranan suçlularından birini geçici olarak karakolunda misafir etmek zorundadır. Ancak her zamanki gibi işler planlandığı gibi gitmez. Émilien’in saflığı ve sakarlığı birleşince, yüksek güvenlikli bir kafes içinde tutulan "Belçikalı" lakaplı azılı suçlu, polisi kandırarak elini kolunu sallaya sallaya emniyetten kaçar. Émilien’in işini kurtarması ve bu tehlikeli suçluyu tekrar yakalaması için tek bir şansı vardır: En yakın dostu Daniel’in hız sınırlarını zorlayan taksisine binmek.
Daniel ve Émilien, bu kaçışın ardındaki izleri sürerken kendilerini Marsilya’dan Monako’ya uzanan eğlenceli ve tehlikeli bir takibin içinde bulurlar. Suçlu çetesiyle girilen bu mücadelede Daniel’in modifiyeli beyaz Peugeot’su, yine fizik kurallarına meydan okuyan performansıyla başroldedir. Bu kez kahramanlarımıza büyüyen çocukları da eşlik ederken, macera hem bir aile komedisine hem de klasik bir suç kovalamacasına dönüşür.
Filmin değişmez ikilisi Samy Naceri ve Frédéric Diefenthal, Daniel ve Émilien rollerinde yine mükemmel bir uyum sergiliyor. Naceri, direksiyon başındaki soğukkanlı ve özgüvenli duruşuyla serinin ruhunu yansıtırken; Diefenthal, sakarlıklarıyla izleyiciyi güldüren Émilien karakterine hayat veriyor.
Ancak filmin gizli yıldızı, her sahnede absürtlüğü bir adım öteye taşıyan Komiser Gibert rolüyle Bernard Farcy. Farcy’nin karikatürize edilmiş oyunculuğu, filmin mizah yükünü tek başına sırtlıyor. Ayrıca Émaillien'in sert ve güzel eşi Petra rolünde Emma Wiklund, aksiyon sahnelerindeki profesyonelliğiyle kadroyu tamamlıyor. Futbol dünyasının efsane ismi Djibril Cissé ise filmin açılışındaki eğlenceli cameo görüntüsüyle izleyiciye sürpriz yapıyor.
Luc Besson’un senarist ve yapımcı olarak imzasını taşıdığı Taksi 4, serinin aksiyon dozunu mizahla dengeleyen en neşeli halkalarından biri. Yönetmen Gérard Krawczyk, önceki filmlerdeki hızlı kurgu geleneğini bozmayarak izleyiciyi bir an bile sıkmayan bir tempo yakalıyor. Film, saf bir aksiyon komedisi olarak tasarlandığı için derin dramatik yapılar yerine görsel şakalara ve absürt durumlara odaklanıyor. Marsilya’nın güneşli sokakları ve Peugeot 407’nin asfalttaki dansı, serinin hayranları için nostaljik bir seyir zevki sunuyor.
Hız tutkunu olanlar, modifiyeli araçlara ilgi duyanlar ve Fransız usulü absürt mizahtan hoşlananlar bu filmi kaçırmamalı. Özellikle serinin önceki filmlerini severek izleyenler için Daniel ve Émilien’in olgunlaşmış (ama hala çocuksu) hallerini görmek oldukça keyifli olacaktır. Çerezlik bir hafta sonu filmi arayanlar ve ailecek gülmek isteyenler için bu komedi filmi ideal bir tercih.
Serinin bu halkası, aksiyonun yanına "babalık" temasını da ekleyerek kahramanlarımızın insani yönlerine daha fazla vurgu yapıyor. Komiser Gibert’in efsanevi sakarlıkları ve Peugeot’nun teknolojik oyuncakları, filmi izlemek için başlı başına yeterli sebepler. Ayrıca, büyük bir ciddiyetle işlenen "Belçikalı" karakterinin yarattığı tezatlık, filmin komedi dinamiğini en üst seviyeye taşıyor.
Dostluk: Daniel ve Émilien arasındaki sarsılmaz bağın zorlu görevlerdeki başarısı.
Sorumluluk ve Babalık: Kahramanlarımızın çocukları üzerinden gelişen eğlenceli baba-oğul ilişkileri.
Adalet ve Suç: Sakar bir polis teşkilatının bile azmi sayesinde suçluları dize getirmesi.
Hız ve Adrenalin: Şehir hayatının rutinine karşı taksiyle verilen heyecan verici bir mola.
Bu tarzda bol kovalamacalı ve komik polisiyeleri seviyorsanız, serinin diğer halkaları olan Taksi 2 ve Taksi 3 filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, benzer bir suç ve komedi harmanı sunan Bad Boys (Çılgın İkili) veya yine bir aracın başrolde olduğu Transporter (Taşıyıcı) serisi, aksiyon severler için harika alternatifler olacaktır.
Daniel’in ikonik Peugeot 406’sı, bu filmde yerini daha modern bir model olan Peugeot 407’ye bırakmıştır.
Filmin soundtrack albümü, dönemin popüler Fransız hip-hop ve rap sanatçılarının şarkılarıyla büyük başarı yakalamıştır.
Futbolcu Djibril Cissé, filmde Daniel’in taksisiyle bir stadyuma yetişmeye çalışan kendisi olarak rol almıştır.
Marion Cotillard, o dönemde Oscar kazandığı La Vie en Rose filmindeki çekim takvimiyle çakıştığı için bu devam filminde yer almamıştır.
Filmin ana sahneleri serinin ruhuna uygun olarak Marsilya’da ve final sahneleri Monako’nun lüks atmosferinde çekilmiştir.
Daniel bu filmde özel olarak modifiye edilmiş, kanatları ve hızıyla dikkat çeken bir Peugeot 407 kullanmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...