

Antonietta Taberi

Gabriele

Emanuele Taberi

Concierge

Romana Taberi
Arnaldo Taberi
Fabio Taberi
Littorio Taberi

Umberto Taberi

Maria Luisa Taberi
1938 yılının Roma’sında, Adolf Hitler’in Benito Mussolini’yi ziyaret ettiği ve tüm şehrin bu büyük faşist geçit törenine katıldığı tarihi bir günün sabahında başlar. Herkes sokaklarda rejimin gövde gösterisini izlerken, büyük bir apartman dairesinde iki kişi yalnız kalmıştır: Altı çocuk annesi, ev işlerine boğulmuş mutsuz ev kadını Antonietta ve rejim tarafından dışlanmış, sürgün edilmeyi bekleyen eski radyo programcısı Gabriele.
Antonietta’nın kaçan kuşu vesilesiyle yolları kesişen bu iki yabancı, birkaç saat sürecek bir yakınlaşmanın içine girer. Başlangıçta birbirlerine karşı önyargılı ve mesafeli olsalar da, paylaştıkları yalnızlık ve toplumun onlara dayattığı rollerden duydukları rahatsızlık onları bir araya getirir. Film, devasa siyasi olayların gölgesinde, kapalı kapılar ardında yaşanan en mahrem ve devrimci insani teması ustalıkla işler.
Dünya sinemasının iki devi Sophia Loren ve Marcello Mastroianni, bu filmde alışılagelmiş "glamour" rollerinden sıyrılıp kariyerlerinin en yalın ve güçlü performanslarını sergilerler. Sophia Loren, makyajsız ve bitkin Antonietta rolünde, bir kadının ev içindeki görünmezliğini ve sessiz çığlığını inanılmaz bir derinlikle yansıtır.
Marcello Mastroianni ise Gabriele karakteriyle, o dönem için canlandırılması oldukça cesur olan, maskülen faşist ideolojinin dışladığı hassas bir adamı canlandırır. İkilinin arasındaki kimya, kelimelerden çok bakışlar ve sessizliklerle kurulur. Bu performanslar, her iki oyuncuya da pek çok ödül ve adaylık kazandırmıştır.
Ettore Scola’nın yönetmenliğini üstlendiği film, sinema tarihinin en iyi kurgulanmış "oda dramlarından" biri olarak kabul edilir. Scola, dışarıdaki devasa kalabalığın ve askeri marşların sesini radyo aracılığıyla sürekli içeride duyurarak, faşizmin baskısını evin her köşesinde hissettirir. Filmin soluk, neredeyse siyah-beyaza yakın sepya tonları, dönemin boğucu atmosferini ve karakterlerin iç dünyasındaki hüznü görselleştirir. Minimalist yapısına rağmen duygusal etkisi oldukça yüksektir.
İtalyan sinemasına ilgi duyanlar ve sanat filmleri tutkunları için bu yapım bir başyapıttır. Politik arka planın bireysel hikayelerle nasıl bütünleştiğini merak eden, psikolojik derinliği olan dram filmleri seven izleyiciler bu filme hayran kalacaktır. Ayrıca toplumsal cinsiyet rolleri ve bireysel özgürlük temalarını önemseyen her sinemaseverin listesinde bulunmalıdır.
Bu filmi izlemek, faşizmin sadece meydanlarda değil, insanların en mahrem alanlarında ve mutfaklarında nasıl yaşandığını anlamak demektir. Loren ve Mastroianni’nin yıldız ışıklarını bir kenara bırakıp sadece birer "insan" olarak devleştiği bu nadir yapım, sinematografisi ve senaryosuyla tam bir ders niteliğindedir. Kısa bir zaman dilimine sığdırılan devasa bir hayat muhasebesidir.
Baskı ve Yalnızlık: Otoriter rejimlerin bireyi nasıl izole ettiği ve tek tipleştirdiği.
İnsani Bağ: En karanlık zamanlarda bile iki farklı insanın birbirine tutunabilme ihtimali.
Toplumsal Roller: Kadına yüklenen annelik kutsallığı ile erkekliğin dayatılan sertliği arasındaki sıkışmışlık.
Görünmezlik: Kalabalıklar içinde yok sayılanların hikayesi.
Ettore Scola’nın bu eserini sevdiyseniz, yine Loren ve Mastroianni’nin başrolleri paylaştığı Matrimonio all'italiana (İtalyan Usulü Evlilik) veya Vittorio De Sica’nın Il Giardino dei Finzi Contini (Finzi Contini'lerin Bahçesi) gibi İtalyan sineması klasiklerine göz atabilirsiniz. Ayrıca kapalı mekanda geçen güçlü diyaloglara sahip The Whale gibi modern dramlar da benzer duyguları uyandırabilir.
Film, 1978 yılında hem En İyi Yabancı Film hem de Marcello Mastroianni ile En İyi Erkek Oyuncu dallarında Oscar’a aday gösterilmiştir.
Çekimlerde kullanılan özel renk paleti, filmin geçtiği 1930'lu yılların gazete fotoğraflarını anımsatması için bilinçli olarak soluk tutulmuştur.
Hikaye gerçek zamanlıya yakın bir tempoda ilerler; dışarıdaki geçit töreninin sesleri gerçekten de o gün yapılan radyo yayınlarından alınmıştır.
Hikayenin geçtiği 3 Mayıs 1938 tarihi ve Hitler'in Roma ziyareti gerçektir. Ancak Antonietta ve Gabriele karakterleri, bu tarihi fonun içinde yaratılmış kurgusal karakterlerdir.
"Una giornata particolare", Türkçeye "Özel Bir Gün" veya "Sıradışı Bir Gün" olarak çevrilir; hem tarihi olayın büyüklüğüne hem de iki karakterin hayatındaki geri dönülemez değişime atıfta bulunur.
Film, Roma'da bulunan ve faşist dönem mimarisinin tipik örneklerinden biri olan devasa bir apartman kompleksi olan Palazzo Federici'de çekilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...