

Żenia

Maria

Ewa

Wika / Żenia's Mother

The Owner of the Bulldogs

Wiki's Husband

The Soldier

Maria's Husband
Jan

Jan's Friend
Çernobil felaketinin yaşandığı gün dünyaya gelen Zhenia, Ukrayna'dan Polonya'ya göç etmiş gizemli bir masördür. Sırtında masaj masasıyla, yüksek duvarlı ve birbirinin aynısı villaların bulunduğu lüks bir siteye girer. Bu steril ve zengin mahallenin sakinleri, dışarıdan kusursuz görünseler de içten içe derin bir yalnızlık, yas ve ruhsal bir kuraklık yaşamaktadır. Zhenia, sadece bedenlerine dokunmakla kalmaz; hipnotik yetenekleri ve bilge sessizliğiyle bu insanların ruhsal yaralarına, bastırılmış arzularına ve geçmiş travmalarına nüfuz eder.
Film, Zhenia’nın bu topluluk içindeki neredeyse mesihvari yolculuğunu takip ederken, Batı toplumunun ruhsal boşluğunu ve ekolojik felaket korkusunu sembolik bir dille anlatıyor. Masörün elleri, sakinler için hem bir teselli hem de kendi gerçeklikleriyle yüzleşmek zorunda kaldıkları bir aynadır. Małgorzata Szumowska ve Michał Englert, izleyiciyi gerçeklikle rüyanın birbirine karıştığı, karın bir daha asla yağmayabileceği endişesiyle dolu melankolik bir atmosfere davet ediyor. Bu dram ve gizem unsurlarını barındıran yapım, sınıfsal farklılıkları ve insan ruhunun şifa arayışını şiirsel bir dille işliyor.
Filmin merkezinde, Stranger Things dizisinden de tanınan Alec Utgoff yer alıyor. Utgoff, Zhenia karakterine o kadar duru ve tekinsiz bir sakinlik katıyor ki, kelimeler olmadan sadece bakışlarıyla filmin tüm mistik havasını sırtlıyor. Onun yabancılığı ve mesafeli duruşu, mahalle sakinlerinin ona karşı duyduğu hem hayranlığı hem de derin korkuyu haklı çıkarıyor.
Mahalle sakinlerini canlandıran oyuncu kadrosu, Polonya sinemasının yetkin isimlerinden oluşuyor. Her biri, modernitenin getirdiği mutsuzluğu farklı bir karakter tiplemesiyle (kanserle boğuşan baba, yalnız kalmış alkolik anne, köpeklerine sığınan kadın) başarıyla yansıtıyor. Oyuncuların Zhenia’nın masaj masasındaki savunmasız halleri, insan doğasının çıplaklığını ve şifaya duyulan evrensel ihtiyacı gözler önüne seriyor.
Małgorzata Szumowska ve Michał Englert ikilisi, bu filmle modern Avrupa’nın portresini hiciv ve melankoliyle çiziyor. Sinematografi, sitenin ruhsuz beyazlığını ve Zhenia’nın iç dünyasındaki orman derinliğini keskin bir tezatla sunuyor. Filmin temposu, bir meditasyon seansı gibi ağır ve akışkan; bu da izleyicinin karakterlerin içsel yolculuğuna odaklanmasını sağlıyor. Bir Daha Asla Kar Yağmayacak, geleneksel bir olay örgüsü yerine hisler ve metaforlar üzerinden ilerleyerek izleyicide kalıcı bir iz bırakıyor.
Sürrealist anlatımlardan, toplumsal eleştirisi yüksek dramalardan ve sinemada görselliğin hikâyenin önüne geçtiği atmosferik yapımlardan hoşlananlar bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer yabancı film kategorisinde alışılmışın dışında bir estetik arıyorsanız ve iklim krizinden manevi çöküşe kadar geniş bir yelpazede düşünmek istiyorsanız bu film tam size göre. Nitelikli bir platform filmi arayan ve festival sinemasına ilgi duyan her sinemasever bu esere şans vermeli.
Film, şifanın dışarıdan gelen bir yabancıdan mı yoksa insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesinden mi kaynaklandığını sorgulattığı için izlenmeli. Çernobil göndermeleriyle harmanlanan doğaüstü dokunuşlar, filmi sadece bir toplumsal dram olmaktan çıkarıp modern bir masala dönüştürüyor. Ayrıca Michał Englert’in büyüleyici görüntü yönetimi ve filmin yarattığı hipnotik etki, sinemada nadir rastlanan bir duyusal deneyim sunuyor.
Yabancılaşma ve Aidiyet: Zengin bir toplumda sınıfsal ve kültürel olarak "yabancı" olanın dönüştürücü gücü.
Şifa ve Hipnoz: Bedensel dokunuşun ruhsal bir katarsise dönüşme süreci.
Ekolojik Endişe: Karın yağmamasının simgelediği dünyanın sonu ve doğadan kopuş.
Geçmişin Hayaletleri: Çernobil felaketi üzerinden radyoaktif anıların ve yasın etkisi.
Bu filmin mistik ve toplumsal eleştiri dolu havasını sevdiyseniz, Pier Paolo Pasolini’nin gizemli bir yabancının bir aileyi değiştirmesini konu alan kült yapımı Teorema’yı veya sınıfsal tezatları absürt bir dille işleyen Parasite’ı (Parazit) hatırlayabilirsiniz. Ayrıca Szumowska’nın bir diğer etkileyici filmi olan Mug (Yüz) benzer bir toplumsal bakış sunar.
Film, Polonya'nın 2021 yılı Oscar aday adayı olarak seçilmiştir.
Başrol oyuncusu Alec Utgoff, rolüne hazırlanmak için profesyonel masaj ve hipnoz dersleri almıştır.
Filmin çekimleri, Polonya'nın lüks konut bölgelerinde ve Zhenia'nın içsel dünyasını temsil eden özel tasarlanmış orman setlerinde yapılmıştır.
Film bu soruyu yoruma açık bırakır; Zhenia’nın yetenekleri gerçek bir doğaüstü güç de olabilir, insanların ona yüklediği bir kurtarıcı anlamı da.
"Bir Daha Asla Kar Yağmayacak" ifadesi, hem iklim krizine hem de saflığın ve çocukluk masumiyetinin dünyadan sonsuza dek silinmesi korkusuna işaret eder.
Zhenia’nın çocukluk anılarını temsil eden bu sahneler, radyoaktif bir geçmişin donukluğunu ve anıların bugünün renkli dünyasından kopukluğunu vurgulamak için bu şekilde çekilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...