

Victor Drumond

Antoine

Margot

Marianne Drumond

Pierre

François

Maxime Drumond

Amélie

Adrien

Maurice / Yvon / Hemingway
Victor, altmışlı yaşlarının sonunda, gelişen teknolojiye ve modern dünyanın hızına uyum sağlamakta zorlanan, huysuz ama romantik bir karikatüristtir. Eşi Marianne ile olan evliliği, kadının moderniteye olan tutkusu ve Victor’un geçmişe saplanıp kalması nedeniyle bitme noktasına gelmiştir. Evinden kovulan ve hayata karşı tüm iştahını kaybeden Victor’un karşısına, dâhi girişimci Antoine sıra dışı bir teklifle çıkar. Antoine’ın şirketi, müşterilerine istedikleri herhangi bir zaman dilimine geri dönme ve bu anı profesyonel oyuncular ile dekorlar eşliğinde "yeniden yaşama" imkânı sunmaktadır.
Victor, hayatının en unutulmaz anına geri dönmeyi seçer: 16 Mayıs 1974 gününe, hayatının aşkı Marianne ile ilk kez tanıştığı Lyon’daki o küçük kafeye. Stüdyoda kurulan bu kusursuz geçmiş simülasyonu, Victor için sadece bir oyun olmaktan çıkar ve gerçeklikle hayal arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar. Yeni Baştan, nostaljinin iyileştirici gücünü ve aşkın zaman karşısındaki dirençli doğasını sorgulayan, editoryal derinliği yüksek bir yapım olarak öne çıkıyor.
Fransız sinemasının efsanevi ismi Daniel Auteuil, Victor rolünde kariyerinin en içten performanslarından birini sergiliyor. Auteuil, karakterinin başlangıçtaki bezginliğini ve geçmişin renklerine kavuştukça gözlerinde parlayan o çocuksu heyecanı izleyiciye büyük bir samimiyetle geçiriyor. Ona eşlik eden Fanny Ardant ise, Victor’un gerçek hayattaki eşi Marianne olarak, sert ama kırılgan duruşuyla evlilikteki hayal kırıklıklarını ustalıkla yansıtıyor.
Filmin kurgusunu yöneten Antoine karakterinde Guillaume Canet, kontrol tutkunu ama yetenekli bir yönetmen portresi çizerken; Victor’un gençlik aşkını canlandıran Doria Tillier, büyüleyici enerjisiyle hem Victor’u hem de izleyiciyi bu zaman yolculuğuna ikna ediyor. Oyuncuların bir set içindeki seti canlandırdığı bu katmanlı yapı, filmin oyunculuk kalitesini üst seviyeye taşıyor.
Yönetmen Nicolas Bedos, Yeni Baştan ile nostalji kavramını klişelerden uzak, taze ve yaratıcı bir perspektifle ele alıyor. Film, bir yandan teknoloji eleştirisi yaparken diğer yandan sinemanın büyüleme ve illüzyon yaratma gücüne bir saygı duruşunda bulunuyor. Senaryonun zekice kurgulanmış diyalogları, dram ve komedi arasındaki kusursuz geçişleri sayesinde film, temposunu bir an bile düşürmüyor. Yapım, 2019 Cannes Film Festivali’nde ayakta alkışlanmış ve "en iyi özgün senaryo" dahil birçok dalda César Ödülü kazanarak başarısını tescillemiştir.
Geçmişe özlem duyan, "Eski günler daha güzeldi" diyen ama bir yandan da bugünün gerçekleriyle yüzleşmek isteyen herkes bu filmi izlemeli. Eğer Eternal Sunshine of the Spotless Mind veya Midnight in Paris gibi zaman ve bellek temalı yapımlardan hoşlanıyorsanız, bu etkileyici romantik komedi sizi mest edecektir. Ayrıca, bir filmin mutfak sanatını, set hazırlıklarını ve yönetmenlik süreçlerini hikâyenin içinde görmeyi seven sinefiller için de editoryal açıdan çok doyurucu bir deneyim.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, aşkın sadece bir duygu değil, emekle inşa edilen bir "hatırlama süreci" olduğunu kanıtlamasıdır. Film, izleyiciye "Eğer şansınız olsaydı, hayatınızın hangi gününe geri dönerdiniz?" sorusunu sordururken, aslında mutluluğun geçmişte değil, geçmişin bugüne kattığı değerde olduğunu hatırlatıyor. Görsel yönetmenliği, dönem dekorları ve insanın kalbine dokunan müzikleriyle bu yapım, modern Fransız sinemasının son yıllardaki en zarif örneklerinden biri.
Nostaljinin Gücü: Geçmişin güvenli limanına sığınmanın hem iyileştirici hem de tehlikeli yönleri.
Aşk ve Zaman: Yılların eskitemediği duyguların, doğru dekorlar altında nasıl yeniden filizlenebileceği.
Gerçeklik vs. Kurgu: Hayatın getirdiği hayal kırıklıklarına karşı, sinemanın sunduğu kusursuz illüzyonlar.
Kuşak Çatışması: Analog bir geçmişten gelen bireyin, dijital ve yüzeysel modernite ile kavgası.
Aşkın farklı zaman dilimlerindeki yansımalarını işleyen About Time (Zamanda Aşk) veya yaşlılığın getirdiği melankoliyi mizahla harmanlayan The Bucket List bu filmle benzer hisler uyandırabilir. Eğer insan ilişkilerinin karmaşıklığını işleyen kaliteli yabancı filmler ilginizi çekiyorsa, bu modern klasik adayını kesinlikle atlamamalısınız.
Yönetmen Nicolas Bedos, filmin başrolündeki Daniel Auteuil için senaryoyu bizzat kaleme almıştır. Filmdeki kurgusal zaman yolculuğu şirketi "Travelers", izleyiciye aslında hepimizin zihninde yaptığı anı yolculuklarını fiziksel bir mekana dönüştürerek sunar. Yapım, Fransa’da vizyona girdiği dönemde gişe rekorları kırmış ve sadece bir romantik komedi değil, kültürel bir fenomen haline gelmiştir.
Hayır, filmde gerçek bir zaman yolculuğu yoktur; her şey tamamen profesyonel tiyatro dekorları, oyuncular ve titiz bir set yönetimiyle kurgulanan bir simülasyondan ibarettir.
Çünkü 1974 yılı, Victor’un hem yaratıcılığının zirvesinde olduğu hem de eşi Marianne ile o büyülü tanışmayı gerçekleştirdiği, hayatının en mutlu dönemi olarak zihninde yer etmiştir.
Film yer yer duygusal ve hüzünlü anlar barındırsa da, genel olarak yaşam sevincini aşılayan, esprili ve izleyiciyi iyi hissettiren (feel-good) bir tona sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...