Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


Don Michael Corleone

Tom Hagen

Kay Corleone

Vito Corleone

Frederico 'Fredo' Corleone

Constanzia 'Connie' Corleone

Hyman Roth

Frank Pentangeli

Senator Pat Geary

Al Neri
Sinema tarihinin en başarılı devam filmi olarak kabul edilen bu yapım, izleyiciyi iki farklı zaman dilimine götürerek Corleone imparatorluğunun köklerine ve geleceğine ışık tutuyor. Bir yandan 1950’li yılların sonunda, babasından devraldığı mirası korumaya çalışan Michael Corleone’nin Nevada’daki genişleme çabalarını izliyoruz. Michael, ailesini meşrulaştırmaya çalışırken hem içerideki hainlerle hem de dışarıdaki düşmanlarla amansız bir savaşa girer. Ancak bu güç savaşı, onu etik değerlerinden uzaklaştırarak derin bir yalnızlığa sürükler.
Paralel hikâyede ise 20. yüzyılın başlarına, Sicilya’dan New York’a göç eden genç Vito Corleone’nin hayatına tanıklık ediyoruz. Küçük bir çocukken ailesini kaybeden Vito’nun, yerel bir kabadayıdan bir suç imparatorluğu liderine dönüşme süreci, Michael’ın soğuk ve hesapçı liderliğiyle tam bir tezat oluşturur. Film, bir ailenin kuruluşuyla bir adamın ruhunun parçalanışını iç içe geçirerek, "suçun bedeli" üzerine epik bir anlatı sunuyor.
Al Pacino, Michael Corleone karakterinde kariyerinin zirvesine ulaşıyor. Duygularını maskeleyen, buz gibi bakışlarıyla çevresindekilere korku salan bir liderin içsel çöküşünü muazzam bir sessizlikle aktarıyor. Genç Vito Corleone rolünde karşımıza çıkan Robert De Niro ise, Marlon Brando’nun mirasını devralıp karakterin gençliğine inanılmaz bir derinlik ve zarafet katıyor. De Niro, bu rolüyle Oscar kazanarak sinema tarihine adını altın harflerle yazdırıyor.
Diane Keaton, Robert Duvall ve John Cazale gibi isimler ise yan rollerde değil, her biri kendi hikâyesinin kahramanı gibi parlıyor. Özellikle John Cazale’in canlandırdığı Fredo Corleone karakteri, sinema tarihinin en trajik ve en unutulmaz performanslarından biri olarak zihnimize kazınıyor.
Francis Ford Coppola, bu filmle sadece bir devam halkası yaratmakla kalmamış, ilk filmin editoryal gücünü ikiye katlamıştır. Film, sinematografisiyle bir yağlı boya tabloyu andırırken, anlatı yapısıyla bir Yunan trajedisi kadar ağırbaşlıdır. Michael’ın modern ve karanlık dünyası ile Vito’nun sepya tonlardaki nostaljik yükselişi arasındaki kurgusal geçişler kusursuzdur. Nino Rota’nın o hüzünlü melodileri, Corleone ailesinin hem görkemini hem de içsel boşluğunu en iyi şekilde özetler. Gücün, insanı nasıl en sevdiklerinden bile kopardığını gösteren en sert politik ve ailevi dramdır.
Derin karakter analizleri ve ağır tempolu ama vurucu hikâyelerden hoşlanan suç filmleri hayranları için bu yapım bir zorunluluktur. Sadece bir mafya hikâyesi değil, aynı zamanda Amerikan rüyasının karanlık yüzünü merak eden drama severler de bu filmden büyük keyif alacaktır. Sinema sanatının zirve noktasını görmek isteyen her sinemaseverin mutlaka deneyimlemesi gereken bir eserdir.
İlk filmin başarısını aşmayı başaran nadir devam filmlerinden biri olduğu için izlenmeli. Michael ve Vito’nun yöntemlerini kıyaslama imkanı sunarak, liderlik ve aile kavramlarına iki farklı perspektiften bakmamızı sağlar. Michael’ın karakter dönüşümü, sinema tarihindeki en iyi işlenmiş arklerden biridir. Ayrıca Robert De Niro ve Al Pacino gibi iki dev ismin (aynı sahnede olmasalar da) aynı filmde nasıl devleştiğine şahitlik etmek paha biçilemezdir.
Güç ve Yozlaşma: Mutlak gücün, en saf niyetli insanı bile nasıl bir canavara dönüştürebileceği.
Aile ve Sadakat: İhanetin bedelinin, kan bağı olanlar için bile ne kadar ağır olduğu.
Amerikan Rüyası: Göçmen bir çocuğun sıfırdan zirveye tırmanışı ve bu süreçteki etik kayıplar.
Yalnızlık: Zirveye tırmandıkça etrafındaki herkesi kaybeden Michael’ın içsel trajedisi.
Eğer Corleone ailesinin bu epik hikâyesine hayran kaldıysanız, suç dünyasının daha enerjik ve acımasız bir yorumu olan Sıkı Dostlar (Goodfellas) filmini izleyebilirsiniz. Güç hırsının bir adamı nereye götürebileceğini görmek için yine Al Pacino’nun başrolde olduğu Yaralı Yüz (Scarface) klasik bir aksiyon filmi ve suç dramasıdır. Ayrıca suç dünyasının epik anlatımı için Bir Zamanlar Amerika (Once Upon a Time in America) harika bir alternatiftir.
Robert De Niro, genç Vito Corleone rolüne hazırlanmak için Sicilya’da üç ay yaşamış ve yerel lehçeyi öğrenmiştir.
Film, "En İyi Film" Oscar'ını kazanan ilk devam filmi olma özelliğini taşır.
Marlon Brando’nun filmin sonundaki geriye dönüş sahnesinde oynaması planlanmıştı ancak Paramount ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle sete gelmemiştir.
Al Pacino, çekimler sırasında ağır bir diyabet krizi geçirmiş ve prodüksiyon bir süre durdurulmak zorunda kalmıştır.
Hayır, film iki farklı zaman dilimini anlattığı için iki efsane oyuncu aynı sahnede yer almazlar. Karşılıklı oynadıkları ilk film 1995 yapımı "Heat" olmuştur.
İzlenebilir ancak Michael Corleone’nin karakter dönüşümünü ve aile bağlarını tam olarak anlamak için ilk filmi izlemiş olmak büyük önem taşır.
Fredo’nun ihaneti, Michael’ın hayattaki en büyük kuralı olan "asla ailene karşı taraf tutma" ilkesinin çiğnenmesidir. Bu durum Michael için sadece bir güvenlik sorunu değil, manevi bir yıkımdır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...