Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


George Valentin

Peppy Miller

Al Zimmer

Clifton

Doris Valentin

Constance Gray

Peppy's Maid

Peppy's Butler

Policeman Fire

Norma
The Artist, 1927 yılının Hollywood'unda, sessiz sinemanın zirvesindeki karizmatik aktör George Valentin’in hikâyesini merkeze alıyor. Valentin, büyük bir yıldız olmanın getirdiği özgüvenle kariyerinin sarsılmaz olduğunu düşünürken, sinema dünyasında devrim niteliğinde bir değişim kapıyı çalar: Sesli filmler. Teknolojinin bu amansız ilerleyişini bir moda olarak görüp reddeden Valentin, yavaş yavaş unutulmaya ve yalnızlığa mahkûm olurken, bir zamanlar hayranı olan genç dansçı Peppy Miller’ın yıldızı hızla parlamaktadır.
Film, bir devrin kapanışını ve bir yenisinin doğuşunu sadece nostaljik bir öğe olarak değil, insan gururunun ve değişime direnmenin trajedisi olarak işliyor. Sessizliğin içindeki derin duyguları, mimikleri ve müziğin gücünü kullanarak anlatan yapım, modern sinema çağında izleyiciyi kelimelere ihtiyaç duymadan büyülemeyi başarıyor. Karakterlerin arasındaki duygusal çekim ve başarı basamaklarındaki zıt yönlü hareketleri, dramatik bir derinlikle sunuluyor.
Jean Dujardin, George Valentin rolünde kelimenin tam anlamıyla devleşiyor. Sadece gülüşü, bakışları ve vücut diliyle bir karakterin ihtişamdan çöküşe giden yolculuğunu yansıtan Dujardin, bu performansıyla modern zamanlarda sessiz film oyunculuğunun ne kadar etkileyici olabileceğini kanıtladı. Berenice Bejo ise Peppy Miller karakterine inanılmaz bir enerji ve neşe katıyor; karakterinin masum bir hayrandan kendine güvenen bir yıldıza dönüşümünü büyük bir zarafetle sergiliyor.
Kadronun geri kalanında John Goodman, sert ama iş bitirici stüdyo patronu rolünde hikâyeye ağırlık katarken, James Cromwell sadık uşak tiplemesiyle duygusal bir çıpa görevi görüyor. Ayrıca, film boyunca Valentin’in yanından ayrılmayan köpek "Uggie", sahnelerin çalınmasında ve duygunun pekişmesinde en az ana karakterler kadar önemli bir performans sergiliyor.
Yönetmen Michel Hazanavicius, 21. yüzyılda siyah-beyaz ve sessiz bir film çekme riskini alarak sinema tarihine muazzam bir saygı duruşunda bulunuyor. Filmin temposu, sessizliğin verdiği boşluğu dolduran muazzam müzikal kompozisyonlarla dengeleniyor. Görsel anlatımın gücü, izleyiciyi diyalog eksikliğinden ziyade, anlatımın saflığına odaklıyor. The Artist, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda sinemanın özüne, yani görüntünün hikâye anlatma gücüne geri dönen bir şaheser.
Sinemanın tarihsel gelişimine ilgi duyanlar ve klasik Hollywood dönemine özlem duyanlar için bu yapım kaçırılmaması gereken bir cevherdir. Sanat filmi seven izleyiciler, filmin estetik dilinden ve sembolizminden büyük keyif alacaktır. Aynı zamanda diyalogdan ziyade görsel hikâye anlatımıyla bağ kurmak isteyenler ve Oscar ödüllü filmler listesini takip eden sinemaseverler için ideal bir tercihtir.
Bu film, kelimelerin bittiği yerde duyguların nasıl başladığını gösteriyor. Teknolojinin ruhu öldürmediğini, ancak değişime ayak uyduramayanların yaşadığı hüznü eşsiz bir görsellikle sunuyor. Günümüzün gürültülü ve hızlı tüketilen yapımlarının aksine, izleyiciye durup düşünme ve sadece izleme fırsatı sunan bir başyapıt niteliği taşıyor.
Değişim ve Adaptasyon: Eskiyle yeninin çatışması ve zamanın ruhuna ayak uydurmanın zorluğu.
Gurur ve Düşüş: Başarının geçiciliği ve insanın kendi yarattığı hapishaneden çıkma mücadelesi.
Vefa ve Aşk: Şöhret basamakları yer değiştirse bile değişmeyen insan ilişkileri ve sadakat.
Eğer bu filmin yarattığı nostaljik havayı ve sinema sevgisini sevdiyseniz, sessiz sinema dönemini bir aşk mektubu gibi anlatan Singin' in the Rain kesinlikle izlemeniz gereken bir klasiktir. Ayrıca bir sanatçının dramatik düşüşünü ve Hollywood'un karanlık yüzünü merak ediyorsanız Sunset Boulevard harika bir dram filmi seçeneği olacaktır. Sinemanın büyüsünü hissetmek için ise Martin Scorsese imzalı Hugo benzer bir duygu dünyası sunar.
Filmin çekimleri sırasında Jean Dujardin, rolüne daha iyi konsantre olabilmek için 1920’lerden kalma evlerde yaşamış ve o dönemin sessiz yıldızlarının performanslarını defalarca izlemiştir. Ayrıca film, 1:33:1 ekran formatında ve saniyede 22 kare hızında çekilerek 1920'lerin otantik dokusuna sadık kalınmıştır.
Film büyük oranda sessiz olsa da yönetmen Hazanavicius, sesin gelişini simgelemek adına belirli sahnelerde çevresel sesleri ve rüya sekanslarını kullanarak yaratıcı bir anlatım tercih etmiştir.
Evet, Jean Dujardin bu filmdeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanarak bu ödülü alan ilk Fransız aktör olmuştur.
Hayır, film tamamen kurgusal karakterlere dayanmaktadır; ancak George Valentin karakteri, sessiz sinema döneminin gerçek yıldızları olan Douglas Fairbanks ve John Gilbert gibi isimlerden esinlenilerek yaratılmıştır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
BAFTA Film Ödülleri
Altın Küre Ödülleri
Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...