
Komedi, Dram

Ove

Parvaneh

Young Ove

Sonja

Patrick

Jimmy

Anita

Rune

Ove's dad

Vitskjortan
59 yaşındaki Ove, mahalle sakinleri tarafından "cehennemden gelen komşu" olarak görülen, katı kuralları olan ve her şeyi kontrol etmeye çalışan aksi bir adamdır. Emekli edilmesinin ardından, hayattaki tek dayanağı olan eşi Sonja'nın ölümüyle tamamen yalnız kalan Ove, intihar ederek ona kavuşma planları yapar. Ancak her denemesi, absürt bir şekilde mahalledeki bir karmaşa veya komşularının bitmek bilmeyen ihtiyaçları nedeniyle bölünür.
Hayatına son verme çabaları sürerken, yan daireye taşınan İranlı Parvaneh ve ailesi, Ove’nin titizlikle ördüğü yalnızlık duvarlarını yıkmaya başlar. Parvaneh’in samimiyeti ve yardımseverliği, Ove’nin geçmişindeki acıları, aşkları ve aslında ne kadar büyük bir kalbi olduğunu yavaş yavaş gün yüzüne çıkarır. A Man Called Ove, bir adamın huysuzluğunun arkasında yatan derin kederi ve yaşama tutunmak için her zaman bir neden bulunabileceğini gösteren, kalbe dokunan bir platform filmi deneyimi sunuyor.
Rolf Lassgård, Ove rolünde devleşerek karakterin dışarıdaki sert kabuğu ile içerideki yaralı ruhu arasındaki dengeyi muazzam bir başarıyla kuruyor. Lassgård'ın performansı, Ove’yi sadece sinirli bir yaşlı değil, empati kurabildiğimiz derinlikli bir figür haline getiriyor. Genç Ove karakterini canlandıran Filip Berg ise, karakterin gençliğindeki saflığı ve Sonja'ya olan büyük aşkını büyük bir doğallıkla yansıtıyor.
Filmin dinamizmini sağlayan Bahar Pars, Parvaneh rolünde Ove’nin antitezi olarak parlıyor; enerjisi ve pes etmeyen tavrıyla hikâyeye neşe katıyor. Ida Engvoll ise Sonja rolünde, Ove’nin neden ona bu kadar bağlı olduğunu anlamamızı sağlayan, ışık saçan bir performans sergiliyor.
Hannes Holm tarafından yönetilen ve Fredrik Backman’ın aynı adlı romanından uyarlanan film, İsveç sinemasının son yıllardaki en başarılı örneklerinden biridir. Film; dram ve komediyi o kadar organik bir şekilde harmanlıyor ki, bir sahnede gülerken bir sonraki sahnede gözyaşlarınızı tutamayabiliyorsunuz. Geçmiş ve günümüz arasındaki geçişler, Ove’nin karakter gelişimini besleyen bir yapıda kurgulanmış. Yönetmenlik dili, İskandinav sinemasının o soğuk ama samimi atmosferini her karede hissettiriyor.
İnsan ilişkilerinin iyileştirici gücüne inanan, samimi ve "kendini iyi hisset" (feel-good) türündeki yapımları seven herkes bu filmi izlemeli. Eğer hayatın içinden, hem hüzünlü hem de umut dolu bir aile filmi arıyorsanız, Ove’nin hikâyesi size çok iyi gelecektir. Toplumsal bağların ve komşuluk ilişkilerinin önemini hatırlatan bu yapım, her yaştan izleyiciye hitap eden bir sanat filmi niteliği taşıyor.
Film, bize ön yargıların ne kadar yanıltıcı olabileceğini ve her insanın anlatılmamış bir hikâyesi olduğunu hatırlatıyor. Yas tutma sürecini ve yalnızlığı ajitasyona kaçmadan, hayatın gerçekliğiyle anlatması onu benzerlerinden ayırıyor. Ove’nin disiplinli dünyası ile modern hayatın karmaşası arasındaki çatışma, hem düşündürücü hem de kahkaha attıran anlar yaratıyor. İyiliğin en beklenmedik anlarda ve en sert karakterlerde bile nasıl filizlenebileceğini görmek için bu film mutlaka listenizde olmalı.
Yas ve Kayıp: Sevilen birinin gidişinden sonra hayata devam etmenin zorluğu.
İkinci Bir Şans: Hayatın her evresinde yeni başlangıçlar ve dostluklar kurmanın mümkün olması.
Ön Yargı: İnsanların dış görünüşlerinin altındaki derin hikâyelerin fark edilmesi.
Topluluk Duygusu: Bireyselleşen dünyada yardımlaşmanın ve bir yere ait olmanın önemi.
Benzer bir huysuz ihtiyar ve değişim hikâyesi için Clint Eastwood’un başrolünde olduğu Gran Torino harika bir örnektir. Eğer daha neşeli ama duygusal bir dostluk hikâyesi arıyorsanız The Intouchables (Can Dostum) listemizde üst sıralarda yer almalı. Ayrıca Pixar’ın efsanevi animasyonu Up (Yukarı Bak), Ove’nin hikâyesiyle şaşırtıcı derecede benzer bir ruh taşıyor.
Film, 89. Akademi Ödülleri'nde "En İyi Yabancı Dilde Film" ve "En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı" dallarında Oscar’a aday gösterilmiştir.
Hikâyenin popülaritesi o kadar artmıştır ki, 2022 yılında "A Man Called Otto" adıyla Tom Hanks’in başrolünde olduğu bir Hollywood uyarlaması çekilmiştir.
Filmde Ove’nin her zaman Saab marka araç kullanması ve Volvo kullananlarla olan amansız rekabeti, İsveç kültüründeki yerel çekişmelere yapılmış eğlenceli bir atıftır.
Ove, hayatı boyunca dürüstlüğü ve çalışkanlığı ilke edinmiş ancak adaletsizliklerle ve büyük kayıplarla (özellikle eşi Sonja’nın ölümü) karşılaşmış bir adamdır. Bu sertliği aslında dünyadan aldığı yaralara karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır.
Hayır, kedi mahalleye terk edilmiş bir sokak kedisidir. Ove başlangıçta ondan nefret etse de, zamanla aralarında duygusal bir bağ oluşur ve kedi onun yalnızlığını paylaşan bir dosta dönüşür.
Evet, film İsveçli yazar Fredrik Backman’ın dünya çapında çok satan "En Man Som Heter Ove" (Hayata Röveşata Çeken Adam) isimli kitabından sinemaya uyarlanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...