
Dram, Romantik

Tess Durbeyfield

Angel Clare

Alec d'Urberville

John Durbeyfield

Mrs. Durbeyfield

Marian

Vicar of Marlott
Reverend Mr. Clare

Mrs. Clare

Izz Huett
Viktorya dönemi İngiltere’sinde, fakir bir köylü kızı olan Tess Durbeyfield (Nastassja Kinski), babasının soylu d'Urberville ailesiyle bir akrabalık bağı olduğunu öğrenmesi üzerine bu zengin aileye gönderilir. Ancak bu yolculuk onun için bir kurtuluş değil, bir felaketler zincirinin başlangıcı olur.
Tess, "kuzeni" olduğunu iddia eden bencil Alec d'Urberville tarafından kandırılır ve istismara uğrar. Bu travmanın ardından evine dönen ve yeni bir hayat kurmaya çalışan Tess, idealist bir çiftçi olan Angel Clare'e aşık olur. Ancak geçmişin hayaleti ve toplumun acımasız ahlak kuralları, Tess'in mutluluğa ulaşmasına izin vermeyecektir. Film, masum bir kadının kurban edilişini destansı bir dille anlatır.
Nastassja Kinski (Tess): Bu rol Kinski'yi dünya çapında bir yıldıza dönüştürmüştür. Karakterin saflığını, acısını ve zamanla kazandığı sertliği kelimenin tam anlamıyla gözleriyle anlatır.
Peter Firth (Angel Clare): Modern düşüncelere sahip olduğunu sanan ama dogmalardan kurtulamayan karakteri başarıyla canlandırıyor.
Leigh Lawson (Alec d'Urberville): Filmin "kötü adamı" olarak karizmatik ama yıkıcı bir performans sergiliyor.
Görsel Bir Şölen: Film, İngiltere'de geçmesine rağmen Fransa'da çekilmiştir. Her karesi 19. yüzyıl yağlı boya tablolarını andırır. Görüntü yönetimi, doğal ışık kullanımıyla sinema tarihinin zirvelerinden biridir.
Toplumsal Eleştiri: Dickens gibi, Hardy ve Polanski de dönemin iki yüzlü ahlak anlayışını, sınıf farklılıklarını ve kadının toplumdaki savunmasız yerini sert bir şekilde eleştirir.
Yavaş ve Derin Anlatım: 3 saati aşan süresi, izleyiciyi Tess’in dünyasına tamamen sokar; tarladaki çalışmadan, gün doğumundaki sisli atmosfere kadar her detayı hissettirir.
Dönem dramalarını sevenler, Thomas Hardy okurları ve görsel estetiğin hikaye anlatımında en az diyaloglar kadar önemli olduğuna inananlar için bu yabancı film bir başyapıttır. PG (Ebeveyn Denetimi) kategorisinde olsa da, temaları oldukça ağır ve trajiktir.
Filmin en ikonik sahnelerinden biri olan Stonehenge finali, karakterin kaderinin kadim bir kurban ayinine dönüşmesini simgeler. Polanski, bu sahneler için devasa Stonehenge taşlarının tam boyutlu kopyalarını yaptırmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...