
Dram, Romantik

Emma Recchi

Edoardo Recchi Junior

Antonio Biscaglia

Elisabetta Recchi

Tancredi Recchi

Ida Marangon

Eva Ugolini

Shai Kubelkian

Gianluca Recchi

Anita Toffoli
Milano’nun görkemli malikanelerinden birinde, tekstil imparatoru Recchi ailesi için her şey kusursuz bir düzen içinde işlemektedir. Rus asıllı Emma, bu ailenin içine yıllar önce gelin olarak gelmiş, İtalyan aristokrasisinin soğuk ve mesafeli kurallarına uyum sağlayarak kendine korunaklı bir dünya kurmuştur. Ancak ailenin reisi Edoardo Recchi’nin emekliliğini açıklaması ve mirası devretme süreci, bu sarsılmaz görünen yapının temellerini çatırtmaya başlar.
Emma, oğlunun arkadaşı olan yetenekli şef Antonio ile tanıştığında, içinde yıllardır bastırdığı arzular ve gerçek kimliği yeniden uyanır. Antonio’nun hazırladığı yemeklerin duyusal gücü, Emma’yı monoton hayatından çekip çıkararak onu tehlikeli ama bir o kadar da tutkulu bir yasak aşka sürükler. Bu ilişki sadece bir aldatma hikâyesi değil, Emma’nın kendi köklerine ve özgürlüğüne dönüş yolculuğudur. Ancak bu uyanışın bedeli, Recchi ailesinin tüm değerlerini yerle bir edecek kadar ağır olacaktır.
Tilda Swinton, Emma Recchi rolünde kariyerinin en duru ve etkileyici performanslarından birini sergiliyor. Swinton, karakterin sessizliğini, zarafetini ve içsel patlamalarını sadece bakışlarıyla anlatmayı başarırken; bu rol için İtalyanca'yı Rus aksanıyla konuşmayı öğrenmesi takdire şayandır. Şef Antonio rolündeki Edoardo Gabbriellini, Emma’nın hayatına giren taze ve doğal nefesi karizmasıyla dengeliyor.
Filmin yan kadrosunda, ailenin katı geleneklerini temsil eden Alba Rohrwacher ve Pippo Delbono gibi güçlü isimler yer alıyor. Oyuncuların her biri, Milano aristokrasisinin o steril ve hapsedici atmosferini yansıtmakta kilit bir rol üstlenerek hikâyenin trajik derinliğini pekiştiriyorlar.
Yönetmen Luca Guadagnino, bu filmle modern bir trajedi yaratırken duyulara hitap eden muazzam bir sinematografi sunuyor. Film, sadece bir aşk hikâyesi değil; yemeklerin, dokuların ve renklerin başrolde olduğu görsel bir şölen niteliğinde. Operatik anlatımı, yükselen yaylı çalgılar eşliğindeki müzikleri ve Milano'nun görkemli mimarisini bir fon olarak kullanması, yapımı sıradan bir dramdan ayırıp sanatsal bir zirveye taşıyor. Guadagnino, karakterlerin iç dünyasındaki fırtınaları, doğanın ve mutfağın detayları üzerinden ustalıkla sembolize ediyor.
Avrupa sinemasının estetik derinliğini seven, görselliğin hikâye anlatımında ön planda olduğu yapımlardan keyif alan izleyiciler bu filmi kaçırmamalı. Eğer yasak aşkın trajik sonuçlarını işleyen ya da bir kadının kendini yeniden keşfetme sürecini anlatan bir biyografi dışı kurgu arıyorsanız Benim Adım Aşk sizi tatmin edecektir. Duyulara hitap eden sahneleriyle gurmeler ve estetik tutkunları için de oldukça doyurucu bir deneyim vaat ediyor.
Bu film, duyguların sinemada nasıl "hissedilebilir" hale geldiğinin en somut örneklerinden biridir. Emma’nın yediği bir karidesten aldığı hazzın, hayatını değiştirecek bir kırılma noktasına dönüşmesini izlemek eşsiz bir tecrübedir. Tilda Swinton’ın büyüleyici oyunculuğu ve filmin Oscar adaylığı bulunan kostüm tasarımları, yapımı bir platform filmi seçeneği olarak listenin üst sıralarına taşıyor. Klasik bir aşk hikâyesini, Visconti filmlerini anımsatan bir görkemle izlemek için harika bir neden sunuyor.
Arzu ve Özgürleşme: Katı toplumsal kuralların içinde sıkışmış bir bireyin, aşk aracılığıyla kendi benliğini bulması.
Gelenek ve Değişim: Köklü bir ailenin miras kavgaları ve değişen dünya düzeni karşısındaki direnci.
Duyusallık: Yemek, doğa ve dokunuşlar üzerinden hayatın tadını yeniden keşfetme teması.
Yabancılaşma: Başka bir kültürden gelen bir kadının, girdiği ailede her zaman "öteki" kalma durumu.
Bu filmin zarif ve tutkulu atmosferini sevdiyseniz, yönetmenin bir diğer başyapıtı olan Call Me by Your Name (Beni Adınla Çağır) filmini mutlaka izlemelisiniz. Benzer bir İtalyan estetiği ve aristokrasi eleştirisi için The Leopard (Leopar) veya yasak aşkın dramatik sonuçlarını işleyen Carol bu filmle benzer bir doku sunan başarılı yapımlar arasındadır.
Tilda Swinton ve yönetmen Luca Guadagnino, bu projenin senaryosu ve karakter geliştirme süreci üzerinde yaklaşık 11 yıl boyunca birlikte çalışmışlardır.
Filmde Emma karakterinin giydiği tüm kostümler ünlü moda evi Jil Sander tarafından özel olarak tasarlanmıştır.
Filmdeki sahnelerin birçoğu Milano'nun tarihi yapılarından biri olan Villa Necchi Campiglio'da çekilmiş ve bu mekan filmin karakterlerinden biri haline gelmiştir.
Orijinal adı "Io sono l'amore", "Ben Aşkım" anlamına gelir ve karakterin tüm toplumsal kimliklerinden sıyrılıp sadece saf duyguya dönüşmesini simgeler.
Yönetmen, yemekleri Emma'nın bastırılmış duygularının uyanışını temsil eden duyusal tetikleyiciler olarak kurgulamıştır; özellikle "karides" sahnesi sinema tarihinin en ünlü gastronomik anlarından biridir.
Benim Adım Aşk, daha çok yetişkinlere hitap eden, erotik alt metinleri ve ağır dramatik yapısı olan bir yapımdır; bu nedenle klasik bir aile filmi kategorisinde değerlendirilmez.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...