
Isle of Man adasının sert ve rüzgârlı atmosferinde geçen hikâye, çocukluk arkadaşı olan balıkçı Pete ve hırslı avukat Philip’in aynı kadına, Kate’e aşık olmalarını konu alır. Pete, Kate ile evlenmek için para kazanmak amacıyla yurt dışına giderken, en yakın arkadaşı Philip’ten sevdiği kadına göz kulak olmasını ister. Ancak Pete’in öldüğüne dair gelen asılsız bir haber, Philip ve Kate’i birbirlerine yaklaştırır ve yasak bir aşkın doğmasına neden olur.
Pete beklenmedik bir şekilde adaya geri döndüğünde, Kate vicdanı ve duyguları arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Philip’in adanın en yüksek yargı makamına yükselmesiyle hikâye, kişisel bir dramdan toplumsal bir trajediye dönüşür. Film, bir yanda verilen sözlerin ağırlığı, diğer yanda ise kalbin bastırılamayan arzuları arasında geçen sarsıcı bir platform filmi tadındadır.
Carl Brisson, saf ve iyi niyetli balıkçı Pete rolünde, izleyicinin derin bir sempati duyduğu, enerjik ve samimi bir performans sergiliyor. Brisson’un karakterindeki dürüstlük, trajedinin etkisini daha da artırıyor. Malcolm Keen ise Philip rolünde, kariyeri ile aşkı arasında parçalanan, içsel çatışmaları yüzünden okunan bir adamı başarıyla canlandırıyor.
Filmin asıl yıldızı olan Anny Ondra, Kate karakterinde büyüleyici bir oyunculuk sergiliyor. Ondra, neşeli bir genç kızdan, sırlarının altında ezilen kederli bir kadına dönüşümünü, sessiz sinemanın sunduğu tüm duygusal derinlikle yansıtıyor. Oyuncuların arasındaki kimya, filmin melodramatik yapısını güçlendiren en önemli unsurdur.
Hitchcock’un son sessiz filmi olan bu yapım, yönetmenin teknik olgunluğunu her karesinde hissettiriyor. Adanın doğal manzaralarını ve denizin hırçınlığını karakterlerin iç dünyasındaki fırtınalarla paralel bir şekilde kullanan Hitchcock, görsel sembolizm konusundaki ustalığını konuşturuyor. Film, sadece bir aşk üçgeni değil, aynı zamanda sınıf farklılıkları ve adaletin ne kadar göreceli olabileceğine dair sert bir eleştiri sunuyor.
Klasik aşk dramalarından ve karakter odaklı trajedilerden hoşlananlar için bu yapım bir sinema dersi niteliğindedir. Hitchcock’un gerilim dışındaki dramatik gücünü keşfetmek isteyenler ve sinema tarihinin sessizden sesli döneme geçişindeki o son görkemli kareleri görmek isteyenler bu sessiz film klasiğini mutlaka izlemelidir. Ayrıca, imkânsız aşk temalı hikâyeleri sevenler için Kate’in dramı oldukça etkileyici olacaktır.
The Manxman, Hitchcock’un sessiz dönemi boyunca geliştirdiği tüm kamera tekniklerinin ve hikâye anlatım yöntemlerinin bir zirvesidir. Özellikle mahkeme sahnesindeki gerilim ve karakterlerin birbirlerine söyleyemedikleri gerçeklerin görsel yolla anlatılması dâhicedir. Filmin çekildiği mekanların çiğ gerçekçiliği ve Anny Ondra’nın performansı, yapımı zamansız bir klasik film kategorisine sokmaktadır.
Sadakat ve İhanet: En yakın arkadaşa verilen sözün ve bu söze ihanet etmenin yarattığı yıkım işlenir.
Vicdan Azabı: Sırların altında ezilen bir kadının ve bir erkeğin ahlaki çöküşü anlatılır.
Sosyal Statü ve Görev: Kariyer basamaklarını tırmanırken kişisel mutluluğun nasıl feda edildiği vurgulanır.
Eğer bu dramatik yapıyı sevdiyseniz, yine bir Hitchcock ve Anny Ondra iş birliği olan ancak gerilim dozu çok daha yüksek olan Blackmail (1929) harika bir seçimdir. Ayrıca benzer bir aşk üçgenini ve denizci temasını işleyen The Ring (1927), yönetmenin bu filmdeki boksör ve denizci çatışması arasındaki benzerlikleri görmek için ideal bir dram filmi örneğidir.
Hitchcock, Anny Ondra’nın bu filmdeki performansını o kadar beğenmiştir ki, bir sonraki filmi ve ilk sesli yapımı olan Blackmail’de de ona başrol vermiştir. Film aslında Isle of Man adasında geçmesine rağmen, çekimlerin büyük bir kısmı Cornwall’da gerçekleştirilmiştir. The Manxman, Hitchcock’un kariyerindeki "saf sinema" (pure cinema) anlayışının sesli döneme geçmeden önceki son büyük kanıtıdır.
Evet, film Hall Caine’in 1894 yılında yayımlanan ve o dönemde çok popüler olan aynı isimli çok satan romanından uyarlanmıştır.
Anny Ondra’nın güçlü bir Çek aksanı vardı. Hitchcock, Blackmail çekimlerinde onun görüntüsü üzerine bir başka aktrisin sesini canlı olarak dublaj yaparak sinema tarihindeki ilk sesli tekniklerden birini denemiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...