

Silverio Gama

Lucía

Lorenzo

Camila

Mamá
Papá

Luis Baldivia

Martín

Hortensia

Ambassador Jones
Bardo: False Chronicle of a Handful of Truths, ünlü bir Meksikalı gazeteci ve belgesel yapımcısı olan Silverio Gama’nın, prestijli bir uluslararası ödülü almak üzere çıktığı içsel ve fiziksel yolculuğu konu alan, sürrealist bir anlatıdır. Silverio, yıllar sonra memleketi Meksika’ya döndüğünde, kendi kimliğiyle, ailesiyle, anılarıyla ve ülkesinin karmaşık tarihiyle tuhaf bir hesaplaşmanın içinde bulur kendini. Film, kronolojik bir olay örgüsünden ziyade, Silverio’nun zihnindeki yansımalar üzerinden ilerler; geçmişteki travmalar, göçmenlik hissi ve başarıya dair sorgulamalar, fantastik ve rüya benzeri sahnelerle iç içe geçer. Iñárritu, izleyiciyi "bardo" kelimesinin işaret ettiği o arafta, gerçeklik ile kurgunun birbirine karıştığı büyüleyici bir boşlukta yolculuğa çıkarmaktadır.
Filmin merkezinde, Silverio Gama karakterine hayat veren ve karakterin tüm varoluşsal sancılarını derin bir samimiyetle yansıtan usta oyuncu Daniel Giménez Cacho yer alıyor. Cacho, Iñárritu’nun bu son derece kişisel hikâyesinde yönetmenin adeta ekrandaki yansıması haline gelerek büyüleyici bir performans sergiliyor. Filmin yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını, Oscar ödüllü vizyoner yönetmen Alejandro G. Iñárritu üstlenirken; ona görüntü yönetiminde beş kez Oscar adayı olan Darius Khondji eşlik ediyor. Oyuncu kadrosunda Griselda Siciliani ve Ximena Lamadrid gibi isimler, Silverio’nun aile bağlarını ve duygusal dünyasını güçlendiren performanslarıyla yer alıyor. Iñárritu, her sahnede oyuncularını mekânın ve ışığın bir parçası gibi kullanarak şiirsel bir bütünlük oluşturuyor.
Bardo: False Chronicle of a Handful of Truths, sinematografik açıdan her karesi bir tablo kadar titizlikle işlenmiş, izleyiciyi hem zihinsel hem de görsel bir labirente davet eden bir yapımdır. Iñárritu’nun kendi hayatından ve korkularından ilham aldığı bu film, Fellini’nin 8½ filmiyle kıyaslanacak kadar cesur ve özgün bir "meta-sinema" örneğidir. İzleyici yorumları incelendiğinde, filmin uzun süresi ve soyut anlatımının bir kesim tarafından zorlayıcı bulunduğu, ancak sunduğu görsel şölen ve kimlik sorgulamasıyla sinemaseverlerde hayranlık uyandırdığı görülmektedir. Eleştirmenler, yapımın Meksika tarihine getirdiği eleştirel bakışı ve bireysel bellek ile toplumsal bellek arasındaki kurduğu köprüyü, modern sinemanın en iddialı denemelerinden biri olarak nitelendiriyor.
Bu yapım, özellikle rüya mantığıyla ilerleyen sürrealist sinemadan hoşlanan, Alejandro G. Iñárritu’nun sanat diline hayran olan ve felsefi derinliği yüksek hikâyeler arayan izleyiciler için biçilmiş kaftandır. Geleneksel bir hikâye anlatımından ziyade, görselliğin ve simgelerin gücüyle bir adamın ruh dünyasına sızmak isteyen sinemaseverler bu filmden büyük keyif alacaktır. Göçmenlik, baba-oğul ilişkisi ve sanatçının kendi eseriyle olan kavgası gibi temalara ilgi duyanlar için Bardo, üzerine uzun uzun konuşulacak bir hazinedir. Ancak, hızlı tüketilen ve net cevaplar veren bir film arayan izleyiciler için yapımın metaforik dili yorucu olabilir.
Eğer bu filmin sunduğu gerçeküstü yolculuk ve kişisel hesaplaşma ilginizi çektiyse, Iñárritu’nun tek planda geçen başyapıtı Birdman veya Paolo Sorrentino’nun görsel şöleni La Grande Bellezza (Muhteşem Güzellik) mutlaka listenizde olmalıdır. Hafıza ve rüya arasındaki geçişler açısından Federico Fellini’nin klasiği 8½ veya Alfonso Cuarón’un çocukluk anılarına bir ağıt niteliğindeki Roma da benzer bir atmosfer sunmaktadır. Ayrıca, gerçekliğin büküldüğü ve kimlik arayışının ön planda olduğu Synecdoche, New York da bu türün meraklıları için etkileyici bir alternatif olabilir.
2022 yapımı olan film, yaklaşık 159 dakikalık (festival kurgusuna göre değişen) süresiyle izleyiciye oldukça uzun ve sürükleyici bir deneyim sunar. Komedi ve dram türlerini absürt bir potada eriten yapım, Meksika’nın tozlu sokaklarından sonsuz okyanuslara uzanan geniş bir coğrafyada çekilmiştir. Iñárritu’nun kariyerinin en kişisel ve en çok tartışılan filmi olarak kabul edilen bu eser, sinemanın bir anlatı aracı olmanın ötesinde bir "hissettirme" sanatı olduğunun en somut kanıtlarından biridir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...