Sinema Salonları
Atlas 1948 - İstanbul (Avrupa)
Atlas 1948
Bu Salonda Gösterimde Olan Filmler

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Julie, ünlü bir besteci olan kocasını ve kızını trafik kazasında kaybeder.kazadan yaralı kurtulan genç kadın yaşama küser ve geçmişini unutmaya çalışır. Özgürlük, Julie'nin geçmişini ardında bırakması, sorunlulukları olmadan yeni bir yaşam şeklini benimsemesidir. Bu amaçla evini veçevresindeki insaları terk eder. Ancak yalan ve ihtiras dolu ilişkilerin ördüğü bir ağ onu yavaş yavaş dış dünyaya çeker ve yüzleşmek istemediği hayaletlerle karşı karşıya bırakır.

Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır, ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır...

Karanlıkta Dans (Dancer in the Dark), Danimarkalı yönetmen Lars von Trier’in "Altın Kalp" üçlemesinin son halkası olan, izleyiciyi duygusal olarak sarsan ve sinema kurallarını altüst eden bir dram/müzikal başyapıtıdır.

Üç Renk: Kırmızı, tesadüflerin ve kopuk hayatların kesiştiği, sevgi ile ihanet arasındaki o ince çizgide dolanan, gizemli ve ruhani bir veda hikayesi sunuyor.

Yedinci Mühür (The Seventh Seal), ölümün kol gezdiği bir dünyada tanrının varlığını, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını sorgulayan, dünya sinemasının en önemli felsefi başyapıtlarından biridir.

Yaban Çilekleri, yaşlı bir tıp profesörünün geçmişine, hatalarına ve pişmanlıklarına doğru çıktığı fiziksel ve ruhsal bir yolculuğu anlatan, dünya sinemasının en derinlikli yapıtlarından biridir.

Bir Düşüşün Anatomisi, eşinin şüpheli ölümü sonrası cinayetle suçlanan bir yazarın mahkeme sürecini ve evliliğinin çözülüşünü anlatan, Altın Palmiye ödüllü bir gerilim.

Aşk, Mark ve Ölüm, Almanya’ya göç eden Türk işçilerin yarım asırlık serüvenini, fabrikaların gürültüsünden düğün salonlarının coşkusuna uzanan benzersiz bir müzikal arşivle anlatıyor.

Winter Light, inancını sorgulayan, karısının ölümüyle hayatın anlamını yitirmiş bir papazın iç dünyasına odaklanan, Ingmar Bergman klasiği.

Coen Kardeşler’in 2007 yapımı İhtiyarlara Yer Yok (No Country for Old Men), yabancı suç filmleri ve yabancı gerilim filmleri arasında modern bir klasik olarak kabul edilir. Cormac McCarthy’nin romanından uyarlanan bu yabancı film, Javier Bardem’in unutulmaz Anton Chigurh performansıyla sinema tarihine damga vurmuştur. Film izle arayışında olanlar için, bu western filmi, nihilizm ve kader temalarını derinlemesine işleyen sarsıcı bir deneyim sunar.

Only Lovers Left Alive, Jim Jarmusch'un ellerinde şekillenen, ölümsüz aşkı ve modern dünyanın çöküşünü melankolik bir vampir hikayesiyle anlatan hipnotik bir eser.

Çığlıklar ve Fısıltılar, Agnes'in kanserle mücadelesi sırasında kız kardeşlerinin kendi acılarına gömülerek ona destek olamayışını anlatan derin bir dram.

Höstsonaten (Güz Sonatı), sinema tarihinin en büyük yönetmenlerinden Ingmar Bergman’ın imzasını taşıyan; anne-kız ilişkisinin yıkıcılığını, sevgisizliği ve geçmişin hesaplaşmalarını bir oda müziği zarafeti ve sertliğiyle anlatan bir şaheserdir.

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish'in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister...Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!

Haber kanalında kurgucu olarak çalışan 30'lu yaşlarındaki Hasret uzun süredir aynı kâbusu görmektedir. Tekrarlayan kâbusla aklına bir soru düşer: Annesiyle babası trafik kazasında ölmemiş olabilir mi? Toplumsal bellek ve etki alanları temeline oturan psikolojik gerilim Kaygı, müzisyen anne-babası 20 yıl önce trafik kazasında ölen bir kadının kâbusuyla ilerliyor.

Adını Vincent Van Gogh’un, intihar olduğu bilinen ölümünden birkaç ay önce resmettiği tablosundan alan filmde, Van Gogh’un Paris’te en çok zaman geçirdiği bölgeler olan Arles ve Auvers-sur-Oise motifleri eşliğinde ressamın yaratıcılık ve sonsuzlukla ilişkisini göreceğiz.

İçimdeki Yangın (Incendies), 2010 yapımı, yabancı dram filmleri arasında çarpıcı bir başyapıt. Denis Villeneuve’ün yönettiği bu yabancı gizem filmleri klasiği, aile sırları ve savaşın yıkıcı etkilerini işliyor.

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

