
Suç, Aksiyon, Gerilim

Jang Dong-su

Jung Tae-suk

Kang Gyeong-ho

Choi Moon-sik

Heo Sang-do

Choi Jeong-gyu

Kim Dong-chul

Cha Seo-jin

Ahn Ho-bong

Mr. Ahn
Güney Kore’nin karanlık yeraltı dünyasında korku salan güçlü suç baronu Jang Dong-soo, yağmurlu bir gecede arabasına arkadan çarpan gizemli bir yabancı tarafından saldırıya uğrar. Ölümün kıyısından dönen ve gururu ağır darbe alan Dong-soo, bu saldırının sıradan bir gasp girişimi olmadığını, rastgele kurbanlar seçen bir seri katil işi olduğunu anlar. Hayatında ilk kez bir avcıyken av konumuna düşen baron, intikam ateşiyle yanmaktadır.
Öte yandan, yerel polis teşkilatının kural tanımaz ve hırslı dedektifi Jung Tae-suk, üstlerinin tüm engellemelerine rağmen bu cinayetlerin birbirine bağlı olduğuna inanmaktadır. Yolları kesişen bu iki zıt figür, ortak düşmanlarını yakalamak için imkansız bir anlaşma yapar. Ancak kural basittir: Katili ilk kim bulursa, onun yöntemleri geçerli olacaktır. Biri adaleti, diğeri ise kanlı bir intikamı temsil ederken, zamanla yarışan bu gerilimli kovalamaca izleyiciyi nefes kesen bir aksiyon fırtınasına sürükler.
Filmin başrolünde, karizması ve fiziksel gücüyle devleşen Ma Dong-seok (Don Lee), suç baronu Jang Dong-soo karakterine hayat veriyor. Ma Dong-seok, sadece kas gücüyle değil, karakterin içindeki o ürkütücü otoriteyi ve incinmiş gururu da ustalıkla yansıtarak kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiliyor.
Dedektif Jung Tae-suk rolünde izlediğimiz Kim Mu-yeol, enerjik ve hırslı polis tiplemesiyle hikayeye denge getiriyor. Ma Dong-seok ile aralarındaki kimya, filmin çatışma dinamiklerini canlı tutuyor. Seri katil Kang Kyung-ho rolündeki Kim Sung-kyu ise, hiçbir duygu belirtisi göstermeyen buz gibi bakışlarıyla izleyicinin kanını donduran, son derece başarılı bir antagonist portresi çiziyor.
Yönetmen Lee Won-tae, klasik bir kedi-fare oyununu üçlü bir denkleme dönüştürerek gerilim dozunu bir an bile düşürmüyor. Film, teknik açıdan kusursuz dövüş koreografileri ve karanlık, atmosferik sinematografisiyle dikkat çekiyor. Senaryo, suç dünyasının kuralları ile polisiyenin soğuk gerçekliğini başarıyla harmanlarken, izleyiciye kimin daha "kötü" olduğunu sorgulatan ahlaki bir gri alan bırakıyor. Temponun hiç düşmediği film, türün meraklılarını tatmin edecek sertlikte bir anlatı sunuyor.
Özellikle Güney Kore sineması tutkunları için bu film kaçırılmaması gereken bir yapım. Suç ve polisiye türünün karanlık dehlizlerinde kaybolmayı seven, diyalogdan ziyade atmosfer ve karakter çatışmalarına önem veren izleyici kitlesi için idealdir. Ayrıca Ma Dong-seok’un kendine has stilini beğenen aksiyon severler de bu filmden büyük keyif alacaktır.
Film, "düşmanımın düşmanı dostumdur" temasını klişelerden uzak, son derece vahşi ve akılcı bir şekilde işliyor. Sadece bir suç filmi değil, aynı zamanda sistemin boşluklarını ve kişisel onur mücadelesini de odağına alıyor. Karakterlerin birbirine duyduğu güvensizlik üzerine kurulu dinamik yapı, finale kadar merak unsurunu diri tutuyor. Ayrıca, bir seri katilin peşindeki iki farklı dünyayı birleştiren özgün konsepti, yapımı benzerlerinden bir adım öne çıkarıyor.
Adalet vs. İntikam: Yasaların yetersiz kaldığı noktada kişisel hesaplaşmanın meşruiyeti.
Sıra Dışı İttifaklar: Hedefler ortak olduğunda ideolojik ve ahlaki farklılıkların nasıl silindiği.
Güç ve Gurur: Yeraltı dünyasında sarsılan bir otoritenin yeniden inşası.
Kötülüğün Doğası: Nedensiz ve saf şiddetin toplum üzerindeki yıkıcı etkisi.
Eğer bu yapımı sevdiyseniz, Güney Kore’nin sert ve karanlık suç filmlerinden olan I Saw the Devil, The Chaser veya yine Ma Dong-seok’un başrolde olduğu The Outlaws serisine mutlaka göz atmalısınız. Bu filmler de benzer bir tempoya ve etkileyici karakter analizlerine sahiptir.
Film, 2019 yılında Cannes Film Festivali'nin "Gece Yarısı Seansları" bölümünde dünya prömiyerini yapmıştır.
Sylvester Stallone'un yapım şirketi Balboa Productions, filmin Hollywood yeniden çevrimi için haklarını satın almıştır.
İlginç bir detay olarak, Ma Dong-seok’un Amerikan versiyonunda da aynı karakteri canlandırması planlanmaktadır.
Film, 2005 yılında yaşandığı iddia edilen bazı gerçek suç olaylarından esinlenerek kurgulanmıştır.
Tamamen biyografik olmasa da, yönetmen senaryoyu yazarken 2000'li yılların başında Güney Kore'de yaşanan gerçek seri cinayet vakalarından ve yerel çete çatışmalarından esinlendiğini belirtmiştir.
Film, adalet ve intikam arasındaki ince çizgide, her iki tarafın da kendi yöntemleriyle bir bedel ödediği, türün ruhuna uygun oldukça tatmin edici ve sert bir finalle noktalanıyor.
Film, yoğun şiddet sahneleri, dövüş sekansları ve karanlık atmosferi nedeniyle genellikle 18 yaş ve üzeri izleyici kitlesi için uygun görülmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...