

Sam Witwicky

Mikaela Banes

Optimus Prime (voice)

Megatron (voice)

Fallen (voice)

Major Lennox

USAF Chief Master Sergeant Epps

Simmons

Leo Spitz

Ron Witwicky
Sam Witwicky, dünyayı kurtardığı o büyük savaştan sonra normal bir üniversite hayatı yaşamayı planlamaktadır. Ancak beynine kazınan antik semboller ve vizyonlar, onu yeniden galaksiler arası bir çatışmanın merkezine iter. Decepticonlar, Güneş'i yok ederek enerji elde etmelerini sağlayacak kadim bir makineyi aktive etmek için harekete geçmiştir. Bu korkunç planın arkasında ise Cybertron tarihinin en karanlık figürü olan "The Fallen" (Düşmüş Olan) vardır.
Optimus Prime liderliğindeki Autobotlar, insan dostlarıyla birlikte Mısır’ın piramitlerine kadar uzanan bir takip başlatır. Sam, elindeki gizemli bilgileri kullanarak hem Optimus’u hayata döndürmek hem de insanlığın sonunu getirecek olan bu intikamı durdurmak zorundadır. Savaş, metal yığınlarının çarpıştığı küresel bir kıyıma dönüşürken, kahramanlık ve fedakarlık sınırları zorlanacaktır.
Shia LaBeouf, Sam Witwicky karakterinde ergenlikten yetişkinliğe geçişin sancılarını ve omuzlarındaki ağır sorumluluğu yüksek enerjili bir performansla sergiliyor. Megan Fox, Mikaela Banes rolüyle Sam’e olan sadakatini ve mekanik yeteneklerini savaş alanına taşıyarak serideki ikonik yerini sağlamlaştırıyor.
Askeri kanatta Josh Duhamel ve Tyrese Gibson, Autobotlarla omuz omuza çarpışan askerler olarak aksiyonun dozunu artırıyorlar. Ancak filmin asıl yıldızları, seslendirme kadrosuyla can bulan robotlar; özellikle Peter Cullen’ın hayat verdiği Optimus Prime, liderlik vasfını her repliğinde hissettiren bir editoryal ağırlığa sahip.
Michael Bay, bu yapımda kendi "Bayhem" tarzını zirveye taşıyarak izleyiciyi dur durak bilmeyen bir aksiyon bombardımanına tutuyor. Görsel efektlerin ve ses tasarımının mükemmeliyeti, metal yığınlarının her çarpışmasını iliklerinize kadar hissettiriyor. Senaryo daha çok epik savaş sahnelerine odaklanırken, yönetmenlik tercihi büyük ölçekli yıkımlar ve görkemli sinematografi üzerine kuruluyor. Teknik açıdan bir bilim kurgu filmi sınırlarını zorlayan yapım, türün meraklılarına saf adrenalin vaat ediyor.
Görsel efektlerin gücüne inanan, büyük bütçeli ve bol patlamalı yapımlardan hoşlanan izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer çocukluğunuzda bu robotlarla oynayarak büyüdüyseniz veya modern bir aksiyon filmi deneyimi arıyorsanız, Transformers serisinin bu en iddialı halkası sizi tatmin edecektir. Ayrıca devasa robot tasarımlarına ilgi duyan teknoloji meraklıları için de seyir zevki oldukça yüksektir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, sinema tarihinin en büyük robot savaşlarından birine tanıklık etmektir. Özellikle ormanda geçen dövüş sahnesi ve Mısır’daki final savaşı, görsel efekt sanatı açısından ders niteliğindedir. Serinin mitolojisini genişleten ve robotların kökenlerine dair yeni bilgiler sunan hikaye, aksiyonun ötesinde bir evren kurgusu sunduğu için izlenmeye değerdir.
Miras ve Sorumluluk: Geçmişten gelen kadim bilgilerin ve kaderin kaçınılmaz yükü.
İttifak ve Güven: Farklı türlerin ortak bir düşmana karşı kurduğu kırılgan ama güçlü bağ.
İntikamın Yıkıcılığı: Geçmişteki bir yenilginin yüzyıllar sonra nasıl bir felakete dönüşebileceği.
Eğer devasa robotların ve yüksek teknolojinin savaşını sevdiyseniz, Guillermo del Toro imzalı Pacific Rim sizin için doğru bir tercih olacaktır. Benzer bir görsel ihtişam ve dünya dışı tehdit teması için Independence Day veya serinin devam filmi olan Transformers: Dark of the Moon da listenize eklenebilir. Ayrıca robotik temalı Real Steel daha duygusal ama benzer bir aksiyon dünyası sunar.
Filmin çekimleri sırasında ABD ordusu gerçek tanklar, jetler ve askerlerle yapıma büyük destek vermiştir.
Dev robot Devastator'ın oluşturulması için kullanılan CGI modelleri o kadar büyüktü ki, işlemleri yapan bilgisayarlar aşırı ısınmadan dolayı yanma tehlikesi atlatmıştır.
Megan Fox, filmdeki aksiyon sahnelerinin çoğunu dublör kullanmadan, kendi fiziksel becerileriyle tamamlamıştır.
O, Cybertron'un orijinal yedi Prime'ından biridir ancak kardeşlerine ihanet ederek karanlık tarafa geçmiş ve Decepticonların asıl kurucusu olmuştur.
Bu semboller, Energon üreten makinelerin yerini gösteren kadim bir dildir ve sadece Prime'ların soyundan gelenler veya zihnine bu bilgi kazınanlar tarafından çözülebilir.
Sam, dünyayı kurtarmış olsa da sadece "normal" bir genç olmak ve Mikaela ile sıradan bir hayat sürmek istediği için savaş dünyasından kaçmaya çalışmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...