
Dram, Romantik

Eliška/Hana

Joza

Lucka

Priest

Teacher Tkác

Zena

Richard

Slávek
Helenka

Young Gorcík
Zelary, 1940'lı yılların başlarında, Nazi işgali altındaki Çekoslovakya'da geçen derin ve sarsıcı bir hikâyeyi konu alıyor. Genç bir hemşire olan Eliska, tıp eğitimi yarım kalmış ve şehirli, modern bir kadın olarak direniş hareketinin bir parçasıdır. Ancak yeraltı faaliyetleri Alman askerleri tarafından keşfedilince, Eliska’nın hayatı bir anda altüst olur. Güvenliğini sağlamak amacıyla direniş grubu, onu ismini değiştirerek ücra bir dağ köyü olan Zelary'e gönderir.
Eliska, hayatta kalabilmek için Joza adında kaba saba, devasa yapılı ama altın kalpli bir köylüyle evlenmek zorunda kalır. Şehirli bir entelektüelin, elektriğin ve medeniyetin uğramadığı bu vahşi doğada, bambaşka bir kültürle yüzleşmesi filmin kalbini oluşturur. İlk başlarda korku ve yabancılıkla başlayan bu mecburi birliktelik, zamanla savaşın vahşetine inat, doğanın kucağında filizlenen en saf ve en tutkulu bağlardan birine dönüşür.
Anna Geislerová, Eliska/Hana rolünde büyüleyici bir performans sergiliyor. Şehirli zarafetinden köy hayatının sert gerçekliğine geçişini, karakterin içsel değişimini ve direncini büyük bir ustalıkla yansıtıyor. Joza rolündeki György Cserhalmi ise az konuşan ama varlığıyla tüm ekranı kaplayan, güven veren bir liman portresi çiziyor.
Filmin yardımcı oyuncu kadrosu, Zelary köyünün yerlilerini canlandırırken adeta o coğrafyanın bir parçası gibi görünüyorlar. Köylülerin Eliska’ya karşı duydukları şüphe, zamanla yerini kabullenişe bırakırken oyuncuların sergilediği doğal tavırlar, filmin belgesel niteliğindeki gerçekçiliğini pekiştiriyor.
Ondrej Trojan tarafından yönetilen Zelary, sadece bir savaş dramı değil, aynı zamanda insanın doğaya ve özüne dönüş hikâyesidir. Görkemli doğa manzaraları eşliğinde işlenen bu epik yapım, 2004 yılında "En İyi Yabancı Dilde Film" dalında Oscar adaylığı kazanmıştır. Filmin sinematografisi, köy hayatının hem sertliğini hem de masalsı güzelliğini aynı karede buluşturmayı başarıyor. Klasik dram filmleri içinde, duygusal yoğunluğu en yüksek olan ve izleyicide kalıcı izler bırakan nadir eserlerden biridir.
Savaşın gölgesinde yeşeren imkansız aşk hikâyelerini seven, karakterlerin psikolojik derinliğine önem veren izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer "İngiliz Hasta" veya "Soğuk Dağ" gibi geniş bir zaman dilimine yayılan epik yapımları seviyorsanız, Zelary sizin için unutulmaz bir deneyim olacaktır. Tarihsel dokusu ve taşra yaşamının yalınlığına ilgi duyanlar için bu yapım, en kaliteli romantik filmleri arasına adını yazdırmaktadır.
Film, medeniyetin sunduğu konforun ötesinde, insanın en temel ihtiyacı olan sevgi ve güvenin kökenlerini sorgulatıyor. Eliska’nın başta "ilkel" bulduğu bir yaşamın içinde aslında hayatın en gerçek anlamını keşfetmesi, izleyiciye modern dünya üzerine düşünme fırsatı veriyor. Savaşın yıkıcılığı ile doğanın yenileyici gücü arasındaki zıtlık, Zelary’i benzerlerinden ayıran en güçlü unsurdur.
Hayatta Kalma İçgüdüsü: Tehlike anında insanın tanımadığı bir dünyaya adapte olma süreci.
Kültürel Çatışma: Şehirli bir entelektüel ile bir dağ köylüsünün arasındaki uçurumun sevgiyle kapanması.
Savaşın Gölgesinde Aşk: En karanlık zamanlarda bile filizlenebilen insani duygular.
Doğa ve İnsan: İnsanın vahşi doğa içindeki varoluş mücadelesi ve huzur arayışı.
Bu filmin sunduğu atmosferden ve derinlikten etkilendiyseniz, şu öneriler ilginizi çekebilir:
Günah Keçisi (The Shop on Main Street): İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kasabada geçen vicdan ve insanlık üzerine kurulu bir başka Çek klasiği.
Aşkın Kitabı: Savaşın ortasında yaşanan sarsıcı bir aşkın ve fedakarlığın anlatıldığı etkileyici dram filmleri arasındadır.
Kader (1944): Yine işgal altındaki bir bölgede, zorunlu bir saklanma hikâyesini ve doğan duyguları işleyen dramatik yapımlar.
Zelary, Kveta Legatova'nın "Hanacka" adlı kitabından uyarlanmıştır. Çek Cumhuriyeti’nde büyük bir gişe başarısı yakalayan film, sadece uluslararası alanda değil, kendi ülkesinde de "Çek Aslanı" ödüllerini toplamıştır. Çekimlerin yapıldığı bölgelerdeki doğal ışık kullanımı ve mevsim geçişlerinin gerçekliği, filmin çekim süresinin oldukça uzun yayılmasına neden olmuş, bu da yapıma inanılmaz bir görsellik katmıştır.
Eliska, Nazi karşıtı direniş hareketinde aktif rol alan bir tıp öğrencisidir. Yakalanma riski çok yüksek olduğu için kimliğini gizleyerek dağlık bir bölgeye saklanmak zorunda kalmıştır.
Zelary, dış dünyadan kopuk, geleneklerin ve doğa kanunlarının hüküm sürdüğü, elektriğin dahi olmadığı bir köydür. Bu yönüyle filmde hem bir hapishaneyi hem de bir sığınağı simgeler.
Zelary her iki türü de harmanlayan bir yapımdır. Arka planda savaşın gerilimi ve trajedi her an hissedilse de odak noktasında iki yabancı ruhun birbirini bulduğu güçlü bir aşk hikâyesi yer alır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...