

Amin

Ophélie

Tony

Céline

Charlotte

Camélia

Amin's mother

Kamel

Tony's mother

Mel
Mektoub, My Love: Canto Uno, Abdellatif Kechiche’in sinemasal evreninde geçen, hayatın akışına ve anın büyüsüne odaklanan epik bir gençlik öyküsüdür. Hikâye, Paris’te senaryo yazarlığı eğitimi alan genç Amin’in, yaz tatili için memleketi Sète’e dönmesiyle başlar. Amin, burada ailesi, eski dostları ve Akdeniz’in kavurucu güneşi altında flörtleşen, dans eden, özgürce yaşayan bir grup gençle zaman geçirir.
Film, geleneksel bir olay örgüsü yerine, karakterlerin birbirleriyle olan etkileşimlerine, bitmek bilmeyen plaj sohbetlerine ve gece kulüplerindeki terli dans sahnelerine odaklanır. Amin, bir yandan kuzeni Tony’nin karmaşık aşk hayatına tanıklık ederken, diğer yandan kendi iç dünyasında sanatsal bir ilham ve gerçek bir bağ arayışındadır. Kechiche, bu gençlik draması ile izleyiciyi 90’lı yılların nostaljik atmosferinde, kaderin (Mektoub) getirdiklerine bırakılmış bir yaz tatilinin tam ortasına bırakıyor.
Shaïn Boumedine, Amin rolünde, filmin gözlemci ve sakin merkezini başarıyla temsil ediyor. Boumedine, çoğu zaman sadece bakışlarıyla ve sessizliğiyle, etrafındaki kaotik tutku selini izleyen bir sanatçı adayının ruh halini izleyiciye geçiriyor. Karakterinin bu pasif ama dikkatli duruşu, filmin röntgenci ve estetik dilini tamamlıyor.
Ophélie Bau ise, canlandırdığı Ophélie karakteriyle filmin parlayan yıldızı oluyor. Bau, Akdeniz kadınının enerjisini, karmaşık duygularını ve yaşama sevincini o kadar doğal bir yerden yansıtıyor ki, performansının doğaçlama olduğuna dair güçlü bir his uyandırıyor. Lou Luttiau ve Salim Kechiouche gibi isimlerden oluşan yardımcı oyuncu kadrosu, bir grup arkadaşın arasındaki o samimi ve bazen gergin kimyayı kusursuz bir şekilde sergileyerek filmin sosyal dram gücünü pekiştiriyor.
Yönetmen Abdellatif Kechiche, "Mavi En Sıcak Renktir" filminde olduğu gibi burada da bedensel estetiği ve anlık duyguları ön plana çıkarıyor. Filmin süresinin uzunluğu, izleyiciyi karakterlerin yaşam ritmine alıştırmak için tasarlanmış editoryal bir tercih. Görüntü yönetimi, güneş ışığının ten üzerindeki yansımasından akşam yemeğindeki tabaklara kadar her detayı bir tablo gibi işliyor. Sanat filmi janrının en fiziksel ve duyusal örneklerinden biri olan yapım, hayatın sıradan anlarını kutsallaştıran benzersiz bir sinematografiye sahip.
Hayatın içinden akan, acelesi olmayan ve görselliğiyle büyüleyen hikâyeleri sevenler için bu film tam bir görsel şölen. Eğer Fransız sinemasının o meşhur uzun sohbetli ve derinlikli atmosferinden keyif alıyorsanız, Mektoub sizi içine çekecektir. Gençlik sancılarını, yaz aşklarını ve kültürel kimlik meselelerini didaktik olmayan bir yerden izlemek isteyen sinemaseverler, bu festival filmi deneyimini kaçırmamalı.
Çünkü bu film, "an"ı yakalamanın sinemadaki karşılığıdır. Kechiche, izleyiciye bir film izletmekten ziyade, o yaz tatilinin bir parçasıymış hissi veriyor. Karakterlerin doğallığı, müziğin kullanımı ve kameranın insan bedenine duyduğu hayranlık, filmi sadece bir seyirlik olmaktan çıkarıp duyusal bir tecrübeye dönüştürüyor. Kaderin tesadüflerle nasıl şekillendiğini ve gençliğin o geri gelmeyecek enerjisini iliklerinize kadar hissetmek için izlemelisiniz.
Kader ve Tesadüfler: "Mektoub" kavramı üzerinden hayatın akışındaki rastlantıların insan ilişkileri üzerindeki etkisi.
Gençlik ve Arzu: İlk gençlik yıllarının getirdiği saf enerji, cinsel uyanış ve arayışlar.
Aidiyet ve Gözlem: Bir sanatçı adayının, ait olduğu toplumun içinde hem bir parçası olması hem de onu dışarıdan bir gözle izlemesi.
Yaz ve Özgürlük: Mevsimin getirdiği hafiflik ile toplumsal normların esnediği o eşsiz zaman dilimi.
Eğer bu filmin güneşli ve özgür ruhunu sevdiyseniz, Eric Rohmer’in Yaz Masalı (A Summer's Tale) filmini mutlaka izlemelisiniz; Rohmer’in etkisi bu yapımda derinden hissedilir. Ayrıca, gençlik ve tutku temasını benzer bir yoğunlukla işleyen Beni Adınla Çağır (Call Me by Your Name) veya yönetmenin bir önceki başyapıtı olan Mavi En Sıcak Renktir, Mektoub ile benzer bir romantik dram atmosferi paylaşır.
Film, François Bégaudeau’nun "La Blessure, la vraie" adlı romanından serbest bir şekilde uyarlandı.
Yönetmen Kechiche, filmi çekmek için "Mavi En Sıcak Renktir" filmiyle kazandığı Altın Palmiye ödülünü açık artırmada satmayı düşündüğünü belirterek finansal zorluklara dikkat çekmişti.
Filmin çekimleri sırasında sahnelerin çoğu oyuncuların doğaçlamalarına izin verilerek, gerçekçilik hissinin korunması amacıyla son derece uzun sürelerde kaydedildi.
"Mektoub", Arapça kökenli bir kelime olup "yazılmış olan" yani "kader" anlamına gelmektedir; filmin temel felsefesi bu kavram üzerine kuruludur.
Hikâye, nostaljik bir atmosfer yaratmak amacıyla 1994 yılının yaz aylarında, teknoloji ve sosyal medyanın olmadığı bir dönemde geçmektedir.
"Canto Uno" (Birinci Şarkı), yönetmenin bu hikâyeyi bir destan gibi bölümlere ayırdığını gösterir; bu film planlanan üçlemenin ilk halkasıdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...