Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Suç, Gerilim, Dram

Arthur Fleck

Murray Franklin

Sophie Dumond

Penny Fleck

Thomas Wayne

Detective Burke

Detective Garrity

Randall

Gary

Hoyt Vaughn
Joker, Gotham şehrinin yozlaşmış ve kasvetli atmosferinde hayata tutunmaya çalışan Arthur Fleck’in hikâyesini merkezine alıyor. Gündüzleri palyaçoluk yaparak geçimini sağlamaya çalışan, geceleri ise bir stand-up komedyeni olma hayalleri kuran Arthur, toplumun acımasızlığı ve sistematik dışlanmışlık altında ezilen bir karakterdir. Nörolojik bir rahatsızlığı nedeniyle zamansız ve kontrol edilemez gülme krizleri geçiren Arthur, hem psikolojik hem de ekonomik olarak uçurumun kenarına sürüklenirken, maruz kaldığı şiddet ve zorbalık onun içindeki karanlığı tetikleyecektir.
Bu yapım, alışılagelmiş süper kahraman temalı yabancı filmler arasından sıyrılarak, bir suç dehasının doğuşunu sosyolojik ve psikolojik bir perspektifle işliyor. Şehrin alt tabakasının yaşadığı öfkeyi temsil eden bir sembol haline gelen Arthur’un, toplumun göz ardı ettiği bir adamdan kaosun mimarı olan Joker'e dönüşümü, izleyiciyi adaletsizlik ve akıl sağlığı gibi derin konularda düşünmeye sevk ediyor.
Filmin başarısının arkasındaki en büyük güç, şüphesiz Joaquin Phoenix’in insanüstü bir çabayla sergilediği performansıdır. Phoenix, karakterin fiziksel zayıflığından ruhsal çöküşüne kadar her detayı büyük bir titizlikle canlandırarak bu rolüyle Oscar ödülüne layık görülmüştür. Arthur Fleck'in acısını ve dönüşümünü sadece kelimelerle değil, bedeni ve bakışlarıyla da izleyiciye iliklerine kadar hissettirir.
Usta oyuncu Robert De Niro, Arthur'un idolü olan ancak onun hayatında trajik bir dönüm noktasına neden olan talk-show sunucusu Murray Franklin rolünde karşımıza çıkıyor. Zazie Beetz ise Arthur’un dünyasında bir umut ışığı gibi görünen komşusu Sophie rolüyle hikâyeye insani bir derinlik katıyor.
Yönetmen Todd Phillips, daha önceki komedi kariyerinin aksine bu filmde son derece ağır, karanlık ve estetik bir anlatı dili benimsiyor. Kült filmler listesine girmeye aday olan Joker, 1970’lerin ve 80’lerin sinematik dokusuna atıfta bulunan görselliğiyle dikkat çekiyor. Hildur Guðnadóttir’in tüyler ürperten çello besteleri, filmin kasvetli atmosferini her sahnede daha da pekiştiriyor. Film, sadece bir karakter çalışması değil, aynı zamanda toplumun görmezden geldiği bireylerin nasıl birer canavara dönüşebileceğine dair sert bir eleştiri niteliği taşıyor.
Karanlık atmosferli hikâyelerden, karakterin ruhsal derinliğine inen yapımlardan ve toplumsal eleştiri içeren gerilim filmi türünden hoşlanan herkes bu filmi izlemeli. Aksiyon dolu bir süper kahraman filmi bekleyenlerin aksine, daha sanatsal ve psikolojik bir deneyim arayan izleyiciler için başucu eseri niteliğindedir.
Joker, kötülüğün sadece bir tercih değil, bazen bir sonuç olduğunu göstermesi bakımından benzersizdir. İzleyiciye "Kötü doğulur mu, yoksa toplum mu sizi kötü yapar?" sorusunu sordurtan film, büyüleyici sinematografisi ve Joaquin Phoenix’in unutulmaz oyunculuğu için dahi defalarca izlenmeyi hak ediyor.
Toplumsal Dışlanma: Sistemin ve insanların, "farklı" olanı nasıl yalnızlaştırdığı.
Akıl Sağlığı: Psikolojik sorunları olan bireylerin destek bulamadığında yaşadığı yıkım.
Kaos ve İsyan: Bireysel bir patlamanın nasıl kitlesel bir harekete dönüşebileceği.
Gerçeklik Algısı: Arthur'un hayalleri ile acımasız gerçekler arasındaki ince çizgi.
Bu filmin yarattığı atmosferi sevdiyseniz, şu yabancı filmler listesini değerlendirebilirsiniz:
Taxi Driver: Toplumsal yozlaşma ve bireysel yalnızlığın en güçlü anlatılarından biri.
The King of Comedy: Şöhret takıntısı ve reddedilme üzerine kurulu bir De Niro klasiği.
You Were Never Really Here: Joaquin Phoenix’in yine travmatik bir karakteri canlandırdığı sarsıcı bir yapım.
Joaquin Phoenix, bu rol için yaklaşık 24 kilogram vermiş ve bu süreçte karakterin dengesiz ruh halini daha iyi anlamaya çalışmıştır.
Filmdeki ikonik "merdiven dansı" sahnesi tamamen doğaçlama gelişmiş ve sinema tarihinin en unutulmaz anlarından biri haline gelmiştir.
Joker, Venedik Film Festivali'nde en büyük ödül olan Altın Aslan'ı kazanan ilk çizgi roman tabanlı filmdir.
Film, Bruce Wayne’in çocukluğunu ve Wayne ailesini hikâyeye dahil etse de, klasik DC evreninden bağımsız, kendi başına bir orijin hikâyesi olarak kurgulanmıştır.
Evet, Arthur’un kontrolsüzce gülmesi, tıp literatüründe "Psödobulbar Etki" (PBA) olarak bilinen, duygusal ifadelerin kontrol edilemediği gerçek bir nörolojik durumdan esinlenilmiştir.
Evet, ilk filmin yakaladığı devasa başarının ardından Joker: Folie à Deux adıyla devam filmi çekilmiş ve hikâyeye Lady Gaga gibi isimler de dahil olmuştur.
Akademi Ödülleri (Oscar)
BAFTA Film Ödülleri
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...