

Charlie

Viola Fields

Dr. Kevin Fields

Ruby

Remy

Fiona

Morgan

Kit

Gertrude

Dr. Paul Chamberlain
Charlie (Charlotte), geçici işlerde çalışan ve hayatının aşkını bulma ümidini yitirmek üzere olan bir kadındır. Ancak başarılı doktor Kevin Fields ile tanıştığında, sonunda "Bay Doğru"yu bulduğuna ikna olur. Kevin; yakışıklı, anlayışlı ve Charlie’ye gerçekten değer veren mükemmel bir erkektir. İlişkileri evlilik yolunda ilerlerken Charlie’nin önündeki tek engel, Kevin’ın annesi Viola Fields olur.
Viola, uzun yıllar ulusal bir televizyon kanalında haber spikerliği yapmış, otoriter ve narsist bir kadındır. İşini yeni kaybetmiş olmanın verdiği boşlukla, elinde kalan tek "değerli varlığı" olan oğluna sıkı sıkıya tutunur. Charlie’yi oğlunu elinden alacak bir düşman olarak gören Viola, bu evliliği engellemek için akılalmaz planlar yapmaya başlar. Charlie ise başlarda alttan alsa da bir süre sonra bu amansız kayınvalideye karşı kendi yöntemleriyle savaşmaya karar verir.
Filmin başrollerinde dünya çapında iki dev isim; Jennifer Lopez ve Jane Fonda yer alıyor. Jennifer Lopez, sabırlı ama sınırları zorlandığında pençelerini çıkaran Charlie rolünde son derece sempatik bir performans sergiliyor. Ancak filmin asıl yıldızı, uzun bir aradan sonra sinemaya bu filmle dönen Jane Fonda. Fonda, "kabus kaynana" Viola karakterini o kadar uçlarda ve hırsla canlandırıyor ki, izleyiciyi hem güldürüyor hem de Charlie adına gerilmesine sebep oluyor.
Kevin rolünde ise Michael Vartan, iki güçlü kadın arasında kalan ve olaylardan bir haber olan "iyi niyetli ama saf" erkek profilini başarıyla dolduruyor. Ayrıca Viola’nın asistanı Ruby rolündeki Wanda Sykes, sivri dili ve gerçekçi yorumlarıyla filmin komedi dozunu artıran gizli kahramanlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Robert Luketic tarafından yönetilen Vay Kaynanam Vay, klasik bir aile filmi şablonunu alıp, onu "gelin-kaynana" çatışmasının en absürt noktalarına taşıyor. Film, özellikle Jane Fonda ve Jennifer Lopez arasındaki ekran kimyası üzerine kurulu. Hikâye boyunca devam eden psikolojik ve fiziksel savaşlar, slapstick komedi (fiziksel komedi) öğeleriyle desteklenmiş. Tempo oldukça yüksek ve izleyiciyi bir an bile sıkmıyor. Her ne kadar hikâye öngörülebilir bir çizgide ilerlese de, karakterlerin birbirine kurduğu tuzaklar ve zekice yazılmış diyaloglar yapımı standart bir romantik komedinin üzerine taşıyor.
Hafta sonu ailesiyle birlikte eğlenceli vakit geçirmek isteyenler için bu yapım biçilmiş kaftan. Özellikle romantik komedi tutkunları ve "gelin-kaynana" temalı yerli dizilerimizin absürt versiyonlarını sevenler bu filme bayılacaktır. Eğer Jane Fonda’nın devleşen oyunculuğunu özlediyseniz veya Jennifer Lopez’in enerjik tarzını seviyorsanız, bu film tam size göre. Ayrıca evlilik hazırlığı yapan ve müstakbel kayınvalidesiyle "tatlı sert" çekişmeler yaşayan çiftler için de trajikomik bir rehber niteliği taşıyor.
Filmi izlemek için en büyük sebep, iki kuşak arasındaki çatışmanın mizahi bir dille nasıl bu kadar keskin anlatılabileceğini görmektir. Viola’nın Charlie’ye karşı kurduğu sofistike tuzaklar ve Charlie’nin bunlara verdiği beklenmedik tepkiler, seyir zevkini zirveye taşıyor. Ayrıca film, sadece bir komedi değil, aynı zamanda bir annenin çocuğunu serbest bırakma korkusuna ve kariyer sonrası yaşanan kimlik boşluğuna da değiniyor. Görsel estetiği, şık mekanları ve bitmek bilmeyen enerjisiyle tam bir klasik.
Gelin-Kaynana Çatışması: İki farklı kuşaktan kadının bir erkek üzerindeki hakimiyet savaşı.
Kariyer ve Kimlik Kaybı: Viola üzerinden, işini kaybeden bir kadının hayatındaki boşluğu doldurma çabası.
Koşulsuz Sevgi ve Takıntı: Anneliğin korumacılık ile saplantı arasındaki ince çizgisi.
Sabır ve Sınırlar: Charlie’nin nezaketini koruma çabası ve en sonunda kendi sınırlarını çizme süreci.
Bu filmi sevdiyseniz, benzer aile içi kaosları ve düğün telaşlarını konu alan yapımlara yönelebilirsiniz. Meet the Fockers (Zor Baba ve Dünürler), ailelerin tanışma sürecindeki aksilikleri anlatan en yakın örneklerden biridir. Ayrıca The Proposal (Teklif) ve Father of the Bride (Gelinin Babası) filmleri de komedi ve aile bağları temasını başarıyla işleyen, benzer atmosfere sahip yapımlar arasında yer alır.
Jane Fonda, bu filmle tam 15 yıl aradan sonra beyaz perdeye geri dönüş yapmıştır.
Filmin orijinal adı "Monster-in-Law", İngilizcedeki "Mother-in-Law" (Kayınvalide) kelimesiyle yapılan yaratıcı bir kelime oyunudur.
Film vizyona girdiği dönemde büyük bir gişe başarısı elde ederek, Jennifer Lopez’in en çok izlenen romantik komedilerinden biri olmuştur.
Aslında Viola’nın derdi Charlie ile değil; kendi içindeki yalnızlık korkusu ve oğlunu kaybetme endişesiyle ilgilidir. Charlie sadece bu korkunun somut bir hedefi haline gelmiştir.
Spoiler vermeden söylemek gerekirse, film bir romantik komedi klasiği olarak izleyicinin içini ısıtan ve aile bağlarının önemini vurgulayan bir finale sahiptir.
Kevin uzun süre annesinin manipülasyonlarına karşı kör kalsa da, olaylar kontrolden çıktığında o da tarafını ve sınırlarını belirlemek zorunda kalıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...