

David Rice

Griffin

Roland

Millie Harris

William Rice

Mary Rice

Young Millie

Young David

Young Mark

Mr. Bowker
Davey, parçalanmış bir ailede büyüyen ve çevresine uyum sağlamakta zorlanan mutsuz bir gençtir. Hayatının en çaresiz anlarından birinde, doğaüstü bir yeteneğe sahip olduğunu fark eder: Zihin gücüyle dünyanın herhangi bir noktasına anında "zıplayabilmektedir." Bu keşif, Davey için sefalet dolu hayatından kaçış bileti olur. Artık banka kasalarına girebilir, öğle yemeğini Mısır’daki sfenkslerin üzerinde yiyebilir ve akşamını New York’un en lüks otellerinde geçirebilir.
Ancak bu sınırsız özgürlük, göründüğü kadar dertsiz değildir. Davey, kendisi gibi "Jumper" (Atlayıcı) olanları avlamaya yemin etmiş, Paladinler adındaki gizli bir topluluğun radarına girer. Roland önderliğindeki bu grup, tanrısal bir güç olarak gördükleri ışınlanma yeteneğinin kontrolsüz kalmaması gerektiğine inanmaktadır. Davey, kaçmakla savaşmak arasında bir seçim yapmak zorundayken, geçmişinden gelen sırlar ve kendisi gibi olan diğer atlayıcılarla tanışarak gerçek dünyayla yüzleşecektir.
Filmin başrolünde, Yıldız Savaşları serisinden tanıdığımız Hayden Christensen yer alıyor. Christensen, gücünün getirdiği kibirle çocuksu masumiyet arasında gidip gelen Davey karakterini dinamik bir enerjiyle canlandırıyor. Ona eşlik eden Rachel Bilson, Davey’nin lise aşkı Millie rolünde, karakterin insani yönünü ve dünyaya olan bağını temsil eden bir performans sergiliyor.
Filmin asıl ağırlık merkezini ise usta oyuncu Samuel L. Jackson oluşturuyor. Bembeyaz saçları ve soğukkanlı tavrıyla Roland karakterine hayat veren Jackson, atlayıcıları avlayan karizmatik bir kötü adam portresi çiziyor. Ayrıca Jamie Bell, Davey’den daha tecrübeli ve hırçın bir atlayıcı olan Griffin rolüyle filme yüksek dozda aksiyon ve mizah katıyor. Oyuncular arasındaki bu çatışma, filmin hızlı temposunu sürekli canlı tutuyor.
Doug Liman’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, görsel efektleri ve yaratıcı mekan geçişleriyle döneminin ötesinde bir seyir zevki sunuyor. Filmin en güçlü yanı, ışınlanma yeteneğini sadece bir kaçış aracı değil, aynı zamanda yaratıcı bir dövüş tekniği olarak kullanmasıdır. Tempo oldukça yüksek tutulmuş; bir saniye Tokyo’da süren bir kavga, bir sonraki saniye Roma’daki Kolezyum’da devam edebiliyor. Anlatım dili, genç yetişkin kitleye hitap eden sürükleyici bir bilim-kurgu atmosferine sahip.
Sınır tanımayan bir hareket kabiliyetine sahip olmayı hayal eden ve süper kahraman temalı yapımları sevenler için bu film bir başyapıt niteliğinde. Özellikle macera ve fantastik öğelerin modern dünyayla harmanlandığı hikâyelerden hoşlanan izleyiciler, filmin sunduğu görsel şölenden keyif alacaktır. Hayden Christensen ve Samuel L. Jackson’ın kedi-fare oyununu izlemek isteyen aksiyon severler için de ideal bir seçim.
Jumper, izleyiciye "Eğer istediğin her an, her yerde olabilseydin ne yapardın?" sorusunun en eğlenceli ve tehlikeli cevaplarını veriyor. Filmin çekimleri için Kolezyum gibi tarihi mekanların gerçek yerlerinde çalışılmış olması, görselliğe büyük bir gerçekçilik katıyor. Standart bir kahramanlık öyküsünden ziyade, gücünü bencilce kullanan bir gencin olgunlaşma sürecini hızlı bir aksiyon kurgusuyla anlatması, filmi benzerlerinden ayıran en büyük fark.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...