
Dram, Gerilim

Michèle

Patrick

Anna

Richard

Rebecca

Irène

Robert

Vincent

Josie

Hélène
Michèle Leblanc, Paris’te yaşayan, bir video oyunu şirketinin başında duran, sarsılmaz ve otoriter bir kadındır. Bir gün evinde maskeli bir saldırganın tecavüzüne uğrar. Ancak Michèle, bu travmatik olayın ardından polise gitmek yerine soğukkanlı bir şekilde evini temizler, akşam yemeği siparişi verir ve hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam eder. Geçmişinde babasıyla ilgili yaşadığı karanlık bir trajedi, onu duygusal olarak çelikten bir zırh kuşanmaya itmiştir.
Saldırgan, Michèle’e mesajlar göndererek tacizini sürdürdüğünde, Michèle kurban olmayı seçmek yerine bir avcıya dönüşmeye karar verir. Kendi yöntemleriyle bu gizemli adamın peşine düşerken, aralarındaki ilişki beklenmedik, sapkın ve her an kontrolden çıkabilecek bir kedi-fare oyununa evrilir. Bu gerilim filmi, şiddet ve arzunun iç içe geçtiği, izleyiciyi ahlaki açıdan sürekli köşeye sıkıştıran bir sürece odaklanır.
Isabelle Huppert, Michèle karakterine hayat verirken sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından birini sergiliyor. Karakterin buz gibi soğukluğunu, zekasını ve alışılmadık tepkilerini o kadar doğal bir şekilde yansıtıyor ki, izleyici olarak ona hak vermekle ondan ürkmek arasında gidip geliyorsunuz. Huppert bu rolüyle Oscar adaylığı kazanırken, karakterin karmaşık ruh halini mükemmel bir nüansla işliyor.
Yardımcı kadroda Laurent Lafitte, gizemli komşu Patrick rolünde tekinsiz bir çekicilik sunuyor. Anne Consigny ise Michèle’in en yakın arkadaşı ve iş ortağı olarak hikâyeye insani bir sıcaklık katan az sayıdaki karakterden biri. Oyuncu kadrosunun tamamı, Fransız burjuvazisinin maskeler ardındaki yüzünü yansıtmakta oldukça başarılı.
Usta yönetmen Paul Verhoeven, bu filmle kışkırtıcı sinemanın sınırlarını bir kez daha zorluyor. Elle, sadece bir intikam hikâyesi değil; aynı zamanda toplumsal beklentilerin, burjuva ahlakının ve kadın kimliğinin radikal bir incelemesi. Verhoeven, şiddeti estetikleştirmek yerine onun bir karakterin hayatında nasıl sıradanlaştığını gösteriyor. Filmin kara mizahla harmanlanmış anlatımı, en gergin anlarda bile sizi şaşırtmayı başarıyor.
Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı ve "politik doğruculuk" kaygısı gütmeyen yapımlardan hoşlananlar bu filmi kesinlikle izlemeli. Eğer standart bir psikolojik gerilim yerine, sizi ahlaki seçimlerinizle baş başa bırakacak zorlayıcı bir sinema deneyimi arıyorsanız, Elle tam size göre bir tercih olacaktır.
Film, kurban anlatısını tamamen tersyüz ediyor. Michèle, başına gelen korkunç olaya rağmen zayıflık göstermeyi reddederek güç dengelerini kendi lehine çeviriyor. Hem Verhoeven’in cesur yönetmenliği hem de Huppert’in devleşen oyunculuğu, bu filmi 21. yüzyılın en önemli Avrupa sineması örneklerinden biri haline getiriyor.
Kurban Psikolojisinin Reddi: Michèle’in travma karşısında toplumsal normlara uymayan tepkisi.
Güç ve Kontrol: İş hayatından cinsel yaşama kadar her alanda kontrolü elde tutma arzusu.
Burjuva Eleştirisi: Şık sofraların ve lüks hayatların ardındaki çürümüş ilişkiler.
Geçmişin Gölgesi: Babanın işlediği suçun, kızının tüm hayatını ve karakterini nasıl şekillendirdiği.
Bu türden "rahatsız edici ama büyüleyici" bir atmosferi sevdiyseniz, yine Paul Verhoeven imzalı Basic Instinct (Temel İçgüdü) klasiğine göz atabilirsiniz. Ayrıca bir kadının psikolojik sınırlarını keşfeden The Piano Teacher veya gizemli bir taciz öyküsünü işleyen Cache (Gizli), bu filmle benzer bir damara sahiptir.
Film, Philippe Djian'ın "Oh..." isimli romanından beyazperdeye uyarlanmıştır.
Paul Verhoeven filmi başlangıçta ABD'de çekmeyi planlamış ancak hiçbir Amerikalı kadın oyuncu bu "tehlikeli" rolü kabul etmeyince prodüksiyon Fransa'ya taşınmıştır.
Isabelle Huppert, senaryoyu okur okumaz Michèle karakterinin benzersizliğinden etkilenmiş ve projeye hemen dahil olmuştur.
Michèle’in babası geçmişte büyük bir suç işlemiş ve bu durum medyanın Michèle’i çocuk yaşta hedef haline getirmesine sebep olmuştur. Polis ve hukuk sistemine karşı duyduğu bu derin güvensizlik, onun kendi adaletini aramasının temel sebebidir.
Film her ikisidir. Verhoeven, Michèle'in çevresindeki insanların tuhaflıkları ve sosyal ilişkilerin sahteliği üzerinden güçlü bir kara mizah yürütürken, saldırganla olan kedi-fare oyunuyla gerilimi en üst düzeyde tutar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...