

Captain Jean-Luc Picard

Lt. Commander Data

Lt. Commander Worf

Commander William T. Riker

Ad'har Ru'afo

Vice-Adm. Dougherty

Gallatin

Anij

Counselor Deanna Troi

Doctor Beverly Crusher
Atılgan (Enterprise-E) mürettebatı, kendilerine verilen diplomatik görevleri sürdürürken, Teğmen Veri’nin (Data) gizemli bir gezegende kontrolden çıktığı haberini alır. Bu gezegen, "Ba'ku" adlı barışçıl bir halkın yaşadığı ve sıra dışı radyasyon özellikleri sayesinde yaşlanmayı durduran, hatta gençlik aşılayan bir bölgedir.
Kaptan Picard, olayı araştırırken Federasyon’un, sinsi Son'a halkıyla gizli bir ittifak kurduğunu keşfeder. Plan; Ba'ku halkını zorla yerinden etmek ve gezegenin sunduğu "ebedi gençlik" kaynağını ele geçirmektir. Bu durum, Federasyon’un en kutsal kuralı olan "Birinci Direktif"in açık bir ihlalidir. Picard, üstlerinden gelen emirlere karşı gelerek, kendi üniformasını ve kariyerini riske atar. Ekibiyle birlikte bir isyan başlatarak, avuç içi kadar kalan bu halkı galaksinin dev güçlerine karşı korumaya karar verir.
Next Generation kadrosunun tam kadro yer aldığı filmde, karakterlerin kimyası yine en büyük kozdur:
Kaptan Jean-Luc Picard: Karakterin asaletini ve etik duruşunu Patrick Stewart her zamanki gibi mükemmel yansıtır.
Teğmen Veri (Data): İnsan olma arzusunu ve çocuksu merakını Brent Spiner canlandırırken, filmde mizahın merkezi olur.
Ru'afo: Filmin ana kötüsü, Son'a lideri rolünde usta oyuncu F. Murray Abraham, takıntılı ve trajik bir düşman portresi çizer.
Anij: Picard’ın duygusal bir bağ kurduğu Ba'ku kadını rolünde Donna Murphy yer alır.
Kadroda ayrıca Jonathan Frakes (Riker), Marina Sirtis (Troi) ve Michael Dorn (Worf) gibi tanıdık isimler, karakterlerin kendi içlerindeki "gençleşme" etkilerini mizahi bir dille sergilerler.
Jonathan Frakes tarafından yönetilen (aynı zamanda Riker’ı canlandıran) film, serinin bir önceki karanlık ve aksiyon dolu filmi First Contact'a kıyasla daha parlak, daha iyimser ve daha felsefi bir tona sahiptir. Birçok hayran tarafından "uzatılmış bir dizi bölümü" gibi hissettirdiği söylense de, Star Trek’in özünde yatan ahlaki ikilemleri ve hümanizm temasını başarıyla işler. Görsel efektleri ve gezegen atmosferiyle huzurlu bir seyir sunan yapım, klasik bir bilim kurgu macerasıdır.
Star Trek evrenine hayran olan ve The Next Generation ekibini bir arada görmeyi sevenler.
"Çoğunluğun iyiliği, azınlığın hakkından üstün müdür?" gibi etik ve felsefi sorular üzerine düşünmekten keyif alanlar.
Aksiyonun yanı sıra karakter etkileşimlerine ve mizaha önem veren platform filmi arayanlar.
Film, teknolojinin ve ölümsüzlük arzusunun insanı nasıl yozlaştırabileceğini etkileyici bir şekilde gösteriyor. Picard’ın sistemin kendisine karşı bayrak açması, gerçek kahramanlığın rütbelerle değil, doğruyu yapmakla ilgili olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca, gemi mürettebatının gezegenin etkisiyle yaşadığı fiziksel ve duygusal değişimler (Riker ve Troi arasındaki aşkın yeniden alevlenmesi, Worf’un "ergenlik" sancıları gibi) filme çok tatlı bir insani boyut katıyor.
Etik ve Ahlak: Emirleri yerine getirmek ile vicdanın sesini dinlemek arasındaki çatışma.
Ölümsüzlük Takıntısı: Genç kalmak uğruna nelerin feda edilebileceği ve doğal döngüye müdahale.
Yozlaşma: İdealist kurumların (Federasyon gibi) stratejik çıkarlar uğruna değerlerinden nasıl sapabileceği.
Eğer Federasyon'un iç çekişmelerini ve büyük ölçekli uzay siyasetini sevdiyseniz, Uzay Yolu VI: Keşfedilmemiş Ülke veya serinin son dönem aksiyonu için Star Trek: Nemesis filmlerine göz atabilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...