

Cadet James T. Kirk

Commander Spock

Ambassador Spock

Captain Nero

Captain Christopher Pike

Dr. Leonard 'Bones' McCoy

Lieutenant Nyota Uhura

Lieutenant Commander Montgomery 'Scotty' Scott

Lieutenant Hikaru Sulu

Ensign Pavel Chekov
James T. Kirk, babasının kahramanca ölümünün gölgesinde büyümüş, zeki ancak bir o kadar da kuralsız ve fevri bir gençtir. Spock ise mantık odaklı Vulcan kültürü ile insani duyguları arasında sıkışmış, disiplinli bir subay adayıdır. Kader, bu iki zıt karakteri Yıldız Filosu Akademisi'nde bir araya getirir. Henüz birbirlerine güvenmeyi öğrenememişken, gelecekten gelen ve intikam hırsıyla yanıp tutuşan Romulan kaptanı Nero’nun ortaya çıkışı, tüm galaksiyi yok oluşun eşiğine getirir.
Atılgan (USS Enterprise) gemisinin mürettebatı olarak ilk görevlerine çıkan bu tecrübesiz ekip, hem kendi içlerindeki çatışmaları çözmek hem de Nero’yu durdurmak zorundadır. Uzay-zaman sürekliliğinin kırıldığı bu yeni gerçeklikte, mürettebatın her bir üyesi kendi efsanesini yaratmaya başlar. Hikâye, sadece bir kurtarma operasyonu değil, aynı zamanda ikonik bir dostluğun ve evrensel bir bağlılığın doğuş hikâyesidir.
Chris Pine, James T. Kirk rolünde hem karakterin ukala tavrını hem de liderlik potansiyelini başarıyla yansıtıyor. Zachary Quinto ise Spock’ın içsel fırtınalarını ve bastırılmış duygularını, serinin hayranlarını tatmin edecek bir derinlikle canlandırıyor. İkilinin arasındaki kimya, filmin duygusal merkezini oluşturuyor.
Nero rolündeki Eric Bana, yıkıcı bir öfkeye sahip antagonisti etkileyici bir şekilde sunarken, Zoe Saldana (Uhura), Karl Urban (Bones) ve Simon Pegg (Scotty) gibi isimler yan karakterlere taze bir soluk getiriyor. Özellikle Leonard Nimoy'un orijinal Spock olarak karşımıza çıkması, serinin geçmişi ile geleceği arasında köprü kuran çok şık bir editoryal dokunuş oluyor.
J.J. Abrams, bu yapımla birlikte sadece bir seriyi yeniden başlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bilim kurgu filmi türüne modern ve dinamik bir standart getiriyor. Filmin temposu, lens parlamalarıyla (lens flare) ikonikleşen görsel dili ve Michael Giacchino’nun epik müzikleri izleyiciyi anında avucunun içine alıyor. Teknik açıdan kusursuz olan yapım, karmaşık bilimsel teorileri bile geniş kitlelerin anlayabileceği eğlenceli bir sinema diline dönüştürüyor.
Uzay operalarından hoşlanan, yüksek enerjili ve görsel efekt kalitesi yüksek yapımları seven herkes bu filmi keyifle izleyebilir. Seriye hiç aşina olmayan izleyiciler için harika bir giriş noktası sunarken, sadık hayranlar için de pek çok "easter egg" barındıran bu aksiyon filmi, türün meraklıları için kaçırılmaması gereken bir deneyim.
Klasikleşmiş bir evrenin, modern teknolojinin imkanlarıyla nasıl yeniden yorumlanabileceğini görmek için izlenmeli. Film, izleyiciyi teknik detaylara boğmadan karakter gelişimine odaklanmayı başarıyor. Ayrıca Kirk ve Spock arasındaki o meşhur zıtlığın nasıl sarsılmaz bir dostluğa evrildiğini tanık olmak, sinema tarihinin en iyi karakter arklarından birini izleme şansı veriyor.
Kader ve Seçimler: İnsanın önceden belirlenmiş bir yolu mu takip ettiği, yoksa kendi kararlarıyla mı geleceği şekillendirdiği.
Mantık ve Duygu Dengesi: Spock üzerinden işlenen, rasyonel düşünce ile duygusal tepkiler arasındaki çatışma.
Ekip Ruhu: Farklı yeteneklere sahip bireylerin ortak bir amaç uğruna nasıl kusursuz bir mekanizmaya dönüştüğü.
Eğer bu filmin uzaydaki epik atmosferini sevdiyseniz, yine J.J. Abrams tarafından yönetilen Star Wars: The Force Awakens filmini mutlaka izlemelisiniz. Daha ciddi ve keşif odaklı bir uzay filmi arıyorsanız Interstellar veya modern bir bilim kurgu aksiyonu olan Guardians of the Galaxy serisi sizin için ideal bir tercih olabilir.
Filmde kullanılan Atılgan gemisinin köprüsü, Apple mağazalarından esinlenilerek son derece modern ve steril bir görünümde tasarlanmıştır.
Zachary Quinto, Vulcan selamını yapmakta zorlandığı için çekimler sırasında bazı sahnelerde parmakları birbirine yapıştırılmak zorunda kalmıştır.
J.J. Abrams, filmin atmosferini daha gerçekçi kılmak için çoğu sahnede CGI yerine gerçek setler ve fiziksel ışık oyunları kullanmayı tercih etmiştir.
Hayır, bu film bir "reboot" yani yeniden başlatma olduğu için hiçbir ön bilgiye sahip olmadan seriye buradan başlayabilirsiniz.
Hikâye, alternatif bir zaman çizgisi yaratarak hem yeni izleyiciyi özgür kılıyor hem de eski serideki olayları yok saymadan mantıklı bir zemin hazırlıyor.
Spock yarı insan yarı Vulcan olduğu için, Vulcan kültürü gereği mantığına öncelik verip duygularını bastırmaya programlanmıştır; ancak film bu dengenin zorluğunu başarıyla işler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...