
Dublin'in kenar mahallelerinden birinde yaşayan yaşlı Nan, hayatı boyunca biriktirdiği her şeyi evinde saklayan, anılarına sıkı sıkıya bağlı bir kadındır. Oğlu Colm, annesinin doğum günü için ona sürpriz yapmak ister ve Nan dışarıdayken ailenin diğer üyeleriyle birlikte evi baştan aşağı temizleyip tüm "eski püskü" eşyaları çöpe atarlar. Ancak Nan eve döndüğünde büyük bir şok yaşanır: Çöpe giden o eski yatağın şiltesinin içinde, Nan’ın ömür boyu biriktirdiği 800 bin Euro nakit para gizlidir.
Bu noktadan sonra Colm, yeğeni Emma ve ailenin geri kalanı için zamanla yarış başlar. Dublin’in devasa çöp toplama merkezlerinden sokak köşelerine kadar her yer birer hazine avı alanına dönüşür. Haber kısa sürede yayılınca tüm şehir bu kayıp paranın peşine düşer. Film, bir yandan paranın peşindeki kaotik kovalamacayı anlatırken, diğer yandan modern İrlanda toplumunun paraya olan açlığını ve aile bağlarının böylesine büyük bir kriz anında nasıl test edildiğini mizahi bir dille ele alıyor.
Filmin başrolünde, İrlanda sinemasının efsane ismi Fionnula Flanagan (Nan) yer alıyor. Flanagan, hafızasıyla ve eşyalarıyla kurduğu bağı o kadar dokunaklı yansıtıyor ki, paranın kaybından ziyade hatıraların yok oluşuna üzülen bir kadının derinliğini hissediyorsunuz. Oğlu Colm rolünde ise Pat Shortt, iyi niyetli ama sakar, her şeyi eline yüzüne bulaştıran "ortalama İrlandalı" profilini harika bir mizahla canlandırıyor.
Genç yetenek Kelly Thornton (Emma), ailenin en sağduyulu üyesi olarak hem Nan ile olan bağıyla hem de enerjisiyle filme taze bir soluk getiriyor. Life's a Breeze oyuncuları, Dublin’in işçi sınıfı jargonunu ve mahalle kültürünü o kadar doğal yansıtıyorlar ki, karakterler birer film figürü olmaktan çıkıp komşunuzmuş gibi hissettiriyor. Performanslar, filmin kara komedi ile dram arasındaki dengesini başarıyla koruyor.
Yönetmen Lance Daly, bu yapımda ekonomik kriz sonrası İrlanda’sına ironik bir bakış atıyor. Filmin görsel dili, çöp yığınlarının arasından bile bir umut ışığı sızdıracak kadar samimi. Tempo, paranın kaybolduğu andan itibaren hızlanıyor ve izleyiciyi de bu tuhaf arayışın bir parçası yapıyor. Film, sadece kayıp bir paranın hikayesi değil; aynı zamanda eşyaların taşıdığı manevi değer ile kağıt parçalarının yarattığı hırs arasındaki çatışmanın bir incelemesi. Daly, Dublin sokaklarını bir labirent gibi kullanarak şehre özgü o kaotik ama sıcak atmosferi başarıyla solutuyor.
İçinde hem kahkaha hem de hüzün barındıran aile dramaları ve kara komedi türünü sevenler için bu film harika bir seyirlik. Eğer Little Miss Sunshine veya Waking Ned gibi, sıradan insanların sıra dışı durumlar karşısındaki tepkilerini anlatan yapımlardan hoşlanıyorsanız Life's a Breeze sizi çok mutlu edecektir. Ayrıca, Dublin atmosferini ve İrlanda mizahı ile harmanlanmış toplumsal eleştirileri seven izleyiciler bu hazine avına mutlaka eşlik etmeli.
Bu film, "değer" kavramını yeniden sorgulatıyor. Bir insanın ömrü boyunca biriktirdiği kağıt parçalarının bir çırpıda çöpe dönüşebileceğini, buna karşın aile içindeki dayanışmanın (ya da çatışmanın) paradan çok daha kalıcı olduğunu gösteriyor. Klasik komedi kalıplarının dışına çıkarak, gerçekçi ve bazen sert bir toplumsal ayna tutması filmi özgün kılıyor. İzlerken hem Colm’un sakarlıklarına gülecek hem de Nan’ın sessiz hüznüyle empati kuracaksınız.
Maddi ve Manevi Değer: Paranın mutluluk getirme gücü ile anıların paha biçilemezliği arasındaki fark.
Kuşak Çatışması: Yaşlıların biriktirme alışkanlığı ile gençlerin "at ve kurtul" kültürü arasındaki çarpışma.
Toplumsal Hırs: Büyük bir ödül söz konusu olduğunda toplumun sergilediği vahşi ama komik davranışlar.
Eğer bu filmin yarattığı o sıcak ve absürt atmosferi sevdiyseniz, yine bir grup yaşlının sistemle mücadelesini anlatan Going in Style veya İrlanda kırsalında geçen bir başka komedi klasiği olan Waking Ned Devine filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, bir ailenin yollara düştüğü ve bağlarını tazelediği Little Miss Sunshine da benzer bir duygusal tat bırakacaktır. İrlanda komedisi seviyorsanız, Pat Shortt’un diğer işleri de ilginizi çekebilir.
Film, İrlanda’nın ekonomik olarak zorlandığı bir dönemde çekilmiş ve halkın parayla olan ilişkisine dair alt metinler barındırmaktadır. Çekimlerin büyük bir kısmı gerçek çöp toplama merkezlerinde ve Dublin’in dar sokaklarında gerçekleştirilmiştir; bu da sahnelerdeki o tozlu ve gerçekçi havayı pekiştirmiştir. Fionnula Flanagan, bu roldeki performansıyla İrlanda Film ve Televizyon Ödülleri’nde adaylık kazanmış, film uluslararası festivallerde "yılın en içten bağımsız yapımlarından biri" olarak karşılanmıştır.
Film kurgusal bir senaryoya sahiptir; ancak dünyada buna benzer, yanlışlıkla çöpe atılan servetlere dair pek çok gerçek gazete haberi yönetmene ilham kaynağı olmuştur.
Film, Dublin’in yerel ağzını kullandığı için samimi ve günlük dilde kullanılan bazı sert ifadeler barındırsa da, genel olarak bir aile filmi sıcaklığındadır.
Filmin sonu, paranın bulunup bulunmamasından ziyade ailenin bu süreçte geçtiği duygusal sınavın sonucuna odaklanan, hem şaşırtıcı hem de düşündürücü bir finalle bitmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...