Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


King George VI

Lionel Logue

Queen Elizabeth

King Edward VIII

Winston Churchill

King George V

Myrtle Logue

Archbishop Cosmo Lang
Princess Elizabeth

Princess Margaret
Zoraki Kral, beklenmedik bir şekilde tahta çıkan İngiltere Kralı VI. George’un, halkına seslenebilmek için çocukluğundan beri süregelen kekemeliğini yenme mücadelesini anlatıyor.
Prens Albert, namıdiğer Bertie, İngiliz kraliyet ailesinin gölgede kalmayı tercih eden, mahcup ve ciddi kekemelik sorunu yaşayan bir üyesidir. Babası V. George’un ölümü ve ağabeyi VIII. Edward’ın bir Amerikalı dul ile evlenmek için tahttan feragat etmesi üzerine, Albert hiç istemediği bir sorumlulukla karşı karşıya kalır: İngiltere Kralı olmak. Ancak radyo çağının başladığı ve liderlerin halka seslenişlerinin hayati önem taşıdığı bir dönemde, konuşamayan bir kralın otorite kurması imkansız görünmektedir.
Eşi Elizabeth, Albert’ın bu engelini aşması için alışılmadık yöntemleri olan Avustralyalı konuşma terapisti Lionel Logue’u bulur. Saray protokollerinden uzak, samimi ve yer yer sert geçen bu tedavi süreci, sadece bir konuşma eğitimi değil; Albert’ın çocukluk travmalarıyla yüzleştiği bir psikolojik yolculuğa dönüşür. İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğinde, Nazi Almanyası’nın tehdidi altındaki bir ulus, liderinin sesini duymayı beklerken; "Zoraki Kral" kendi sesini bulmak için hayatının en büyük sınavını verecektir.
Colin Firth, Kral VI. George rolünde kariyerinin zirvesine çıkarak, karakterin yaşadığı çaresizliği, hiddeti ve vakur duruşu olağanüstü bir incelikle yansıtıyor. Firth'ün kekemelik performansındaki doğallık, izleyiciyi karakterin fiziksel acısına ortak ediyor. Lionel Logue rolündeki Geoffrey Rush ise, kıvrak zekası ve kural tanımaz tavırlarıyla Firth ile muazzam bir ekran uyumu yakalıyor; ikilinin arasındaki usta-çırak ve dostluk ilişkisi filmin kalbini oluşturuyor.
Helena Bonham Carter, Kraliçe Elizabeth (Ana Kraliçe) rolünde, eşine duyduğu sarsılmaz desteği ve asaletini her sahnede hissettiriyor. Yan rollerde karşımıza çıkan Guy Pearce, sorumsuz ağabey Edward rolünde hikayeye gerekli gerilimi katarken; Timothy Spall’ın Winston Churchill yorumu, dönemin siyasi atmosferini güçlendiriyor.
Yönetmen Tom Hooper, bu tarihi dramı soğuk bir biyografi olmaktan çıkarıp, son derece insani ve sıcak bir dille ele alıyor. Filmin klostrofobik kamera açıları ve geniş açılı lens kullanımı, Kral'ın topluluk önünde konuşurken hissettiği o boğucu baskıyı izleyiciye geçirmekte oldukça başarılı. Senaryonun gücü, büyük tarihi olayların gölgesinde kalan küçük bir insani zaferi, dünya tarihini etkileyebilecek bir büyüklükte sunabilmesinden geliyor. Sanat yönetimi ve kostüm tasarımları ise 1930'ların İngiltere'sini tüm detaylarıyla yeniden canlandırıyor.
Tarihi olayların perde arkasını merak eden, güç ve zayıflık arasındaki ince çizgiyi keşfetmek isteyen herkes bu filmi izlemeli. Eğer Colin Firth gibi dev isimlerin oyunculuk şöleni sunduğu bir biyografi arıyorsanız, bu yapım sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Kendini aşma hikayelerinden ilham alanlar ve dram ile hafif mizahın dengelendiği aile filmi tadındaki kaliteli yapımları sevenler için Zoraki Kral vazgeçilmez bir eser.
Bu film, görkemli saray hayatının ardındaki derin yalnızlığı ve en yüksek rütbedeki bir insanın bile en temel insani yetiler için nasıl savaşmak zorunda kaldığını gösteriyor. 4 dalda Oscar kazanan yapım, sadece bir tarih dersi değil, aynı zamanda dostluğun ve sabrın neleri değiştirebileceğine dair duygusal bir kanıttır. İkinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesindeki o gergin atmosferi, bir radyo mikrofonunun karşısındaki heyecanla harmanlaması filmi benzersiz kılıyor.
Kendi Sesini Bulmak: Fiziksel bir engel üzerinden, bireyin özgüvenini ve otoritesini kazanma süreci.
Gelenek ve Modernite: Monarşinin katı kuralları ile radyo gibi yeni teknolojilerin yarattığı toplumsal değişim.
Sınıfsal Dostluk: Bir kral ile sıradan bir terapist arasındaki sınırları yıkan derin bağ.
Görev ve Sorumluluk: Kişisel korkulara rağmen, vatanı ve halkı için sorumluluk üstlenmenin ağırlığı.
Bu tarzda, İngiliz kraliyet tarihine ve güçlü karakter dramalarına ilgi duyuyorsanız, Gary Oldman’ın Churchill’i canlandırdığı Darkest Hour (En Karanlık Saat) filmini mutlaka izlemelisiniz. Kraliçe II. Elizabeth’in dönemini anlatan The Queen veya monarşinin perde arkasını işleyen popüler platform filmi serisi The Crown, bu yapımın bıraktığı tarihi atmosferi devam ettirecektir.
Senarist David Seidler, çocukken kekemelik sorunu yaşadığı için Kral VI. George'un hikayesinden ilham almış ve bu senaryoyu yıllarca üzerinde çalışarak yazmıştır.
Gerçek hayatta Lionel Logue, Kral'ın taç giyme töreninde ve savaş sırasındaki tüm önemli konuşmalarında onun yanında bulunmuştur.
Colin Firth, rolüne hazırlanırken kekemelik eğitimi almış, ancak çekimler bittikten sonra bir süre normal konuşmakta zorlandığını ifade etmiştir.
Film, ana olay örgüsü ve karakterler açısından büyük oranda gerçeğe sadıktır; ancak Lionel ve Albert'ın tanışma süreci ve tedavi zaman çizelgesi dramatik etki için biraz sıkıştırılmıştır.
Evet, Kral VI. George hayatı boyunca ciddi bir kekemelik sorunuyla mücadele etmiş ve Lionel Logue ile yaptığı çalışmalar sayesinde bu engelini büyük ölçüde kontrol altına almıştır.
Zoraki Kral, 2011 yılında "En İyi Film", "En İyi Yönetmen", "En İyi Erkek Oyuncu" ve "En İyi Özgün Senaryo" dahil olmak üzere toplam 4 dalda Oscar kazanmıştır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...