

Theodore Joadson

Martin Van Buren

John Quincy Adams

Cinque

Roger Sherman Baldwin

Secretary John Forsyth

Holabird

Tappan

Yamba
Fala
1839 yılında, La Amistad adlı İspanyol köle gemisinde zincire vurulan bir grup Afrikalı, Cinque liderliğinde bir isyan başlatarak geminin kontrolünü ele geçirir. Tek bir amaçları vardır: Evlerine, Afrika’ya geri dönmek. Ancak yönlerini tayin etmekte başarısız olan isyancılar, Amerikan donanması tarafından durdurularak Amerika Birleşik Devletleri’ne götürülürler. Burada kendilerini beklemedikleri bir hukuk savaşının ortasında bulurlar.
Mesele sadece bir gemi isyanı değil, bu insanların "mülk" mü yoksa "özgür bireyler" mi olduğuna dair uluslararası bir krizdir. Genç bir avukatın çabalarıyla başlayan dava, eski başkan John Quincy Adams’ın devreye girmesiyle Amerikan Yüksek Mahkemesi’ne kadar taşınır. Amistad, bir ulusun kendi değerleriyle yüzleşmesini ve özgürlük kavramının kağıt üzerindeki kelimelerden çok daha fazlası olduğunu anlatır.
Filmin en etkileyici performansı, Cinque rolüyle ilk büyük çıkışını yapan Djimon Hounsou’dan geliyor. Hounsou, dilini bilmediği bir dünyada onuruyla ayakta duran bir liderin acısını ve gücünü kelimelere ihtiyaç duymadan yansıtıyor. Anthony Hopkins, John Quincy Adams rolünde, özellikle filmin finalindeki o efsanevi mahkeme konuşmasıyla ustalığını konuşturuyor ve bu performansıyla Oscar adaylığı kazandı.
Morgan Freeman, kölelik karşıtı bir aktivist olan Theodore Joadson karakterine her zamanki vakur duruşunu katarken; Matthew McConaughey, pragmatik ama vicdanlı avukat Roger Sherman Baldwin rolünde hikayenin hukuk ayağını başarıyla sırtlıyor. Stellan Skarsgård ve Nigel Hawthorne gibi isimler de kadronun niteliğini zirveye taşıyor.
Steven Spielberg, Amistad ile sinemasının en olgun ve politik işlerinden birine imza atıyor. Janusz Kamiński’nin gölge ve ışık oyunlarını ustaca kullandığı sinematografisi, filmin kasvetli atmosferini ve tarihi dokusunu güçlendiriyor. Spielberg, köleliğin dehşetini filmin başında gösterdiği o meşhur "orta geçiş" sahneleriyle izleyicinin yüzüne bir tokat gibi çarpıyor. Tempoyu mahkeme salonundaki teknik detaylar ile Afrikalıların yaşadığı insani dram arasında dengeleyen yönetmen, didaktik olmaktan kaçınıp duygusal bir derinlik kurmayı başarıyor.
Tarihi olayların perde arkasına meraklı olanlar ve adalet temalı mahkeme dramalarını sevenler için Amistad kaçırılmaması gereken bir yapımdır. İnsan hakları mücadelesine ve siyahilerin tarihine ilgi duyan izleyiciler, bu biyografi ve dram harmanında kendilerinden çok şey bulacaktır. Spielberg sinemasının daha ciddi ve toplumsal tarafını keşfetmek isteyen her sinemasever bu tarihi film deneyimine ortak olmalıdır.
Amistad, sadece geçmişte yaşanmış bir olayı anlatmakla kalmıyor; adaletin, dil ve kültür sınırlarını nasıl aşabileceğini gösteriyor. John Williams’ın Afrika ritimleriyle harmanlanmış epik müzikleri eşliğinde, bir insanın özgürlüğü için verdiği sessiz ama görkemli çığlığa tanıklık etmek için izlenmeli. Ayrıca, Amerikan hukuk sisteminin kölelik gibi karanlık bir geçmişle nasıl hesaplaştığını anlamak adına önemli bir belge niteliğindedir.
Özgürlük ve Hak Arayışı: İnsanın doğuştan gelen hürriyet hakkının hiçbir yasayla engellenemeyeceği.
Adalet ve Hukuk: Yasaların etik ve ahlakla olan çatışması.
Kültürel Kimlik: Afrikalı isyancıların, dillerini dahi bilmedikleri bir coğrafyada kimliklerini koruma çabası.
Onur ve Direniş: Fiziksel köleliğin ruhsal bir teslimiyete dönüşmemesi.
Bu filmin uyandırdığı duyguları devam ettirmek isterseniz, bir başka Spielberg şaheseri olan ve kölelik karşıtı mücadelenin politik yönünü ele alan Lincoln (2012) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, köleliğin acımasızlığını en çıplak haliyle sunan 12 Years a Slave (2013) ve sivil haklar mücadelesini konu alan Selma (2014) bu türün en güçlü örnekleri arasındadır.
Anthony Hopkins, mahkemedeki meşhur yedi sayfalık konuşmasını tek seferde ezberleyip hatasız oynamış ve tüm set ekibini kendine hayran bırakmıştır.
Film, 1998 yılında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Sinematografi, Kostüm Tasarımı ve Müzik dallarında 4 Oscar adaylığı almıştır.
Djimon Hounsou, rolüne hazırlanırken karakterin gerçekliğini korumak adına o dönem kullanılan Batı Afrika dilleri üzerinde çalışmıştır.
Filmdeki gemi isyanı sahnesi, tarihsel gerçekliğe sadık kalınarak oldukça sert ve dramatik bir şekilde çekilmiştir.
Evet, film 1839 yılında Amistad gemisinde gerçekleşen gerçek bir köle isyanını ve ardından Amerika'da görülen tarihi mahkeme davasını konu almaktadır.
Spielberg, izleyicinin Afrikalı esirlerin hissettiği o çaresizlik, yabancılaşma ve iletişim kuramama duygusunu bizzat tecrübe etmesi için bazı sahneleri kasten altyazısız bırakmıştır.
Film, köleliğin şiddetini ve acımasızlığını gösteren bazı rahatsız edici sahneler içerdiği için 13 yaş ve üzeri izleyici kitlesi için daha uygundur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...