

Logan / Wolverine

Professor Charles Xavier

Erik Lehnsherr / Magneto

Jean Grey / Phoenix

Ororo Munroe / Storm

Dr. Henry 'Hank' McCoy / Beast

Bobby Drake / Iceman

Kitty Pryde

Marie / Rogue

Cain Marko / Juggernaut
X-Men: Son Direniş, mutant dünyasını kökünden sarsan devrimsel bir gelişmeyle başlıyor: Mutant genini ortadan kaldıran ve onları "normale" döndüren bir ilaç keşfedilmiştir. Bu durum mutant toplumunu ikiye böler; bir yanda toplumla bütünleşmek için bu tedaviyi bir kurtuluş olarak görenler, diğer yanda mutantlığı bir hastalık değil bir onur nişanı olarak kabul edenler yer alır. Magneto, bu ilacı insanlığın mutantları yok etmek için kullandığı bir silah olarak görerek büyük bir ordu toplar ve insanlığa karşı son savaşı başlatır.
Aynı zamanda, önceki filmde kendini feda eden Jean Grey, beklenmedik bir şekilde geri döner. Ancak geri dönen kişi artık bildiğimiz Jean değil, sınırsız ve yıkıcı bir güce sahip olan "Phoenix"tir (Anka Kuşu). Profesör X’in bile dizginleyemediği bu karanlık güç, Jean’in zihnini ele geçirerek onu Magneto’nun safına iter. Wolverine ve Storm, bir yandan Phoenix’in yarattığı yıkımı durdurmaya çalışırken diğer yandan Alcatraz adasında patlak veren, mutantların kaderini belirleyecek olan o büyük ve son direnişin ortasında kalırlar.
Hugh Jackman, Wolverine rolünde bu kez sadece fiziksel bir savaş değil, sevdiği kadın olan Jean Grey’e karşı vermek zorunda kaldığı duygusal bir sınavla ön plana çıkıyor. Famke Janssen, Phoenix karakterinde sergilediği tekinsiz ve ürkütücü performansıyla filmin gerilim dozunu zirveye taşıyor. Ian McKellen, Magneto rolünde devrimci lider kimliğini en radikal seviyeye ulaştırırken, Patrick Stewart (Profesör X) her zamanki bilge ve koruyucu duruşuyla trajik bir sona doğru ilerliyor.
Kadronun yeni üyelerinden Kelsey Grammer, Beast (Canavar) rolünde hem makyajı hem de entelektüel duruşuyla karakteri çizgi romanlara sadık bir şekilde canlandırıyor. Ellen Page (Shadowcat) ve Ben Foster (Angel), hikayeye yeni yetenekler ve perspektifler katarak mutant çeşitliliğini zenginleştiriyor. Performanslar, yaklaşan sonun ağırlığını ve karakterlerin içsel çatışmalarını izleyiciye başarıyla aktarıyor.
Brett Ratner’ın yönetmenliğini üstlendiği üçlemenin bu son halkası, önceki filmlere göre çok daha yüksek tempolu ve aksiyon odaklı bir yapıya sahip. "Mutant tedavisi" gibi ahlaki ve felsefi bir soruyu merkeze alması, filmi sadece bir süper kahraman çatışması olmaktan çıkarıp toplumsal bir alegoriye dönüştürüyor. Görsel efektler, özellikle Golden Gate Köprüsü’nün taşındığı ikonik sahne ve Phoenix’in atomize edici gücüyle döneminin sınırlarını zorluyor. Eleştirmenlerce karakter sayısının fazlalığı tartışılsa da, duygusal vedaları ve epik savaş sahneleriyle seri için sarsıcı bir kapanış sunuyor.
X-Men üçlemesinin nasıl sonuçlandığını merak eden sadık hayranlar, büyük ölçekli savaş sahnelerinden hoşlananlar ve "güç mü, normal bir hayat mı?" ikilemini seven izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Marvel evreninde trajedinin ve epik aksiyonun harmanlandığı yapımları seviyorsanız, bu "son direniş" size aradığınız heyecanı verecektir.
Bu film, Marvel tarihinin en güçlü figürlerinden biri olan Dark Phoenix hikayesinin beyaz perdedeki ilk büyük uyarlamasıdır. Karakterlerin gelişim süreçlerinin radikal finallerle sonuçlanması ve mutant hakları meselesinin bir iç savaşa dönüşmesi, filmi serinin en politik ve sert halkası yapıyor. Ayrıca Wolverine’in bir lider olarak olgunlaşmasına ve ekibi zorlu bir savaşta sırtlamasına tanıklık etmek için de izlenmesi gereken bir yapımdır.
Kimlik ve Tedavi: Doğuştan gelen özelliklerin bir "bozukluk" olarak görülmesi ve toplumsal baskı.
Gücün Yozlaşması: Jean Grey üzerinden, kontrol edilemeyen gücün en asil ruhları bile nasıl karanlığa itebileceği.
Radikalleşme: Magneto’nun korkularını bir orduya dönüştürerek barışı tamamen reddetmesi.
Fedakarlık: Ortak bir gelecek için en sevilen kişilerden vazgeçmek zorunda kalmanın ağırlığı.
X-Men: Dark Phoenix: Aynı çizgi roman arkını yıllar sonra farklı bir bakış açısıyla işleyen yapım.
Avengers: Age of Ultron: Büyük bir gücün kontrol dışına çıkması ve kahramanlar arasındaki görüş ayrılıklarını işleyen bir diğer grup filmi.
Civil War (Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı): Kahramanların ideolojik sebeplerle ikiye bölünmesini ve kaçınılmaz çatışmayı konu alan Marvel başyapıtı.
Golden Gate Köprüsü sahnesi için devasa bir dekor inşa edilmiş ve sahnede binlerce figüran ile gelişmiş CGI teknolojisi bir arada kullanılmıştır.
Kelsey Grammer, Beast karakteri için çekimler başlamadan önce aylar süren bir fiziksel hazırlık ve her çekim günü saatlerce süren makyaj seanslarına katılmıştır.
Filmin jenerik sonrası sahnesi (post-credits), Profesör X'in kaderi hakkında hayranları heyecanlandıran çok önemli bir ipucu içermektedir.
Orijinal üçlemenin son filmidir ancak bu filmden sonra "X-Men: Birinci Sınıf" gibi başlangıç hikayeleri ve Wolverine'in solo filmleriyle evren genişlemeye devam etmiştir.
Jean Grey'in zihnindeki bariyerlerin yıkılmasıyla ortaya çıkan, saf enerjiden oluşan ve evrensel ölçekte yıkım gücü olan karanlık bir kişilik/güçtür.
Filmdeki olaylar, tedavinin her mutant üzerinde aynı etkiyi yaratmadığını ve bazı güçlü mutantların bu baskılayıcıya karşı direnç gösterebileceğine dair ipuçları vermektedir.
Jean Grey'in saldırısı sonucu fiziksel bedeni yok olsa da, zihnini başka bir bedene aktarabildiğine dair detaylar filmin sonunda izleyiciye sunulmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...