

-

-

-

-

-

Uruz'un Sevgilisi

-

-

Kara Güne

-
Orijinal destanda korkusuz ve kudretli bir kahraman olan Salur Kazan, Burak Aksak'ın dünyasında biraz daha "insani" zaafları olan, sakar ve kahramanlık işlerinden pek de hoşlanmayan birine dönüşür.
Salur Kazan, obasını korumakla görevliyken, obadaki herkesin (ve tüm malların) kaçırıldığını fark eder. Yanında sadece sadık ama bir o kadar tuhaf yardımcısıyla birlikte, ailesini ve obasını kurtarmak için yollara düşer. Ancak bu yolculuk, ejderhalarla veya devlerle yapılan epik savaşlardan ziyade; yanlış anlaşılmalar, absürt diyaloglar ve "zoraki" kahramanlıklarla doludur. Film, bu masalsı yolculuğu spoilersız ama modern bir komedi diliyle anlatıyor.
Mahir İpek (Salur Kazan): Karakterin o mecburi kahramanlık hallerini ve şaşkınlığını çok sempatik bir şekilde yansıtıyor.
Devrim Yakut: Filmin enerjisini yükselten, güçlü ve dominant karakterlerden birine hayat veriyor.
Onur Atilla: Fiziksel komedisi ve zamanlamasıyla her sahnede kahkaha dozunu artırıyor.
Caner Alkaya ve Mehmet Fatih Korkmaz: Serinin absürt dokusuna uygun performanslarıyla kadroyu tamamlıyorlar.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Burak Aksak’ın üstlendiği yapım, Türk edebiyatının en köklü metinlerini (Dede Korkut Hikayeleri) alıp onları popüler kültür referanslarıyla harmanlıyor. Film, Leyla ile Mecnun tarzı "mahalle mizahını" bir Orta Asya obasına taşıyor desek yanlış olmaz.
Sinematografik açıdan masalsı bir atmosfer, canlı renkler ve tiyatro estetiğine yakın bir görsel dil hakim. Bir yerli komedi olarak, tarihi bir destanı ciddiye almak yerine onunla tatlı tatlı dalga geçmeyi tercih etmesi en büyük gücü.
Leyla ile Mecnun, Bana Masal Anlatma gibi yapımların absürt mizahını sevenler.
Dede Korkut hikayelerini daha önce hiç böyle görmemiş olan meraklı izleyiciler.
Yüksek bütçeli aksiyonlardan ziyade, zekice kurgulanmış diyaloglara ve karakter komedisine önem verenler.
Film, kahramanlığın aslında bir "tercih" değil, bazen bir "zorunluluk" olduğunu çok eğlenceli bir dille anlatıyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o kaderine mahkum ve ağır trajik kahramanının aksine; Salur Kazan, kaderine söylene söylene giden, "Keşke bunlar hiç olmasaydı da evimde otursaydım" diyen bizden bir karakter. Geleneksel hikaye anlatıcılığını (Meddah kültürü gibi) modern sinema teknikleriyle birleştirmesi takdire şayan.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...