
Dram, Savaş

Jo

Korporal

Benjamin

Leutnant

Papa

Maman

Madame

Madame Jollet

Henri

Hans
İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık dönemlerinde, Nazi işgali altındaki Fransa’nın ücra bir dağ köyünde geçen Waiting for Anya, genç bir çoban olan Jo’nun beklenmedik bir sırrı keşfetmesiyle başlar. Jo, dağlarda saklanan dul bir adam olan Horcada’nın, Yahudi çocukları İspanya sınırından güvenli bir bölgeye kaçırmak için tehlikeli bir operasyon yürüttüğünü öğrenir. Bu sessiz direniş, köyün tam kalbine yerleşen Alman askerlerinin varlığıyla her an patlamaya hazır bir barut fıçısına dönüşür.
Hikaye, sadece bir kaçış planına odaklanmak yerine, savaşın gri alanlarında gezinen bir toplumsal portre çizer. Jo, bir yandan çocukluk masumiyetini korumaya çalışırken diğer yandan yetişkinlerin dünyasındaki acımasız gerçeklerle yüzleşir. Köy halkı, Alman askerleri ve saklanan çocuklar arasındaki gerilim; sadakat, korku ve insanlık onuru ekseninde derinleşerek izleyiciyi soluksuz bir vicdan muhasebesine davet eder.
Filmin başrolünde, genç yaşına rağmen Jo karakterinin içsel büyümesini ve korkularını başarıyla yansıtan Noah Schnapp yer alıyor. Schnapp, Stranger Things’teki başarısını bu dramatik rolle perçinleyerek, izleyiciye bir çocuğun kahramana dönüşme sürecini naif bir dille aktarıyor. Ona eşlik eden usta oyuncu Jean Reno, Horcada karakterinde her zamanki vakur ve güven veren duruşuyla filmin duygusal yükünü sırtlıyor.
Anjelica Huston ise köylülerin çekindiği ama saygı duyduğu, sert kabuğunun altında büyük bir fedakarlık saklayan büyükanne rolünde büyüleyici bir performans sergiliyor. Alman subayı rolündeki Thomas Kretschmann, klişe bir kötü adam portresi çizmek yerine, savaşın dayattığı roller ile bireysel ahlak arasında sıkışmış, daha derinlikli ve trajik bir karakter sunarak filme katman katıyor.
Yönetmen Ben Cookson, Michael Morpurgo’nun sevilen eserini sinemaya uyarlarken, savaşın yıkıcılığını kan ve barut üzerinden değil, insan psikolojisi ve doğanın dinginliği üzerinden anlatmayı tercih etmiş. Pyrenees Dağları’nın eşsiz manzaraları, içerideki klostrofobik gerilimle tezat oluşturarak filmin atmosferini güçlendiriyor. Temponun ağır ancak kararlı ilerleyişi, karakterlerin yaşadığı çaresizliği ve her an yakalanma korkusunu izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor.
Film, didaktik bir kahramanlık öyküsü olmaktan ziyade, en zor şartlarda bile "insan kalabilmenin" maliyetini sorgulayan editoryal bir derinliğe sahip. Müzik kullanımı ve sinematografi, hikayenin melankolik yapısını desteklerken; yönetmenin işgalci askerleri bile karikatürize etmeden, onların da insan olduğu gerçeğini hatırlatması anlatıyı daha objektif ve etkileyici bir noktaya taşıyor.
Tarihi dramalardan hoşlanan, savaşın cephe arkasındaki sivil yansımalarına ilgi duyan izleyiciler için bu film biçilmiş kaftan. Aynı zamanda aile bağları, toplumsal dayanışma ve büyüme hikayelerini sevenler, Jo’nun yolculuğunda kendilerinden bir parça bulacaktır. "Sarah’s Key" veya "The Book Thief" gibi yapımların duygusal tonunu beğenen kitleyi özellikle tatmin edecek bir yapım.
Waiting for Anya, Holokost temalı filmler arasında kendine has, daha sakin ama aynı derecede sarsıcı bir yer ediniyor. Savaşın sadece büyük ordular arasında değil, bir dağ köyündeki iki komşu arasında da yaşandığını göstermesi bakımından izlenmeye değer. Ayrıca Jean Reno ve Anjelica Huston gibi dev isimlerin ekran uyumu, filmi izlemek için başlı başına yeterli bir sebep sunuyor.
Fedakarlık: Kendi hayatını hiçe sayarak başkalarının çocuklarını korumaya çalışmanın ağırlığı.
Vicdan: İşgal altındayken doğru olanı yapmak ile hayatta kalmak arasındaki ince çizgi.
Masumiyetin Kaybı: Bir çocuğun, savaşın vahşeti karşısında hızla olgunlaşmak zorunda kalışı.
Sessiz Direniş: Silahların gölgesinde, iyiliğin gizli yollarla nasıl yaşatıldığı.
The Boy in the Striped Pyjamas: Savaşın anlamsızlığını çocukların gözünden anlatan sarsıcı bir yapım.
Un sac de billes (A Bag of Marbles): İşgal altındaki Fransa’da hayatta kalmaya çalışan Yahudi kardeşlerin benzer bir atmosferdeki hikayesi.
Suite Française: İşgal altındaki bir köyde yerel halk ve Alman askerleri arasındaki karmaşık ilişkileri ele almasıyla benzerlik gösteriyor.
Film, ünlü yazar Michael Morpurgo'nun (War Horse'un yazarı) aynı adlı romanından uyarlanmıştır.
Çekimlerin büyük bir kısmı, hikayenin gerçekte geçtiği yer olan Fransız Pyrenees bölgesindeki Lescun köyünde gerçekleştirildi.
Yönetmen Ben Cookson, atmosferin otantik olması için yerel halktan figüranlar kullanarak gerçekçilik dozunu artırmayı hedefledi.
Film, Michael Morpurgo'nun kurgusal romanından uyarlanmıştır; ancak İkinci Dünya Savaşı sırasında Pyrenees Dağları üzerinden İspanya'ya kaçırılan Yahudi çocukların gerçek tarihsel arka planına ve yaşanmış benzer operasyonlara dayanmaktadır.
Filmin çekimleri, hikayenin geçtiği coğrafi dokuya sadık kalınarak Fransa'nın güneybatısındaki dağlık bölgelerde ve özellikle Lescun köyünde gerçekleştirilmiştir.
Film, bölgeye göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak Amazon Prime Video, Apple TV ve çeşitli dijital kiralama platformlarında izleyiciyle buluşmaktadır.
Film, savaşın getirdiği gerilim ve bazı hüzünlü sahneler içermesi nedeniyle 13 yaş ve üzeri izleyiciler için daha uygundur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...