

Alan Clay

Dr. Zahra Hakeem

Hanne

Dave

Ron Clay

Kitty Clay

Brad

Yousef

Ruby Clay
Maha
Alan Clay, kariyerinde zorlu bir dönemden geçen, özel hayatında ise boşanma ve maddi sıkıntılarla boğuşan Amerikalı bir satış temsilcisidir. Son bir şans olarak, şirketinin geliştirdiği devrim niteliğindeki 3D holografik konferans sistemini Suudi Arabistan Kralı’na satmak üzere çölde yükselen modern bir şehre gönderilir. Ancak vardığında onu bekleyen şey, alışık olduğu kurumsal düzenin çok uzağında, bitmek bilmeyen bir bekleme süreci ve bürokratik belirsizliklerdir.
Kral’ın ne zaman geleceği belli değildir, ekibi klimasız çadırlarda çalışmak zorundadır ve Alan’ın sırtında gizemli bir kitle oluşmaya başlar. Bu bekleyiş süreci, Alan için sadece bir iş görevi olmaktan çıkarak; yerel şoförü Yusuf ve Suudi bir doktor olan Zahra ile kurduğu dostluklar sayesinde kendini keşfettiği bir yolculuğa dönüşür. Kral İçin Hologram, modern dünyanın hızı ile çölün ağır temposu arasında sıkışan bir adamın trajikomik ve umut dolu hikâyesini anlatıyor.
Filmin merkezinde, Alan Clay karakterine hayat veren usta oyuncu Tom Hanks yer alıyor. Hanks, karakterinin yaşadığı yorgunluğu, kafa karışıklığını ve yeniden hayata tutunma çabasını her zamanki samimi ve doğal oyunculuğuyla yansıtıyor. Ona eşlik eden Alexander Black, esprili şoför Yusuf rolüyle filme harika bir enerji katarken; Sarita Choudhury, Alan’ın hayatına dokunan Dr. Zahra rolünde zarafetiyle dikkat çekiyor. Oyuncuların arasındaki kültürel zıtlıklar, filmin mizah ve duygu dengesini başarıyla kuruyor.
Dave Eggers’ın aynı adlı romanından Tom Tykwer tarafından sinemaya uyarlanan yapım, alışılagelmiş bir başarı öyküsü anlatmak yerine, başarısızlığın ve belirsizliğin içindeki güzellikleri arıyor. Yönetmen, Suudi Arabistan’ın hem geleneksel hem de fütüristik yapısını görsel bir zenginlikle sunuyor. Film, bir yandan küreselleşen dünyanın absürt taraflarını eleştirirken, diğer yandan insanın her yaşta ve her coğrafyada yeniden başlayabileceğine dair naif bir mesaj veriyor. Temposu çöl rüzgarı gibi sakin ama sürükleyici olan bu yapım, kaliteli bir platform filmi arayanlar için ideal.
Farklı kültürlerin çatışmasını ve uyumunu izlemeyi sevenler, orta yaş krizi üzerine kurgulanmış derinlikli hikâyelerden hoşlananlar ve Tom Hanks hayranları bu filmi kaçırmamalı. Eğer seyahat temalı, hafif melankolik ama sonunda iyi hissettiren (feel-good) bir macera filmi arıyorsanız, Kral İçin Hologram size keyifli bir seyir sunacaktır. İş dünyasının absürt yanlarını gören beyaz yakalılar için de filmde pek çok tanıdık detay mevcut.
Film, Suudi Arabistan gibi kapalı bir coğrafyayı bir Batılı gözüyle, yargılamadan ve merakla keşfetmesi açısından oldukça ilgi çekici. Tom Hanks’in performansı, sıradan bir adamın hayal kırıklıklarını bile izlenmesi keyifli bir serüvene dönüştürüyor. Sadece bir satış hikâyesi değil, aynı zamanda insanın kendi içindeki "hologramlardan" (yanılsamalardan) kurtulup gerçekle temas etme çabasını anlattığı için izlenmeli. Sinematografisindeki kum ve camın yarattığı zıtlık, filmi görsel olarak da tatmin edici kılıyor.
Kültürel Çatışma ve Uyum: Doğu ve Batı dünyasının iş yapış biçimleri ve yaşam algıları arasındaki farklar.
İkinci Şanslar: Kariyer ve özel hayatın çöküşünden sonra yeni bir başlangıç yapabilme ihtimali.
Bekleyiş ve Sabır: Modern insanın hız tutkusuna karşı çölün ve kaderin getirdiği yavaşlık.
İzolasyon ve Bağlantı: Yabancı bir ülkede yalnız kalırken, beklenmedik insanlarla kurulan derin bağlar.
Eğer Alan Clay’in bu uzak coğrafyadaki keşif yolculuğunu sevdiyseniz, benzer bir içsel arayışı anlatan The Secret Life of Walter Mitty (Walter Mitty'nin Gizli Dünyası) veya bir Batılının Japonya’daki yalnızlığını işleyen Lost in Translation filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, Tom Hanks’in yine bir havaalanında sıkışıp kalmış birini oynadığı duygusal filmler arasında yer alan The Terminal de benzer bir sıcaklık sunar.
Film, Suudi Arabistan’da çekim yapmanın zorlukları nedeniyle büyük oranda Fas ve Almanya’da çekilmiştir.
Tom Tykwer ve Tom Hanks, bu filmden önce Bulut Atlası (Cloud Atlas) filminde de birlikte çalışmışlardı.
Dave Eggers’ın romanı, modern Amerikan rüyasının çöküşünü anlatan en önemli eserlerden biri olarak kabul edilir ve film bu ruhu başarıyla yansıtır.
Hikâye Suudi Arabistan’da geçse de, çekimlerin büyük bir kısmı Fas’ın Varzazat şehri ile Almanya’daki stüdyolarda ve Kızıldeniz kıyısındaki bazı mekanlarda gerçekleştirilmiştir.
Dr. Zahra, Alan’ın Suudi toplumuna dair önyargılarını yıkan ve onunla duygusal bir bağ kuran kurgusal bir karakterdir; ancak modern Suudi kadın profilini temsil eder.
Film, "dramatik komedi" türündedir; Alan’ın içine düştüğü absürt durumlar güldürürken, yaşadığı yalnızlık ve başarısızlık korkusu hüzünlü bir alt metin oluşturur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...