

Natalie

Quinn

Brooke

Gavin

Taylor

Asher

Britney

Jodi

The Other

Gate Guard
Natalie, uzun süredir görmediği arkadaşlarıyla hasret gidermek için şehre gelir. Ekibin o geceki planı, Cadılar Bayramı döneminde kurulan ve korku temalı devasa bir gezici karnaval olan "Hell Fest"e gitmektir. Binlerce insanın maskeler takıp birbirini korkuttuğu, labirentlerin ve korku tünellerinin olduğu bu festivalde her şey bir oyun gibi görünmektedir.
Ancak festivalin karanlık köşelerinde, yüzünde gerçek bir maske taşıyan ve burayı kendi av sahasına çeviren bir seri katil gizlenmektedir. Katil, Natalie ve arkadaşlarını gözüne kestirir ve onları festivalin labirentleri boyunca takip etmeye başlar. Korkunç olan ise, katilin gerçekleştirdiği vahşetlerin, çevredekiler tarafından festivalin bir parçası sanılmasıdır. Kimsenin yardım çığlıklarını ciddiye almadığı bu ortamda, gençler hayatta kalmak için gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi bulmak zorundadır. Bu korku filmi, eğlencenin nasıl bir ölüm kalım savaşına dönüştüğünü editoryal bir gerilimle işliyor.
Amy Forsyth, Natalie rolünde, korku türünün "final kızı" (final girl) geleneğine uygun, zeki ve dirençli bir performans sergiliyor. Reign Edwards ve Bex Taylor-Klaus, arkadaş grubunun diğer üyeleri olarak korku türünün dinamiklerine başarıyla uyum sağlıyorlar.
Filmin en dikkat çeken isimlerinden biri ise korku sinemasının ikonik figürü Tony Todd (Candyman). Todd, festivalin gizemli ve tekinsiz sunucusu rolünde kısa ama etkileyici bir görünüm sergileyerek atmosferi güçlendiriyor. Katil karakteri ise, hiçbir motivasyon göstermeyen, sadece saf bir kötülüğü temsil eden sessiz ve maskeli duruşuyla türün hayranlarını tatmin ediyor.
Yönetmen Gregory Plotkin, kurgu kökenli bir yönetmen olmanın avantajını kullanarak filmin temposunu oldukça yüksek tutmuş. Film, özellikle sanat yönetimi ve ışık kullanımıyla öne çıkıyor; neon ışıklar, sis makineleri ve festivalin detaylı tasarımı izleyiciyi o tekinsiz eğlence parkının içine hapsediyor. "Cehennem Festivali", türü yeniden keşfetme iddiasında bulunmasa da, klasik slasher formülünü (maskeli katil, genç kurbanlar, yaratıcı ölüm sahneleri) oldukça şık ve modern bir görsellikle sunuyor.
Maskeli katil filmlerini (Halloween, Friday the 13th gibi) ve lunapark atmosferindeki gerilimleri seven izleyiciler bu yapımı kesinlikle kaçırmamalı. Eğer "eğlenirken korkmak" konseptli yapımlara ilgi duyuyorsanız ve Cadılar Bayramı atmosferini seviyorsanız, bu yabancı korku tam size göre. Basit ama etkili bir kovalama hikayesi arayan her sinemasever bu festivale davetli.
Film, özellikle "kalabalık içinde yalnızlık" ve "kimsenin size inanmaması" gibi evrensel korkuları tetikliyor. Katilin cinayetlerini herkesin gözü önünde, bir "şovun parçası" gibi işlemesi filmi ürpertici kılan en büyük unsur. Ayrıca filmin sonu, benzeri slasher yapımlarından farklı olarak izleyicide rahatsız edici bir merak bırakıyor. Görsel bir şölen sunan set tasarımı ve başarılı ses efektleri için bile izlenmeye değer.
Maskelerin Ardındaki Gerçek: Festivalde herkesin maskeli olması nedeniyle kimin dost, kimin düşman olduğunun bilinememesi.
Kurgu ile Gerçeğin Karışması: Vahşetin bir eğlence unsuru olarak algılanmasının yarattığı güvenlik zafiyeti.
Modern Şehir Efsaneleri: Eğlence parklarında dolaşan katil efsanelerinin somut bir kabusa dönüşmesi.
Bu filmin slasher tarzını ve festival atmosferini sevdiyseniz, yine bir eğlence parkında geçen The Funhouse (1981) veya türün modern örneklerinden olan Haunt (Kabus Evi) filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca aksiyon korku tadında olan Halloween (2018) serisi de benzer bir gerilim düzeyi sunacaktır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...