

'K'

Rick Deckard

Joi

Sapper Morton

Lieutenant Joshi

Luv

Mariette

Niander Wallace

Dr. Ana Stelline

Freysa
İlk filmin olaylarından otuz yıl sonra, Los Angeles Polis Departmanı'nda görevli olan Memur K, toplumda düzeni sağlamak için "emekli edilmesi" gereken eski nesil replikantları avlayan yeni bir bıçak koşucusudur. Sıradan bir görev sırasında K, replikantlar ve insanlar arasındaki sınırları tamamen ortadan kaldırabilecek, gizli kalmış derin bir sırrı gün yüzüne çıkarır. Bu keşif, toplumun geri kalanını kaosa sürükleme potansiyeline sahiptir.
K’nın bulduğu ipuçları, onu otuz yıldır kayıp olan eski bıçak koşucusu Rick Deckard’ı bulmaya zorlar. İnsanlığın ve yapay zekanın geleceğini belirleyecek olan bu arayışta K, kendi kimliğini, anılarını ve varlığının gerçekliğini sorgulamaya başlar. Bilim kurgu filmleri arasında felsefi derinliğiyle ayrışan bu yapım, distopik bir gelecekte ruhun ve aidiyetin izini sürüyor.
Filmin başrolünde Ryan Gosling, Memur K karakterinin melankolik ve kontrollü doğasını harika bir minimalizmle canlandırıyor. Gosling’in içsel çatışmalarını yansıtan performansı, hikayenin duygusal yükünü başarıyla taşıyor. Harrison Ford, efsanevi Rick Deckard rolüyle geri dönerek karaktere yaşanmışlık ve ağırlık katıyor; Ford’un ekran süresi kısıtlı olsa da etkisi oldukça sarsıcı.
Filmin kötü karakteri Niander Wallace rolünde Jared Leto, Tanrı kompleksine sahip bir deha portresi çizerken, yardımcısı Luv rolündeki Sylvia Hoeks fiziksel ve psikolojik tehdit unsuru olarak devleşiyor. Ayrıca Ana de Armas, K'nın dijital sevgilisi Joi rolünde yapay zekaya insani bir kırılganlık kazandırıyor.
Yönetmen Denis Villeneuve, türün en zorlu işlerinden birinin altından kalkarak görsel ve işitsel bir şölen yaratmış. Görüntü yönetmeni Roger Deakins’in Oscar ödüllü çalışması, her karesi tablo gibi işlenmiş bir atmosfer sunuyor. Yabancı filmler içerisinde nadir görülen bu estetik başarı, Hans Zimmer ve Benjamin Wallfisch’in insanın göğüs kafesinde yankılanan müzikleriyle tamamlanıyor. Film, sadece bir devam filmi değil, orijinal metnin felsefesini genişleten bir kült filmler adayıdır.
Yavaş tempolu ama derinlikli hikayelerden keyif alan, sinemanın görsel anlatım gücüne önem veren ve siberpunk evrenlere ilgi duyan herkes bu filmi izlemeli. Eğer gerilim filmi unsurlarıyla harmanlanmış felsefi bir yolculuk arıyorsanız ve "İnsan nedir?" sorusuna verilecek farklı cevapları merak ediyorsanız Blade Runner 2049 sizi tatmin edecektir.
Bu film, CGI efektlerinin sadece patlamalar için değil, bir dünya inşa etmek ve duyguları güçlendirmek için nasıl kullanılacağının dersi niteliğindedir. Orijinal filme sadık kalarak kendi özgün kimliğini yaratabilmesi büyük bir başarıdır. Modern sinemanın en iyi yönetmenlerinden birinin, vizyonunu hiçbir kısıtlama olmadan ekrana yansıttığı nadir eserlerden biridir.
Anıların Gerçekliği: Hatırladığımız şeyler bizi biz yapar mı, yoksa anılar manipüle edilebilir veriler midir?
Yapay Zeka ve Ruh: Bir makine sevebilir mi veya bir amaç uğruna fedakarlık yapabilir mi?
Doğa ve Yozlaşma: Ekolojik çöküşün eşiğindeki bir dünyada doğal olanın kutsallığı.
Yalnızlık ve Bağ Kurma: Kalabalık ve teknolojik bir dünyada bireyin duyduğu derin yalnızlık.
Bu filmin yarattığı devasa atmosferi ve siberpunk dünyayı sevdiyseniz şu yabancı filmler ilginizi çekebilir:
Arrival: Yine Denis Villeneuve imzalı, dil ve zaman üzerine kafa yoran sofistike bir bilim kurgu.
Her: Yapay zeka ile kurulan duygusal bağı çok daha naif ama düşündürücü bir yerden ele alır.
Ghost in the Shell: Teknolojik bir gelecekte benlik ve beden ilişkisini sorgulayan bir tür klasiğidir.
Filmin çekimleri sırasında sahnelerin çoğu gerçek setlerde ve maketler kullanılarak çekilmiştir; bu da yapıma dijital bir yapaylıktan uzak, kanlı canlı bir his katmıştır. Görüntü yönetmeni Roger Deakins, bu filmle 14. adaylığında nihayet ilk Oscar'ını kazanmıştır. Ayrıca film için vizyon öncesinde hikayeyi tamamlayan üç adet kısa film yayınlanmıştır.
Olay örgüsünü takip edebilirsiniz ancak Deckard'ın önemi ve replikantların dünyadaki konumu gibi temel taşları tam kavramak için 1982 yapımı orijinal filmi izlemeniz şiddetle önerilir.
Deckard’ın saklandığı Las Vegas sahnelerinin görsel tasarımı, 2009 yılında Avustralya’da yaşanan devasa bir kum fırtınasının fotoğraflarından esinlenilerek oluşturulmuştur.
Filmin en başında açıklandığı üzere Memur K, itaatkar olması için tasarlanmış yeni nesil bir replikanttır. Ancak hikaye ilerledikçe bu tanımın ötesine geçmeye çalışır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...