

Georges

Gisèle

Jacques

Messaoud / Michou

la directrice de l'orphelinat

le cafetier

le copain de Georges

Robert

Viguier

Akli
Yeni Ailem, Cezayir Savaşı'nın gölgesinde, dokuz yaşındaki Cezayir asıllı Messaoud’un hikayesini anlatıyor. Hasta annesine bakılamadığı için sosyal hizmetler tarafından kırsal bir bölgedeki koruyucu aileye verilen küçük çocuk, burada bambaşka bir dünyayla tanışır. Onu yanına alan Gisèle, kasabadaki yabancı düşmanlığından çekindiği için Messaoud’un kimliğini gizlemeye karar verir. Saçları sarıya boyanan ve adı "Michou" olarak değiştirilen küçük çocuk, bir anda Fransız bir köylü çocuğuna dönüşür.
Film, Michou’nun bu yeni kimliğiyle bir yandan Georges adındaki sert ama altın kalpli eski bir askerin sevgisini kazanmasını, diğer yandan ise kendi köklerinden koparılmanın yarattığı içsel çatışmayı işliyor. Savaşın yarattığı nefret iklimine rağmen, bir çocuğun masumiyetinin en katı kalpleri bile nasıl yumuşatabildiğini gösteren bu aile odaklı anlatı, izleyiciyi derinden etkiliyor. Küçük bir köyde filizlenen bu sevgi bağı, dönemin siyasi gerilimlerine karşı sessiz ama güçlü bir direniş sergiliyor.
Filmin başrollerinde Fransız sinemasının dev ismi Gérard Depardieu ve yetenekli oyuncu Nathalie Baye yer alıyor. Depardieu, Georges karakterinde, dışarıdan sert görünen ama içinde derin bir baba şefkati taşıyan adamı muazzam bir doğallıkla canlandırıyor. Nathalie Baye ise Gisèle rolünde, korumacı anne içgüdüsünü ve toplumsal baskılar karşısındaki çaresizliğini editoryal bir titizlikle yansıtarak hikayenin duygusal yükünü başarıyla sırtlıyor.
Messaoud (Michou) karakterine hayat veren genç oyuncu Samy Seghir, ilk büyük rolünde sergilediği performansla filmin ruhunu oluşturuyor. Bakışlarındaki masumiyet ve yaşadığı kafa karışıklığı, seyircinin karakterle anında bağ kurmasını sağlıyor. Oyuncu kadrosunun bu uyumlu birlikteliği, filmi sadece bir dönem işi olmaktan çıkarıp zamansız bir insanlık öyküsüne dönüştürüyor.
Yönetmen Thomas Gilou, 1960’ların Fransa kırsalını tüm renkleri ve atmosferiyle beyaz perdeye taşırken, ağır bir politik meseleyi bir çocuğun gözünden anlatmayı tercih ederek naif bir ton yakalıyor. Filmin temposu, bir köy hayatının sakinliğinde ilerlese de arka planda hissedilen savaşın soğuk nefesi gerilimi diri tutuyor. Sinema dili olarak nostaljik bir görsellik sunan yapım, izleyiciye empati ve hoşgörü üzerine çok kıymetli dersler veriyor.
Sıcak aile hikayelerinden, çocukların dünyasını merkezine alan dramlardan ve tarihi arka planı olan yapımlardan hoşlananlar bu filmi kaçırmamalı. Özellikle "öteki" olmayı ve aidiyet duygusunu sorgulayan, kalbe dokunan bir dram arayan izleyiciler için Yeni Ailem oldukça tatmin edici bir tercih olacaktır.
Bu yapım, sevginin dilinin, dininin ve ırkının olmadığını en saf haliyle kanıtladığı için izlenmeli. Bir çocuğun sadece "sevilmek" için kimliğini gizlemek zorunda kalması ve buna rağmen kurulan o sarsılmaz bağlar, izleyicinin vicdanına dokunan, iyileştirici bir güce sahip.
Aidiyet ve Kimlik: Bir insanın isminden ve köklerinden vazgeçmesi durumunda geriye ne kalacağı sorusu.
Önyargı ve Hoşgörü: Toplumsal nefretin bireyler arasındaki saf sevgiyle nasıl aşılabileceği.
Savaşın Gölgesinde Çocukluk: Siyasetin çocukların masum dünyasındaki yıkıcı etkileri.
Eğer Michou’nun hikayesi sizi duygulandırdıysa, benzer bir dönem atmosferine sahip olan Koro (Les Choristes) veya çocukların gözünden savaşı anlatan Hayat Güzeldir gibi klasikleri listenize ekleyebilirsiniz. Ayrıca bir çocuğun büyüme sancılarını işleyen Billy Elliot da bu türü sevenler için benzer bir sinema keyfi sunabilir.
Film, Fransa'da oldukça ses getirmiş ve dönemin Cezayir Savaşı ile ilgili toplumsal hafızasını tazeleyen yapımlardan biri olmuştur. Çekimler sırasında Gérard Depardieu'nun çocuk oyuncu Samy Seghir ile kurduğu gerçek dostluk, sahnelerdeki samimiyete doğrudan yansımıştır. Yapım, Avrupa sinemasının insancıl ve derinlikli karakter analizlerini en iyi yansıtan örnekler arasında gösterilmektedir.
Film, kurgusal bir senaryoya sahip olsa da o dönem Fransa'da yaşanan sosyal ve politik gerçekliklerden, özellikle de Cezayir kökenli çocukların yaşadığı zorluklardan esinlenmiştir.
Kasaba halkının Cezayir Savaşı nedeniyle Araplara karşı duyduğu önyargı ve nefretten çocuğu korumak amacıyla koruyucu ailesi tarafından adı Fransız ismi olan Michou olarak değiştirilir.
Hayır, film cephedeki savaşı değil; savaşın sivil halk üzerindeki psikolojik ve sosyal etkilerini, bir köydeki yaşam üzerinden yansıtmayı tercih eder.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...