
Dram, Suç

John 'Johnny Boy' Civello

Charlie Cappa

Tony DeVienazo

Teresa Ronchelli

Michael Longo

Giovanni Cappa

Mario

Joey 'Clams' Scala
Jimmy

Diane
Charlie, New York’un İtalyan mahallesinde yükselmek isteyen, ancak iç dünyasında Katolik inancının getirdiği ahlaki değerlerle savaşan bir gençtir. Amcası olan yerel mafya babasının gözüne girmeye çalışırken, en yakın dostu Johnny Boy’un sorumsuz ve pervasız davranışları onun planlarını altüst eder. Johnny Boy, yerel tefecilere borçlanmış ve mahalledeki tehlikeli figürleri kışkırtan bir "saatli bomba" gibidir.
Charlie, bir yandan kendi geleceğini kurtarmaya çalışırken diğer yandan iflah olmaz dostu Johnny Boy’u korumaya çalışır. Ancak sokağın kanunları, kişisel fedakarlıklardan çok daha serttir. Suç dünyasının hiyerarşisi ile dostluğun getirdiği ağır yük arasında sıkışan Charlie için kurtuluş, beklediğinden çok daha kanlı ve sancılı olacaktır. Arka Sokaklar, realizmi ve çiğ enerjisiyle sinema tarihindeki en etkileyici suç filmi örneklerinden biridir.
Filmin başrolünde, Charlie karakterine hayat veren Harvey Keitel yer alıyor. Keitel, karakterin içsel çatışmalarını ve dini obsesyonlarını o kadar doğal bir şekilde yansıtıyor ki, izleyici onun vicdan azabını her sahnede hissediyor. Ancak filmin asıl patlamasını yapan isim, Johnny Boy rolündeki genç Robert De Niro'dur.
De Niro, bu filmdeki enerjik, kontrolsüz ve karizmatik performansıyla bir dünya yıldızına dönüşeceğinin sinyallerini vermiştir. Onun serseri ve umursamaz tavırları, Keitel’ın ağırbaşlı duruşuyla muazzam bir zıtlık oluşturur. Kadrodaki diğer isimler olan David Proval ve Amy Robinson da mahallenin boğucu ve sert atmosferini tamamlayan performanslar sergilerler. Bu güçlü oyuncu kadrosu, yapımı bir kült film seviyesine taşımıştır.
Yönetmen Martin Scorsese’nin kariyerindeki dönüm noktası olan bu yapım, onun imza temalarını (suçluluk, kefaret, İtalyan-Amerikan kültürü) en saf haliyle barındırır. Scorsese, el kamerası kullanımı ve yenilikçi kurgu teknikleriyle izleyiciyi sokağın içine, o dumanlı barların ve dar sokakların tam kalbine götürür. Film, belgeselvari gerçekçiliğiyle o dönemin parlak Hollywood yapımlarına sert bir cevap niteliğindedir.
Filmin müzik kullanımı da devrim niteliğindedir; operadan rock-and-roll’a uzanan geniş yelpaze, sahnelerin duygusal dozunu belirleyen ana unsurdur. Arka Sokaklar, sadece bir mafya hikâyesi değil, aynı zamanda bir adamın kendi ruhunu kurtarma çabasının şiirsel ve vahşi bir anlatımıdır. Bu yapım, modern sanat filmi ile tür sinemasının en başarılı evliliklerinden biridir.
Martin Scorsese ve Robert De Niro iş birliğinin nasıl başladığını merak eden sinemaseverler için bu film bir zorunluluktur. 1970’lerin New York atmosferine, alt kültürlerin çatışmasına ve karakter odaklı derinlikli hikâyelere ilgi duyanlar bu yapımda aradıklarını bulacaklardır. Eğer aksiyon filmi yerine, gerilimin ve psikolojik baskının yavaş yavaş tırmandığı yapımları seviyorsanız, Arka Sokaklar sizi fazlasıyla tatmin edecektir.
Bu film, bir yönetmenin kendi köklerini ve takıntılarını sinemaya nasıl dürüstçe aktarabileceğinin en iyi örneğidir. Charlie’nin parmağını mum alevine tutarak cehennem azabını hissetmeye çalıştığı o meşhur sahne gibi sembolik anlar, sinemanın gücünü kanıtlar niteliktedir. Robert De Niro’nun çılgın enerjisini ve Scorsese’nin vizyoner anlatımını keşfetmek için bu klasik mutlaka izlenmelidir.
Dostluk ve Sadakat: Bir dostun hatalarının bedelini ödemeye hazır olmanın getirdiği trajedi.
Dini Suçluluk (Katoliklik): Günahların bedelinin kilisede değil, sokaklarda ödendiği inancı.
Sokak Kanunları: Mahalle hiyerarşisi, onur ve hayatta kalma mücadelesi.
Kurtuluş Arayışı: Kendi karanlığından ve geçmişinden kaçmaya çalışan bireyin dramı.
Bu filmin sarsıcı atmosferini ve karakter derinliğini sevdiyseniz, şu önerilere göz atabilirsiniz:
Sıkı Dostlar (Goodfellas): Scorsese’nin suç dünyasını daha geniş bir perspektifle işlediği bir diğer suç filmi başyapıtı.
The Godfather: Suç hiyerarşisi ve aile bağlarını epik bir dille anlatan sinema tarihinin en önemli yapımı.
A Bronx Tale (Günah Tohumu): Robert De Niro’nun yönettiği, mahalle kültürü ve büyümeye dair benzer bir atmosfer sunan film.
Film, Scorsese’nin kendi gençliğinden ve "Küçük İtalya"da büyürken tanıklık ettiği olaylardan esinlenmiştir.
Robert De Niro, Johnny Boy rolü için birçok farklı karakter analizi yapmış ve kendi şapkasını filmde kullanmak için ısrar etmiştir.
Filmin bütçesi oldukça kısıtlı olduğundan, birçok bar sahnesi aslında stüdyo yerine yönetmenin tanıdığı mekanlarda çekilmiştir.
Filmdeki meşhur bar giriş sahneleri, müzik ve yavaş çekim kullanımıyla sinema tarihine geçmiştir.
Filmin merkezinde mafya bağlantıları olsa da, bu daha çok bireysel ahlak, dini inançlar ve dostluk üzerine kurulu bir karakter dramıdır.
Charlie, Johnny Boy’u korumayı bir tür dini kefaret (günahlarından arınma yolu) olarak görür; ancak bu bağlılık onun için en büyük tehlike haline gelir.
Evet, Robert De Niro bu filmdeki performansıyla büyük çıkış yakalamış ve hemen ardından The Godfather Part II filmindeki rolüyle Oscar kazanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...