

Professor Charles Xavier

Erik Lehnsherr / Magneto

Raven / Mystique

Hank McCoy / Beast

En Sabah Nur / Apocalypse

Moira MacTaggert

Peter Maximoff / Quicksilver

Col. William Stryker

Jean Grey

Scott Summers / Cyclops
X-Men: Apocalypse, bizi mutant medeniyetinin şafağına, Antik Mısır'a götürerek başlıyor. Dünyanın ilk ve en güçlü mutantı olan En Sabah Nur (Apocalypse), binlerce yıl süren uykusundan 1983 yılında uyanır. Gördüğü modern dünya karşısında hayal kırıklığına uğrayan ve insanlığın yoldan çıktığına inanan bu kadim varlık, dünyayı temizleyip kendi yönetimi altında yeni bir düzen kurmaya karar verir. Gücünü artırmak ve planını uygulamak için kendisine "Mahşerin Dört Atlısı" olarak adlandırdığı dört güçlü yardımcı seçer; bunların arasında acısıyla bilenmiş Magneto da vardır.
Dünyanın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması üzerine, Profesör Charles Xavier ve Raven (Mystique), genç ve tecrübesiz mutantlardan oluşan bir ekibi bu devasa tehdide karşı örgütlemek zorunda kalır. Jean Grey, Cyclops, Nightcrawler gibi karakterlerin güçlerini tam anlamıyla keşfettiği bu süreçte, X-Men ekibi sadece fiziksel bir yıkımla değil, aynı zamanda zihinleri ele geçiren tanrısal bir güçle savaşacaktır. Film, serinin genç kadrosunun gerçek birer "X-Men" olma yolundaki epik ve yıkıcı mücadelesini anlatıyor.
Oscar Isaac, Apocalypse (En Sabah Nur) rolünde yoğun makyajın altından bile hissedilen otoriter ve tekinsiz bir performans sergiliyor. James McAvoy, Charles Xavier’ın liderlik sorumluluğunu ve saçı olmayan o ikonik haline geçiş sürecini başarıyla yansıtıyor. Michael Fassbender, ailesini kaybetmenin yarattığı yıkımla yeniden karanlığa çekilen Magneto rolünde yine filmin duygusal derinliğini sırtlıyor.
Yeni nesil mutantlar tarafında Sophie Turner (Jean Grey), içindeki devasa gücün korkusuyla yaşayan genç kadını; Tye Sheridan (Cyclops) ise ekibin gelecekteki liderinin doğuşunu canlandırıyor. Evan Peters, Quicksilver olarak yine filmin en enerjik ve görsel olarak etkileyici sahnelerine imza atarken; Jennifer Lawrence (Mystique), mutantlar için bir sembol haline gelmiş, isteksiz bir lider portresi çiziyor.
Bryan Singer’ın yönettiği bu yapım, seriyi tam bir "felaket filmi" ölçeğine taşıyor. Görsel efektler ve yıkım sahneleri, Apocalypse’in tanrısal gücünü vurgulamak adına oldukça görkemli tasarlanmış. Film, 80’lerin atmosferini kostümlerden müziklere kadar başarıyla hissettirirken, karakterlerin köken hikayelerini (Cyclops ve Storm gibi) ana hikaye ile harmanlıyor. Bazı eleştirmenler tarafından kötü adam motivasyonu klasik bulunsa da, finaldeki kozmik kapışma ve Jean Grey’in gücünün zirveye ulaştığı anlar, X-Men hayranları için tam bir görsel şölen niteliğinde.
Büyük çaplı yıkım sahnelerini ve mitolojik temalı süper kahraman hikayelerini sevenler, X-Men evreninin yeni nesil karakterlerini tanımak isteyenler bu filmi mutlaka izlemeli. Özellikle Jean Grey’in "Phoenix" gücüne dair ilk büyük sinyalleri görmek isteyen sadık hayranlar için kilit bir yapım.
Bu film, Profesör X’in neden saçsız olduğunu, X-Men ekibinin o meşhur üniformalarına nasıl kavuştuğunu ve Jean Grey’in aslında ne kadar durdurulamaz bir güç olduğunu görmek için izlenmelidir. Quicksilver’ın malikanedeki kurtarma sahnesi gibi teknik deha ürünü sekanslar ve Magneto’nun Auschwitz sahnelerindeki duygu yoğunluğu, filmi sadece bir aksiyon yapımı olmaktan çıkarıp etkileyici bir dram haline getiriyor.
Tanrılık ve Ego: Gücü elinde tutanın dünyayı yıkıp yeniden kurma hakkını kendinde görmesi.
Korku ve İnanç: İnsanların ve mutantların, kendilerinden üstün bir varlık karşısındaki farklı tepkileri.
Potansiyeli Keşfetmek: Genç mutantların, sınırlarını aşarak içlerindeki gerçek gücü uyandırmaları.
Yıkımdan Doğan Birlik: Dünyanın sonu gelirken eski düşmanların ve yeni dostların omuz omuza vermesi.
X-Men: Dark Phoenix: Bu filmdeki olayların ardından Jean Grey’in gücünün kontrolden çıkışını anlatan devam filmi.
Avengers: Age of Ultron: Dünyayı "kurtarmak" için onu yok etmeye çalışan bir başka yapay/kadim zekaya karşı verilen mücadele.
Man of Steel: Tanrısal güçlere sahip varlıkların dünyayı bir savaş alanına çevirdiği benzer ölçekte bir aksiyon.
Oscar Isaac’in Apocalypse kostümü ve makyajı yaklaşık 18 kilo ağırlığındaydı ve her çekim günü saatlerce süren bir hazırlık gerektiriyordu.
Hugh Jackman (Wolverine), "Weapon X" (Silah X) olarak filmde kısa ama oldukça şiddetli ve akılda kalıcı bir cameo sahnesinde yer almıştır.
Filmde Stan Lee, gerçek hayattaki eşi Joan Lee ile birlikte bir sahnede konuk oyuncu olarak görünmektedir.
Apocalypse, maddeyi moleküler düzeyde kontrol edebilir, diğer mutantların güçlerini artırabilir, ışınlanabilir ve zihin kontrolü yapabilir. Aslında o, binlerce yıl boyunca farklı mutantların bedenlerine geçerek güçlerini biriktirmiştir.
Bu filmde Apocalypse kendisine Magneto, Psylocke, Storm ve Angel’ı yardımcı (atlı) olarak seçmiştir.
X-Men: Apocalypse, şu anda Disney+ kütüphanesinde tüm dil seçenekleriyle izlenebilir durumdadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...