

Allegra Geller

Ted Pikul

Kiri Vinokur

Gas

Yevgeny Nourish

Hugo Carlaw

Seminar Leader

Merle

D'Arcy Nader

Noel Dichter
Yakın bir gelecekte, oyun dünyası geleneksel ekranlardan kurtulup doğrudan insan sinir sistemine bağlanan organik cihazlara evrilmiştir. Dünyanın en ünlü oyun tasarımcısı Allegra Geller, "eXistenZ" adını verdiği yeni sanal gerçeklik sistemini bir grup test kullanıcısına tanıtmak üzeredir. Ancak tanıtım sırasında, teknoloji karşıtı bir suikastçının saldırısına uğrar. Allegra, kendisini korumakla görevli güvenlik stajyeri Ted Pikul ile birlikte kaçmak zorunda kalır.
Allegra'nın elindeki tek kopya olan ve canlı bir organizma gibi nefes alan oyun konsolu hasar görmüştür. Sistemin çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için Ted’i oyuna girmeye ikna eder. İkili, omurgalarına takılan biyoportlar aracılığıyla simülasyona daldıkça, oyunun içindeki katmanlar gerçek hayatla iç içe geçmeye başlar. Kimin gerçek, kimin bir oyun karakteri olduğu belirsizleşirken, Ted ve Allegra kendilerini hem sanal hem de fiziksel bir ölüm kalım savaşının ortasında bulurlar.
Jennifer Jason Leigh, Allegra Geller rolünde soğuk, mesafeli ve yarattığı dünyaya tutkuyla bağlı bir deha portresi çiziyor. Jude Law ise Ted Pikul karakteriyle, teknolojiye karşı duyduğu ilkel korku ile merak arasında sıkışmış sıradan insanın şaşkınlığını başarıyla yansıtıyor. Willem Dafoe’nun canlandırdığı tekinsiz Gas karakteri ise filme Cronenberg tarzı o tekinsiz editoryal dokunuşu ekliyor. Oyuncuların mekanikleşen performansları, oyun evreninin yarattığı yabancılaşma hissini pekiştiriyor.
David Cronenberg, eXistenZ ile teknoloji ve beden arasındaki o meşhur "body horror" bağını dijital çağa taşıyor. Film, sadece bir bilim kurgu değil, aynı zamanda özgür irade ve algı üzerine yapılmış sert bir eleştiridir. Organik konsolların, hayvan parçalarından yapılan silahların ve deri benzeri kabloların kullanımı, yönetmenin biyolojik takıntılarını sergilemesi için kusursuz bir zemin hazırlıyor. Matrix ile aynı yıl vizyona girmesi talihsizlik olsa da, eXistenZ çok daha grotesk ve felsefi bir derinliğe sahiptir.
Sanal gerçeklik temalı yapımları seven ama bu temanın çok daha "organik" ve rahatsız edici bir yorumunu merak edenler için bu film bir zorunluluktur. Katmanlı senaryolardan, zihin oyunlarından ve bilim kurgu türünün alt türü olan siberpunk estetiğinden hoşlanan izleyiciler, eXistenZ’in sunduğu bu tuhaf evrende kendilerini kaybedeceklerdir.
Film, günümüzün oyun kültürü ve meta-evren (metaverse) tartışmalarını on yıllar öncesinden, hem de çok daha cesur bir görsellikle tahmin etmiştir. Pratik efektlerin dâhice kullanımı, dijital efektlerin soğukluğundan çok daha etkileyici bir "canlılık" hissi verir. Hikaye ilerledikçe izleyiciyi de bir "oyuncu" konumuna sokan ve finaliyle tüm taşları yerinden oynatan bu yabancı film, zihinsel bir meydan okuma sunar.
Gerçeklik Algısı: Gerçek dünya ile simülasyon arasındaki ayrımın tamamen kaybolması.
Biyomekanik: Teknolojinin metalik değil, et ve kemikten oluşan organik bir yapıya bürünmesi.
Oyun ve Kontrol: Yaratıcının kendi yarattığı evren üzerindeki hakimiyeti ve bu hakimiyetin kırılması.
Teknoloji Karşıtlığı: Modern dünyanın getirdiği yeniliklere karşı duyulan radikal ve şiddetli tepki.
Eğer eXistenZ’in o zihin bulandıran yapısını sevdiyseniz, yine bir gerçeklik sorgulaması olan ve gerilim filmleri arasında kültleşen The Thirteenth Floor (1999) veya Christopher Nolan imzalı Inception (2010) ilginizi çekebilir. Ayrıca, Cronenberg’in teknoloji ve bedeni ilk kez bu kadar sert buluşturduğu Videodrome (1983) filmi de mutlaka izleme listenizde olmalıdır.
Filmdeki "Grissel Silahı" (Gristle Gun), tamamen hayvan kemikleri ve kıkırdaklarından yapılmış gibi görünecek şekilde tasarlanmış bir sanat eseridir.
David Cronenberg, senaryoyu yazarken Salman Rüşdi’ye karşı verilen fetva ve sanatçının kendi yarattığı eser yüzünden hedef alınması durumundan esinlenmiştir.
Filmdeki organik oyun konsolları, çekimler sırasında oyuncuların kucağında gerçekten hareket edebilen mekanik kuklalardır.
Film evreninde biyoport, oyun konsollarının insan sinir sistemine bağlanabilmesi için omurganın alt kısmına cerrahi müdahale ile açılan bir giriş yuvasıdır.
Çünkü eXistenZ evreninde teknoloji tamamen organik temellidir; konsollar amfibi DNA'sı kullanılarak üretilmiş canlı ve hisli organizmalardır.
Filmin finali, karakterlerin ve dolayısıyla izleyicinin, simülasyondan çıkılsa bile gerçekliğe duyulan güvenin asla geri kazanılamayacağını anlatan bir paradokstur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...