
Korku, Gerilim

Kinsey

Cindy

Mike

Luke

Man in the Mask

Dollface

Pin-Up Girl
Aunt Sheryl

Uncle Marv
Waitress
Cindy ve Mike çifti, sorunlu kızları Kinsey ve oğulları Luke ile birlikte bir yolculuğa çıkarlar. Amaçları, kızlarını yatılı okula bırakmadan önce akrabalarının işlettiği ıssız bir karavan parkında bir gece konaklayarak aile bağlarını güçlendirmektir. Ancak parka vardıklarında buranın ürkütücü bir şekilde terk edilmiş olduğunu görürler.
Gecenin karanlığında kapıları çalınır ve o meşhur soru sorulur: "Tamara evde mi?" Bu basit soru, maskeli üç psikopatın (Maskeli Adam, Dollface ve Pin-Up Girl) başlattığı kanlı bir oyunun işaret fişeğidir. Hiçbir motivasyonu olmayan bu katiller, aileyi karavan parkının labirent gibi sokaklarında avlamaya başlar. Aile üyeleri, kaçacak yerleri kalmadığında hayatta kalmak için içlerindeki karanlık hayatta kalma içgüdüsünü ortaya çıkarmak zorunda kalacaktır.
Film, hem tanıdık yüzleri hem de genç yetenekleri bir araya getiriyor:
Christina Hendricks: Mad Men dizisinden tanıdığımız aktris, anne Cindy rolünde.
Martin Henderson: Mike karakterine hayat veriyor.
Bailee Madison: Ailenin asi kızı Kinsey rolünde oldukça güçlü bir performans sergiliyor.
Lewis Pullman: Oğul Luke rolünde karşımıza çıkıyor.
Katillerin maskelerinin ardındaki oyuncular ise diyalogsuz ancak fiziksel olarak tehditkar performanslarıyla filmin tekinsizliğini artırıyorlar.
Yönetmen Johannes Roberts, ilk filmin klostrofobik ve yavaş gerilimini, 80'lerin slasher filmlerine bir saygı duruşu niteliğindeki daha dinamik bir tempoyla değiştirmiş. Filmde kullanılan neon ışıklar, 80'ler pop müzikleri (özellikle havuz sahnesindeki Bonnie Tyler şarkısı) ve geniş açılı çekimler, yapıma retro bir hava katıyor.
İlk filmdeki "nedensiz şiddet" teması burada da korunuyor. Katillere "Bunu neden yapıyorsunuz?" diye sorulduğunda alınan o buz gibi cevap —"Neden olmasın?"— filmin felsefesini özetliyor. Film, mantık arayanlardan ziyade, saf atmosfer ve gerilim arayan korku severleri hedefliyor.
Maskeli katillerin olduğu klasik korku filmlerini sevenler.
80'lerin korku estetiğine ve synth-pop müziklerine ilgi duyanlar.
Klostrofobik mekanlarda geçen "ev istilası" (home invasion) alt türünün meraklıları.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, özellikle havuz başında geçen ve müzik kullanımıyla kültleşen o muazzam görsel sekanstır. Ayrıca, kurbanların sadece kaçmak yerine katillerle dişe diş mücadele etmeye başlaması, filmin ikinci yarısında tansiyonu oldukça yükseltiyor. Geleneksel korku kalıplarını stilize bir görsellikle birleştirmesi onu türdeşlerinden ayırıyor.
Nedensiz Şiddet: Kötülüğün bazen hiçbir mantıklı sebebi olmayabileceği.
Aile Bağları: Aşırı stres ve ölüm korkusu altında bir ailenin birbirine kenetlenmesi.
İzolasyon: Yardım çağrısının ulaşamayacağı kadar ıssız yerlerdeki çaresizlik hissi.
The Strangers (2008): Serinin çok daha ağır tempolu ve ürkütücü olan ilk halkası.
Hush (Sessiz): Orman evinde geçen modern bir ev istilası örneği.
You're Next (Katliam Gecesi): Kurbanların avcıya dönüştüğü enerjik bir slasher.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...